• BIST 91.489
  • Altın 214,632
  • Dolar 5,3395
  • Euro 6,0847
  • Trabzon 12 °C

ŞEKER EN TATLI ZEHİRDİR

Osman Necip SEVİNÇ

  Bugün sağlık ile ilgili çok önemli bir bilgi paylaşımı yapmak istiyorum.. İlerde bu bilgilerin devamıda gelecek. Asla doktorlarımızın sınırlarına tecavüz edecek yeterli bilgim olmadığı gibi haddim de değildir.. Bizim amacımız hatırlatmak..

   Sevgili dostlar. Bugün piyasada satılan tatlı türündeki hazır yiyeceklerin büyük çoğunluğunun içine mısır şurubu dediğimi, son derece ucuz bir şeker olan FRUKTOZ katılıp tatlandırılıyor.
  Meyve şekeri olan früktozun, evimizde kullandığımız kristal şeker sükroz (sakkaroz) yani çay şekerinden 7 kat daha zararlı olduğu bir gerçektir.
 İnsülin direncini arttıran ve karaciğer için diğer şekerlerden daha zararlı olan Fruktoz(meyva şekeri, mısır şurubu) bu nedenle karaciğeri aynen alkol gibi yağlandırmaktadır.
    Karaciğeri yağlı olanlar ve daha ileri safhada siroz hastalığına geçiş yaşamak kimse istemeyeceğine göre, meyve şekeri früktozdan başta uzak dursun. Meyveleri bile ölçülü yesin. Piyasa tatlılarını yememeye özen göstersin. Ayrıca kapalı şişelenmiş meyve suları, cola cinsi içecekler vs. içindekiler okunsun, früktoz ihtiva edenler içilmesin. Bunlar çay şekerine göre daha zararlı olduğu için tercih edilmesin.
  Tabi bu arada şekerin her türü zehirdir, ömrü kısaltır. Ölçü kullanılmalıdır.
  Früktoz alkol değildir; ama alkol gibi 5 halkalı molekülü olan şekerdir.Taze meyvelerden özellikle en çok elma olmak üzere, muz, üzüm, tatlı kiraz, armut, karpuz ile kuru meyvelerden de başta hurma olmak üzere, kayısı, incir, siyah ve beyaz üzüm, kuş üzümü fazla total metabolik früktoz içerir ve uzak durulmalı veya çok az yenmelidir.
  Şimdi gelelim sağlığımız ile bilinçli, bilinçsiz oynayanlara ve olanlara göz yuman ilgililere…

 Yani tatlı imalatların da mısır şurubu yerine ehven-i şer olan bildiğimiz rafine toz şeker kullanılsa maliyet çok mu artar? Sağlık mı önemli cüzdan mı? İnsanı yaşatın ki, devlet yaşasın denilmemiş mi!
  Tatlı üreticileri, yapınız hesabınızı. Biz tüketiciler doktorlara ödeyeceğimiz ücretin belli bir kısmını daha sağlıklı tatlıya ödemeye hazırız. Lütfen, tüketiciye biraz saygı, ihtimam istiyoruz sizden.. Kardeş kardeşe yanlış yapmaz. Tabi sözlerim mısır şurubuna yüklenen üreticilere…

  Ben inanıyorum ki sağlığını düşünen tüketiciler; insülin direncini arttırarak karaciğerimiz için diğer şekerlerden 7 kat daha zararlı olan früktozu fazlası ile içeren tatlı yiyecek ve içecekleri tüketmezler.
  Şekerden uzak duralım, başta karaciğer yağlanması ve kalp olmak üzere hastalıklarından korunalım. Ve unutmayalım ki şeker sofralarımıza yoğunlukla girmeden önce kanser ve şeker hastalığı bu kadar türememiş, hatta yoktu bile. Ve yine unutmadan ekleyelim ki her türlü cola nişasta bazlı şeker yani mısır şurubu yani früktoz ile tatlandırılır. En fazla zararlı şekeri ihtiva eden içecektir. Bunun zerosunada kanmamalı. Bundan 22 sene önce ABD de Las Vegas’daydım. Bu şehrin mahallelerindeki büyük varoşlarda Cola dökülerek tencere yıkandığını anlattılar. Lütfen bir daha bifteğini alıp üzerine Cola dökün. Ne hasar geldiğini 5-10 dakikada görün. İşte bunu midenize indirdiğinizde hele de aç karnına iseniz, gastrit olmaması mümkün mü? Ayrıca col’nın alışkanlık yaptığını ve paranında Yahudiye gittiğini unutmayın.
  Devam edelim. Her tür şeker zararlıdır. İnsan vücudunun şekere ihtiyacı yoktur. Çünkü kullandığımız şekerin hiçbir türü doğal değildir.  İnsanoğlu, şeker pancarı, şeker kamışı gibi bitkilerden rafinasyon yöntemi ile yani bir sıra fiziksel ve kimyasal işlem sonucunda şeker elde eder. Zaten bu prosedürü görseniz ağzınıza şeker koymazsınız.

