• BIST 99.475
  • Altın 238,178
  • Dolar 6,1538
  • Euro 7,2521
  • Trabzon 24 °C

SEN ANLAT(MA) KARADENİZ!

Bahar KURBAY

Son bir haftada en çok duyduğum cümle; “Sen Anlat Karadeniz”
Trabzon’un Sürmene, Araklı gibi ilçelerinde çekimi yapılan bu dizinin setinde aldığım kullaktan dolma bilgilere göre fıkra gibi olaylar yaşanmış. Her şeyi çok bilen halkımız sahnenin ortasında “Şivemizi yalnış gonişıysınız” diye tepkiler bile göstermiş. Defalarca çekimin durmasına neden olmuş. Hatta abartı ne derece var bilemiyorum. Ancak şöyle bir olayda yaşanmış; Kalablık gören bir Trabzonlu ‘Nedir bu kalabalık?’ diye sorar. Gırgır yapmayı seven bir başka Trabzonlu da ‘Fare girmiş onu çıkarmaya korkuyorlarmış…’ diye cevap vermiş. Bizim cengaver Trabzonlu ‘Ben hallederim’ diyerek dalmış yine çekimin ortasına… Bu duruma pek anlam veremeyen olay yerindeki yönetmenler “Türkiye’nin bir çok yerine gittim, böyle birşey ne gördüm ne de şahit oldum” diye şaşkınlıklarını dile getirmişler.
 E Türkiye’nin olay şehri Trabzon’da bir çekim yapılırda konuşulmaz mı?! Mümkün değil. İzleyip konuşanlar, izlemeden konuşanlar ve konuşmak için konuşanlar… Ama sonuç olarak iyi reklam oldu. Sosyal medyadan, yazarlar çizerler falan filan darken para ile yaptırılamayacak bir reklam yapıldı. Dizi dünyasına pek uzak olan ben, daha doğru gezmek izlemeye bulamayan ben bile konuşulanlar üzerine oturup internetten izlediysem. Gerisini siz düşünün.
  Sinegraf-Osman Sınav’ın yapımcılığını, Ender Gündüzlü ve Metin Arigül’ün müziklerini, Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem’in senaryosunu, Osman Sınav ve Emre Kabakuşak’ın yönetmenliğini üstlendiği Sen Anlat Karadeniz, dizisinin amacı reytingse ilk günden hedefe ulaşıldı, tebrikler.
   Lakin dizi setinde bulunmasamda iletişim eğitimi almış biri olarak o emeğin sadece reyting için yapılacağını düşünmek haksızlık gibi geliyor. Emek, yeni yıldızlar çıkarmak, oyunculuk dünyasına oyuncu katmak, toplumsal sıkıntıları gündeme getirmek, yaşanılan şahşahalı gündemlerin arkasındaki acı gerçekleri birilerinin deşmesi gerekiyordu. Sen anlatma karadeniz, ben anlatmam karadeniz, Türkiye anlatmasın…
 Kim anlatacak?
Ne demiş Nazım Hikmet; “Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
 Kaç kadın var! ?“Bunun parası var, evlenim severim” deyip farkında olmadan bir ruh hastasıyla evlenen…?? Kaç  kadın var !? Aile baskısından kaçıp evliliğe sığınan ve kapılar arkasında zindan hayatı yaşayan.
Kaç kadın var!? Çocuğu yüzünden kemiklerinin kırılmasına razı  gelen… Ey millet haberle kötü yaşananları izlemek istemiyorsunuz, komşunuz sıkıntı içinde duymak istemiyorsunuz, çocuklarımız şiddetli ailelerde büyüyor görmezden geliyorsunuz, babaları tarafından cinsel istismara uğrayan yavrudan banana diyebiliyorsunuz, alan razı veren razı anlayışını öyle bir hayatınızın damarlarına işlediniz ki insanlıktan çıktınız. Trabzon’da yaşayanlar bu kentten her ne kadar şikayetçi olsa da bizim duyarlılığımız henüz o derece yükselmedi.!! Mesela övüne övüne bitiremdikleri İstanbul’un Taksiminde yerde yatan insanlara onlar bir sokağın parçasıymış gibi muamele yapılması… Ya da ismi lazım değil başka bir şehir eş değiştirme muhabbetlerinin normal karşılanması… Doğu kesimlerdeki çocuk gelinler, aile istedi diye evlenmeler, evlendirilmeler… Kısacası yağmurdan kaçarken doluya tutulmamızın en büyük temel nedeni eğitim. Bahseetiğim üniversite eğitimi değil. Diplomalı öküzleri biz çok gördük. Onu geçiniz. Avrupai bakıyorum deyip sapıkca yaşamayı Avrupai sanmak değil mesele…

 Mesele insan olmak. Mesele ‘benim başıma gelmediği sürece sıkıntı yok’ mantığı ile bakmamak. Mesele düşünceli olmak… Mesele İYİ olabilmez er ve hatun kişiler. Bilmem anlatabildim mi?

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.