• BIST 110.115
  • Altın 272,462
  • Dolar 5,7673
  • Euro 6,4129
  • Trabzon 13 °C

SENİN DÖVMEN HANGİSİ?

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

   Like yapıp beğen tuşuna basınca söylemek isteyip de söyleyemediğin her şeyi söylediğini mi zannediyorsun?
Her şey sembollerle daha kolay değil mi?
Zaten konuşmuyoruz konuşturulmuyoruz en iyisi mi her şeyi sembollerle ifade etmek.
   Vis a Vis dizisini izlediniz mi? Önermiyorum. Ama ben izledim. Akıcı, sıkıcı olmayan acayip bir dizi. Macarena adlı bir kadının patronuna aşık olması ve onun yüzünden zimmetine para geçirmesi ve yedi yıl hapis cezasıyla başlayan dizi suçların katlanarak büyümesi ve hapishanede ayakta kalmak için verilen güç mücadelesini anlatıyor.
  Suçlularla yapılan röportajlarda dövme konusu ile ilgili verilen demeçler çok dikkat çekici. Her şeyi göze alan güçlü ve korkusuz tiplerin dövmeye sığınmaları ise daha çok ilgi çekici.
   İnsanların isimlerini aileleri verir. Lakaplarını arkadaşları verir. Ama dövme kendi özgürlüğü ve bireyin kendi kararıdır açıklaması dövmeyle ilgili bir yazı yazmamın gerekliliğini doğurdu.
Batıda suçluların sığındığı bir sembol.
Üzerlerinde ne bir zırh, ne bir silah ne de bir koruyucu olan suçluların dövmeleriyle beraber gösterdikleri güç gösterisi.
Konuşmaya çalışsalar konuşturulmayan suçluların kendilerini  ifade şekli.
Başkalarının sandığı, kandığı belki de yanıldığı bir güç gösterisi.
Bir yere ait olmak isteği.
Bel ki de teslimiyettir dövme.
Belki de küsmelerdir.

Bir şeye kavuşmak, terk ediliş, kalp kırıklığı, özlem… vs.
Özgürlük ya da.
Adalet hayati bir dengedir. Bunu kavramak için sembollere baş vurmak yada isyan etmek nereye kadar.
Boynundan başlayıp, ayak bileklerine kadar zorlaması bir yaşamı resmetmek. Ya da yaşanası bir sembolü bedenine kazımak.
Ya da bir grubun, ekibin parçası olduğunu gösteren figür, sembol, işaret veyahut resim. 
Bizde ise 14-15 yaşından başlayıp bazı gençlerin, kendini ısrarla başkalarına kabul ettirme kabusu.
Ben buna batı özentisi diyorum. Siz bana ne derseniz deyin. 
Yaşam standardı batı ile yan yana durması söz konusu bile olmayan ülkemde onlar gibi, giyinip, yiyip, boyanıp yaşamak isteği. Bu nasıl bir çelişkidir. 
 İsteyerek, kalben, hissederek yapılan her şey, benim için tamamdır ama gelip geçici hevesler nafiledir. 
Bir dövmem olsaydı ne olmasını isterdim. Tüm o acısına rağmen.
Güneş mi? Yıldız mı? Kalp mi? Sevdiklerimin isimleri mi? Bir semazen mi? Çiçek mi? Kuş mu? Kelebek mi?
Yok bana göre değil?
Hiçbiri.
Hepimizin bir filmi var. Bunun için oyunculuk dersleri almaya ne hacet. Zaten görevimiz bize nakşedilmiş. Belki filmde koltukları dolduracak izleyici sayısı azdır ama bunun için yıkıp döktüğün, utanılası ya da mutlu olası hayatında sembollerle neyi anlatabilirsin ki seyirciye.
Hayat sembollerle dönmüyor, senin kurguladığın resimler hatırına da sana ödül vermiyor. Bedenini sev. İsyan etmenin veyahut özgür olmak istemenin resmi yoktur.  Bu simgeler sadece  yapay görselden başka nedir ki?  Ben bunu bilir bunu söylerim.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.