• BIST 94.244
  • Altın 256,546
  • Dolar 5,8339
  • Euro 6,5442
  • Trabzon 24 °C

SERMAYE TAAHHÜDÜNÜN ÖDENMEMESİ

Mustafa Güler

  Şirketlerin kendi ortakları, hiç şüphesiz Kurumlar Vergisi Kanunu açısından ilişkili kişi kapsamındadır. Dolayısıyla sermaye taahhüt borcunu yerine getirmeyen veya süresinde yerine getirmeyen şirket ortakları, Kurumlar Vergisi uygulamaları açısından ilişkili kişidir. Buna göre; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının varlığı için gerekli birinci şart olan ilişki unsuru, mükellef kurum ile mükellef kurum ortakları arasında vardır.
  Şirketin, sermaye borcunu ödemeyen ortaklara faiz tahakkuk ettirmemesi ilişkili kişi lehine maddi çıkar sağlamak anlamına gelmektedir. Bu durumda birlikte örtülü kazanç dağıtımının ikinci kriteri de gerçekleşir.
   Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında, şirketin vergi kaçırma niyet ve kastının bulunup bulunmadığına önemli değildir.. Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı, kurumun bu amaca yönelik bir iradesinin bulunması şartına bağlıdır ki; ticari işletmenin ve tacir olmanın nihai sonucu olan bu şart da kendiliğinden sağlanmış bulunur.
   Ayrıca ilişkili kişiden olan alacaklara faiz uygulamamak Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13.maddesinde tanımlanan “emsallere uygunluk ilkesine” de aykırı hareket sayılır.
Sermaye taahhüt borcunun ortaklar tarafından yerine getirilmemesi, ortağın taahhüt ettiği sermaye tutarının, yani şirkete karşı borçlu olduğu miktarın, şirket tarafından kullanılamaması ve kullanılamayan tutar kadar şirketin bir menfaat kaybı sonucunu doğurmaktadır. Bu durum, şirket kaynaklarının ve şirket alacağının şirketin varlığı dışında kalması, ortaklar tarafından kullanılması anlamına gelmektedir. Yani mükellef kurum, sermaye borçları dolayısıyla ortaklarına faiz tahakkuk ettirmeyerek onlara dolaylı yoldan finansman hizmeti sunmaktadır.
   Ticaret Kanunu’na göre bir şirketin kurulmasında asli unsur sermayedir. Sermaye olmadan bir ticaret şirketi kurulamayacağı gibi, sermayesi yeterli olmayan bir ticaret şirketinin ticari hayatta varlığını devam ettirmesi mümkün değildir. Bu prensibi göz önünde bulunduran kanun koyucu Ticaret Kanunu da ortakların sermaye taahhütlerini sıkı kurallara bağlamıştır. TTK uygulamasında bir ticaret şirketinin ortağının sermaye taahhüt borcunu zamanında veya hiç yerine getirmemesi durumunda şirketin ortağından temerrüt faizi isteme hakkı bulunmaktadır.
   Kurumlar Vergisi Kanunu açısından ise ödenmeyen sermaye borçları için, emsaline uygun, kanunla belirlenmiş oranda faiz hesaplanması gerekmektedir. Eğer bu faiz hesaplanmaz ya da hesaplanan faiz gelir hesaplarına aktarılmazsa veya hesaplanan faiz oranı emsal faiz oranından düşük olursa, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yapılmış sayılır.
   Dolayısıyla şirketlerin ileride sıkıntı ile karşılaşmamaları için, ortakların sermaye taahhütlerini zamanında ve eksiksiz olarak ödemeleri gerekir. Ödemenin yapılmaması yada eksik ve süresinde yapılmaması hallerinde faiz hesaplanıp ortaklara yansıtılması gerekir. Aksi halde zaten bilançoda “Ödenmemiş Sermaye” satırında apaçık görünen bu tutarın, ileride şirketlerin başına ciddi sıkıntılar açması muhtemel olacaktır.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.