• BIST 95.734
  • Altın 271,249
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Trabzon 26 °C

SEFER BABA

Gürsel ÖZGÜR

 yazi-icine-(3).jpg  18 Temmuz 2001 tarihinde; rol modelim, Maçka-Çatak’ta, bugün yol uğruna feda edilerek köylerimiz, hafızalarımız ve hatıralarımızın yok edildiği kendi yaptırdığı evde hayata gözlerini yumdu. Yaşadığım en çaresiz ve mutsuz anımdı. Son bir ayında yatakta bile sabırlı, sevecen, umutlu ve hayata bağlıydı. Bugün 18 yıl oldu. Sanki dün gibi, nefessiz kalarak son nefesini verişi…
  Babamdı ama çoğu kimsenin de biyolojik olmasa da babasıydı. Sefer Baba’ydı O…
1922 yılında Çatak’ta doğmuştu, köyünden çıkarak askeri ortaokul, askeri lise ve harp okulu tahsilinden sonra 1943 yılında Topçu Teğmen olmuştu. Sonrasında akademiden mezun olmuş ve kurmay subay olarak çeşitli birliklerde görev yapmıştı. Kore savaşına katılmış, madalya almıştı. Trabzon’da 1963-1965 yıllarında Kenan Evren Kolordu Komutanıyken onun Alay Komutanıydı. 1970 Yılında İran’da iken emekli olmuş(kıdemlerinden ötürü devrelerinden 4 yıl önce) ve çok sevdiği memleketine yerleşmişti. 1973 yılında 51 yaşında Trabzon Belediye Başkanı olmuş, 1977’de tekrar seçilmiş ancak beraber çalıştığı Evren tarafından darbe sonucunda görevinden alınmıştı. Daha sonra mütevazılığını gösteren bir örnek olarak CHP Merkez İlçe Başkanlığı görevinde de bulunmuştu. Çocuk Esirgeme Kurumu Başkanlığından sonra Trabzon Lisesi ve Ticaret Lisesinde Mili Güvenlik Bilgisi Öğretmenliği yaptı.
***
  Geçenlerde telefonum çaldı. Arayan İslâhiye’den askerim Bedir Sağuer’di. Birisi var, görüşmek istiyor deyip telefonu verdi. Arayan da babamın askeriymiş. Kemal Aydın. 24 ay askeri olduğunu, Paşalık hakkının yenildiğini ve Başkanlık döneminde laf atan birisine nasıl engel olduğunu ve çok sevdiğini söyledi. Manevi değerlerin ederi yok, dünyayı bahşetseler bundan değerli olamaz.
  yazi-icine-(1)-001.jpgÇalışmak en önemli özelliğiydi, hiç boyun eğmedi, hakkını da savunmaktan geri durmadı. 1970 yılında General olacağına herkesin kesin gözüyle bakmasına rağmen İran’a gönderilerek 1 yıl sonra emekli edildi. Döndü ve 15 Mart 1971 tarihinde emekliliğinin iptali için Danıştay’a dava açtı. Aldığı 5 yıl kıdemi cezalandırılırmışçasına devrelerinden 5 yıl önce emekliye sevk edilişi hukuksuzdu. Aynı hukuksuzluk; son görev yerim 8 yıl olmasına rağmen ve 8,9,10 yıl görev yapanlar olmasına rağmen onlara dokunulmayarak 6 yılın sonunda tayinim çıkarılmasıyla bana da yapılmıştı. Babamı her bakımdan izliyordum, onun gibi ben de Albay rütbesi ile emekli oldum.
  Ocak 1991 yılında Körfez Krizi dolayısıyla Erzurum’daki birliğim ile intikal edeceğiz. Zırhlı araçları Vagonlara yüklüyoruz, O’da yanı başımda. Uğurlarken övgü dolu bakışları yanı sıra kirpiklerinin yaşararak yanaklarından süzüldüğünü görmüştüm. Eşim babamın adını taşıyacak olan oğlumuza hamileydi ve Ağustos 1991’de torunu Sefer’i kucağına aldığında da yine aynı yaşaran gözlerini siliyordu.
***
  Orhan İlarslan; Belediyeciliğe onunla başladım, yapı kullanma kaçak inşaat şefi yapmıştı beni, çok doğru ve dürüsttü. Çok hümanist bir yapıya sahipti. Sokakta kimi görse oturur derdini dinlerdi, lüksü hiç sevmezdi.
Hami Öztürk; Düğünüme yetişemedi, akşamüstü geldi, zarf içinde hediyesini sundu, saygıdeğer ve çok sevdiğimiz büyüğümüzdü.
Osman Çavuşoğlu; Trabzon beyefendisi, ince ruhlu asker. Aynı zamanda zarif bir insandı.
Aydın Durmuş; Rahmetli babam zabıta müdürüydü, Sefer Başkan zamanında Komiser Yardımcısıydı. Sefer Başkan otoriter, disiplini seven fakat halkçı başkandı. Trabzon bazı hizmetleri onun sayesinde gördü.
Mehmet Özer Özgen; Lisede milli güvenlik dersimize geliyordu. Çok seviyorduk. Saygın ve sevgi dolu güler yüzlü beyefendi bir insandı. Ailemi tanıdığından, onlara derslerimi sormuş ve bana takdirlerini göreceğim demişti. Sefer Amcanın bana olan güveni bende büyük bir ivme kazandırdı. Her karnede annemle ziyaretine giderdim. Memnuniyetini belirtir ve kendi eliyle meyve suyu ikram edecek kadar da alçakgönüllü, saygıdeğer bir beyefendiydi. İyi ki tanıdım, Sebahat Yengem ve Sefer Bey hayatımda tanıdığım en değerli, örnek aldığım insanlardan.
yazi-icine-(2)-001.jpgOsman Lakutoğlu; Bir akşam evde oturuyoruz, dış kapı açıldı, bir üst katta oturan Sefer Amca salona girdi ve oturdu, hiç bozuntuya vermeden hoş geldiniz dedik. Sonra olay anlaşıldı, anahtarı bizim kapıyı da açmıştı, Atasu projesi ile yatıp kalktığından yorgun tabii ki… Son derece zarif ve sakin bir yapısı vardı.
Sefer Özgür; Asker ağabey büyükbabamın yüzünü görebilir miyim, derken bu kez 10 yaşındaki Sefer’in yanaklarından süzülüyordu yaşlar…
Sebahattin Bayrak; O bir dürüstlük abidesi, o iyi bir beyefendi, o iyi bir aile babası, o iyi bir ordu mensubu, o iyi bir belediye başkanı ve iyi bir adam gibi adam. İşte bu özellikleri taşıyan ender mütevazı bir adamdı.
Nejat Süha Dikmen; Sefer bey çok kibar ve beyefendi birisiydi. Bankaya ara sıra uğrardı, kendisini çok sever ve sayardım.
Fahri Çelik; Trabzon Lisesinde Milli Güvenlik Öğretmenimizdi, başka bir öğretmeninden öğrendiğim kadarı ile derslere ücret almadan giriyormuş, gördüğüm nadir beyefendilerdendi.
Ahmet Kula; Hey gidi Koca Çınar, senin gibi Lider kalmadı…
Sefer Babanın ölümünün 18. Yılında anılması gereken hizmet verdiği kurumlarda da,  hiç değilse adının zikredilmesini umuyorum. Trabzon Halkının andığını ve sevdiğini biliyorum, sağ olsunlar…
Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.