  Nişasta bazlı şeker gerçek bir canavar, bir dinamit lokumudur. Kristal şeker buna göre daha masumdur. NBŞ (fruktoz) mısır nişastasından kimyasal ve enzimatik olarak glikozun dönüştürülmesi ile elde edilen madifiye bir şekerdir.
  Biliyorsunuz, çocukluğumuzda annelerimiz evde buğday günlerce suda bekletip mayalandırarak nişasta yaparlardı. Bu nişastada bir tür şekerdi. Bu nişasta ile bizi beslerdi. Bu nişastadan hasta olmuş, kanser olmuş, obez olmuş hiç kimseyi duymadık.
  Elbette bunun sebebi, bu nişastanın doğal yöntemle elde edilmiş olmasıdır.
  Bu NBŞ denilen mısır şurubu aklınıza gelen hemen hemen her yerde kullanılıyor. Soda/Cola/Gazoz, şekerlemeler, soslar, ketçap, mayanez, ekmek, konserve meyveler, meyve suları, hazır çorbalar, diyeti dahail bisküvitler, dondurma, pastane ve tatlıcılarda yapılan her türlü tatlılar, çıkolatalar…vs.

 Unutulmasın ki NBŞ, diğer şekere göre yani çay şekerimize göre tokluk hissi uyandırmamaktadır. Sürekli beni ye demektedir.!
  Evet gelelim zurnanın zırt dediği yere. Bu NBŞ, mısır şurubu dediğimiz şeker çok düşük maliyetli ve taşınması çok kolay ürün. Evet sıkı durun. Bir cola nişasta bazlı şeker (NBŞ-Mısır şurubu) tamı tamına pancardan elde ettiğimiz evimizdeki 250 kilo şekere bedel maliyet olarak. Şimdi siz tüccar olsanız hangisini kullanırsınız. Bir litre kola NBŞ li ise 1.5 lira. Maliyeti 50 kuruş. Ama pancar şekeri kullanırsanız 7/5 lira ödemeniz gerekiyor.
  Herşeyin bir bedeli var. Bu dinamit lokumu NBŞ ile savaşalım. Bunun karşısında duramayan, zarar üzerine zarar eden  şeker fabrikalarını ayakta tutmaya çalışalım. Hem üç kuruş olsun hemde 5 köfte olsun diyorsak bu vahşi kapitalizm bu imkanı bize globalleşen dünyada vermeyecektir. Siz hasta olmuşsunuz, bu karına kar katmayı düşünen  sistem sizi umursamayacaktır.
  Vahşi kapitalizm bir taraftan sizi hasta ederken kar eder, bir taraftanda hastalığınızı tedavi ederken soyar, soğana çevirir, kar eder.
 “Can boğazdan girer” diyenlerdenseniz, yanılıyorsunuz. “Can boğazdan çıkar.” Dondurma, baklava, börek, pirinç, patates, elma, sütlaç, üzüm yemeden duramazsan, herşeyin bir bedeli var.
 Zor dostum zor! Bu devirde, bu dünya düzeninde insan olmakta, yaşamakta ölmekte zor! Sağlığınızı düşünüyorsanız; Birincisi nefsinize hakim olun, yeşil kırmızı, beyaz sebzeler ile beslenin, mercimek, buldur… Evde yapılmış yoğurt, minzi yiyin, ev tereyağı, tuzsuz zeytin ve kuruyemişleri ihmal etmeyin, NBŞ li paketlenmiş, paketlenmemiş ürünlerden uzak durun.
  Koruyucu hekimliği misyon edinen tabiplerimiz, bu mısır şurubuna savaş açmalı ama onların bir kısmının aklı Afrin’de Süriye’de! Hiçbir doktor çok hasta, çok para gibi bir kirliliği düşünmez. O zaman hastaya bunlar neden anlatılmaz. Mühendisin işimi bun lar?! Benden de bu kadar ancak.  

   

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.