• BIST 90.186
  • Altın 235,031
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • Trabzon 27 °C

Şenol Güneş’e Rağmen…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Çocukken hayal kurmanın ölçüsü yoktur.
Her filmden sonra bir astronot, şarkıcı hatta ünlü bir jimnastikçi ya da her kitaptan sonra prenses, ajan, ressam vs olabilirdim. Hiç bir şey imkânsız ya da ulaşılmaz değildi o zamanlar. Erkekler ise genelde hep futbolcu olurdu.
Erkekler kendilerini bir futbolcuya benzetirdi. Mahalle arasında yapılan turnuvalarda da gerçek takım isimleri kullanılırdı; Beşiktaş- Trabzonspor, Galatasaray-Trabzonspor gibi. Ama mutlaka Trabzonspor olurdu. O da iyi oynayan çocukların takımı olurdu. Sokakta direkler olmadığından taşlar üst üste konulup kale yapılırdı.
Balkonlara gelen toptan dolayı çiçekleri kırılan teyzeler nöbet tutar. Çocukların başlarına su dökerlerdi. Bu teyzeler söylenir ve sonra da o meşin topu keserlerdi. Sonra biriktirilen paralarla tekrar meşin top alınıp futbol oynanırdı. Bazen topun olmadığı zamanlarda kutu kola ile maçlar yapılırdı. O ses yok mu? Deli ederdi bizi.
Birde futbolcu kartlarının bulunduğu futbol kartları vardı. Kimin kartları çoksa onun itibarı herkesten fazlaydı. Nerden mi biliyorum okulda o kartlar birbirine gösterilir. Teneffüslerde oyun oynanırdı. Tıpkı Piştiye benzeyen.
Bizler bazen maçların bitmesini bekler sonrada hep beraber saklambaç, istop, yakan top, sobe, ortada sıçan oynardık.
Bilmediğim bir konuda yazmak beni çok gergin yapıyor.
Ama Beşiktaş için bir şeyler yazmak gerek.
Hele de kazanılan son zaferden sonra.
Oysa biz ülke olarak bugünlerde yalnızlık şarkıları söylüyorduk.
Adımız dünyada çok da hoş anılmazken Beşiktaş altın harflerle futbolda adından söz ettiriyor.
Attığı imza tüm Türk halkına rahat bir nefes aldırdı.
Yaşa var ol Beşiktaş.
Unuttuğumuz bir duyguyu “birlik şarkılarını” söylettin ya daim ol Beşiktaş.
Cuma+ Cumartesi+ Pazar+ Pazartesi dört güne yayılan futbol ağı biz bayanlar için adeta bir kâbusa dönüşüyor. Her futbol takımının maçı izlenir mi? Evet izlenir.
İster dolunay, ister misafir, ister sel her ne olursa olsun o maçlar mutlaka izlenecek. Kaçırılsa da tekrarları var. Kayıt var. Var oğlu var. Kaçmaz yani.
Geçen gece Leipzig- Beşiktaş maçını izlemedim. Ama gururla sabah kalkıp tekrarını ve golleri izledim.
Oğlumun gururla desteklediği odasını bile siyah-beyaz çizgilerle duvar kâğıdı kaplattığı Beşiktaş’ı seviyorum ve gurur duyuyorum.
Gurur yapılan faydalı işler karşısında övünmektir.
Seninle övünüyoruz Beşiktaş.
Üstelik de Şenol Güneş’e rağmen başarılı oldun ya. Helal olsun sana. Hani 2002’de A Milli Futbol Takımını dünya üçüncüsü yapınca o pişkin spor yazarlarının yazdığı Şenol Güneş’e rağmen, fütursuzluğuna inat Şenol Güneş’le devam diyorum.
Övünme gereği duymayan, ortaya egosunu değil başarısını koyan yürekli bir insanı herkes alkışlamalı. Alkışlar Şenol Güneş ve Beşiktaş için…
Bu hafta yaşattığınız güzellik ve zafer içinde de ayrıca teşekkürler…
Son bir not daha UEFA resmi Twitter hesabında Guardiola, Zidane ve Şenol Güneş’in resmini paylaşarak, “Solda günümüzün üst klasman teknik adamları, sağda geleceğin üst klasman adamları. Kursta sizi görmekten mutluluk duyduk. Sözlerine yer verdi. Sanırım nokta dedikleri tamda bu cümlelerdir. Ötesini yazabilir misiniz duayen köşe yazarları…


 
 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.