• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 7 °C

Şerlerde hayırlar saklıdır

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Kurallara bağlı, yanlış yapmamaya çalışan, davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, helal lokma yiyen hep kazanır der büyüklerimiz. Bizde hep doğruyu ve dürüst olanı aradık. Ama bu arayışta hep yenildik.

Gördük ki kim dalkavukluk yapmışsa hep o kazandı.

Gördük ki kim güçlüye yakın durup, güçlüyle yürümüşse hep kazandı.

Gördük ki para kazanmak aslında zor ve emek isteyen bir şey değilmiş, sadece istemek gerekir. Ama biz hep kaybeden ve yenilen olduk. Çünkü bize hep helal lokma ve alın teri dendi.

Gördük ki alın teri değil, sadece biat imiş kazandıran.

Dürüstlük, doğru olmak, yanlışın yanında yer almamak ise hep kaybettirdi.

Neye tutunduysak hep yenildik.

Siyasette, futbolda, her şeyde yenildik.

Kazancımız ailemiz ve dostlarımız. En büyük zenginlikte bu değil midir? Para, güç bir gün mutlaka biter. Ama sevgi daimdir. Ardından söylettiklerindir senin merteben.

Trabzonspor’a bağlandık. Yıllardır yüzümüz gülmüyor, içimiz kan ağlıyor. Kurallara ve geleneklere bağlı olarak doğduğumuz şehrin renklerine gönlümüzü verdik ama hep yenildik. Helal olan mutlaka kazanır dediler acaba biz harama mı gönül verdik. Ters giden, gönlümüzün ve ruhumuzun felsefesi midir?

Hayat niye hep bize zor?

Doğru olmak, iyinin kazanmasını dilemek neden yenilgi ve hüsranla sonuçlanır?

Bugünlerde doğru olan, çalışkan olmak, disiplinli olmak değilmiş gördük ki, sadece güçlünün egemenliğini tanımakmış.

Benim biat ettiğim sadece Allah’ımdır. Boyun eğmem sadece Allah’adır. Dualarım ve sığındığım tek varlık Allah’tır. Ondan başka da ilah yoktur. Var diyen ise Allah’a şirk koşar. Niceleri gördüm Allah’ın yarattığını ilahlaştırıp peşinden giden.

Taht, baht ya da diğer bir adıyla felek midir doğru insanlara yenilgiyi yaşatan? Kazanmalarını engelleyen?

Birbirine rastlayıp hep kazanan insanların bahtı tesadüfler midir? Yoksa aynı yola baş koymak ve her ne pahasına olursa olsun yoldan dönmemek ve sonunda hırs yapıp kazanmak mıdır? Yani kazanmak için her yol mubah mıdır?

Yılların öcünü almak, intikam hırsı insanı başarıya götüren ya da kazanmasını sağlayan etken midir?

Kazananlar hep mazlum değil de bunun edebiyatını yapanlar mıdır? Ben hiç haksızlığa uğramış bir insanın yendiğini ya da kazandığını görmedim. Yenilen hep mazlum kazanan ise mazlum edebiyatı yapandır. Biz bu filmi ne çok izledik.

Bize hep size yapılan kötülüğü unutun! Kötülüğe iyilikle cevap verin, öç duygunuzu frenleyin dendi. Biz böyle yaptık ama kaybettik.

Cibran “Sen iki kişisin; Biri karanlıkta uyanık, diğeri aydınlıkta uyuyan“ diyor. Karanlıkta uyanıklar hep kazandı ama bizler Cibran’nın söylediğinin tam tersi aydınlıkta uyumayanlar yani aydınlığı arayanlar hep kaybettik.

Yine Cibran’dan çok sevdiğim bir söz…

“Allah’ım bana değiştirebileceğim şeyler için güç. Değiştiremeyeceğim şeyler için sabır ve ikisini birbirinden ayırabilmem için sağduyu ver.”

Evet her şey sağduyu ile başlar yani doğru ve yanlışı birbirinden ayırmaktır as olan. Biz bugün doğrunun egemenliğini yanlışa teslim etmiş insanlarız. Sağduyu maalesef tozlu raflarda yerini almış ve yok olmaya yüz tutmuştur.

Gücün, nitelikten daha önemli olduğu, hep bir kurtarıcının beklendiği toplumlarda sağduyu diye bir olgudan bahsetmek söz konusu olamaz. Kurtarıcı diye işaret edilen gelir, kırar, döker ama gitmez. Hep benim olsun der ve hep kazanır. Kaybedenler ise gerçekleri görüp, benimseyenler olur.

Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi neden başarılı ve hep kazanan oldu? Tarafsız ve objektif bir değerlendirme yapacağım. Sadece yeni bir lider ve isim arayan Türkiye için AKP boşluğu dolduran oldu? Ve Batıya kafa tutan lider profili batıdan canı yanan Türkiye için bir rol model oluşturdu. Hepsi bu. Birde sürekli kazanma hırsı tabii ki.

Erdoğan’ın “Büyük Türkiye” hedefinde iktidarının sınırlarını genişletmek ve etkisini artırıp genişletmek vardır. Bunu da başarıyla tamamladı. Ve hep kazandı.

Türkiye’deki gerilimi azaltma ya da yaşanan hoşnutsuzluklar konusunda ise hep başarısız oldu.

Türkiye’de devletin ve tüm iktidar odaklarının kontrolünü ele geçiren, kendince yeni roller üstlenen Erdoğan herkesin lideri olmayı başaramadı? Peki ama neden? Çünkü onun başarısı, yanlış olsa da, kurallara bağlı olmadan, kendi kural ve kaidelerine göre hareket ederek kendini sevenler ve destekleyenlerle yola devam etmek ve onların nabzına göre şerbet vermekti; Yani kendine münhasır dedikleri türden. Oysa bir de geride % 50 vardı; Ya onların istedikleri. Ya onların talep ve arzuları… Onlar kimin vatandaşıdır?  

Hitler’in sağ kolu büyük propaganda dehalarından Dr. Goebbels “Hatalı olduğunuzu, ya da yanlış yaptığınız asla kabul etmeyin. Önemli olan aydınlar değil, kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak çok kolaydır“ der.

Bizler doğru, dürüst, yapay olmayan, hakikatli insanları hep destekledik. Yine öyle yapacağız. Çünkü onu gördük, duyduk ve öğüdünü aldık. Çocuklarımıza da iyiliğin öğüdünü veriyoruz. Kim bilir belki bir gün iyilik kazanır.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.