• BIST 92.977
  • Altın 195,654
  • Dolar 4,7430
  • Euro 5,4932
  • Trabzon 25 °C

SEVİREM-SEVMİREM VE SEVMIYRIM-SEVİYRIM

Bahar KURBAY

Evet ilk iki kelime Erzurum ağzı, son 2 kelime Trabzon. Arada uçurum yok değil mi?

“Hayırdır nereden çıktı bu muhabbet… “ diye düşünenlerin hemen kafasında oluşan bu soru baloncuğunu yok edelim;

 İlk defa Trabzon’dan, ailesinden 2008 yıllarında ayrılarak eğitim hayatı için gittiğim Erzurum’a yıllar sonra geçtiğimiz günlerde ziyaret edince, aşka geldim. Tanrı’nın, peygamberlerin yüreğine doldurduğu kadar olmasa da azıcık ucundan ilham gemdi diyebilirim. İlham dedi ki. Yaz kızım;

 

Doğu illeri olan Erzurum ve Trabzon’un arasındaki net farklar var. Çok net benzerliklerde de var. Merak mı ediyorsun o halde kıyaslama yazımla baş başa bırakıyorum size.

Trabzon’un 4 farkı;

Trabzonspor

Kara denizi

Yemyeşil yaylaları

Tarifi zor olan insan yapısı

ÇAY VAR İÇERSEN!!

Trabzon ve Erzurum insanlarının ortak özelliği misafir Per ver oluşudur.  Çayı en az bizim kadar severler. Ancak çayın yanında limonu eksik olmaz.  Dadaşların limon sevdası bende de var. Soy ağacıma baktım 4 kuşak Trabzonluyum. Oradan göçmedik yani ama “Limonu ele sevirem ki ” Üstelik faydaları da var. Çay  ve limon konusunda ki yaptığım araştırmada şu bilgi çıktı karşıma; “Evet limonlu çay kansızlığı engeller. Limon nasıl olur da kansızlığı engeller diyorsanız aslında bu sadece limona ait bir özellik değildir. Limonda bulunan C vitamini çaydaki demiri bağlayan kafein ve diğer zararlı maddeleri de natüre ederek bu etkisini ortadan kaldırmaktadır. İngilizlerde içilen sütlü çayda buna bir örnek olarak gösterilebilir.” Gerçi; Türk çayı artık milli değerimiz. Aşık Veysel’in dediği gibi; “…Çay var içersen, ben var seversen, yol var gidersen…”

HARBİDEN YOL VAR…

Yol demişken. Erzurum-Trabzon arasındaki yoldan bahsetmesek olmaz. Otobüsle 5 saat, hususi arabanızla 3 saatte gittiğiniz o yollarda ilk akla gelen sorulardan bir tanesi  Doğu Karadeniz’i Kafkaslar’a bağlayacak olan Zigana Tüneli’nin ne zaman biteceği oluyor. Neden çünkü gidiş-geliş saatini bayağı bir aşağıya çekeceği söyleniyor. Yapılan açıklamalarda verilen tarihi; 29 Ekim 2019 . İnşallah hizmete girer. Bu arada tünel demişken geçtiğim bir kaç tünel fazla karanlıktı. İlgililer tespit eder sorunları giderir inşallah. Dağlar arasında süzüldüğümüz yollarında ufak tefek tadilata ihtiyacı var. Ama uzun yol olmasının avantajı galiba, bizim üniversite mahallesinin patates tarlasına dönmüş yolları gibi değil. Allah’ım Allah’ım düşünsenize öyle olduğunu leşimiz çıkar. Bu arada kaliteli hizmet almak istiyorsanız firmanızı seçerken dikkat edin, iyi araştırın. İsim vermeyeceğim ama iyi araştırın. 5 saat deyip geçmeyin hizmet kalitesi en az yol kalitesi kadar önemli.  Yol var gittik. Ancak otogar.

OTOGARIMIZ LEŞ

Evet evet bildiğimiz Leş. Yıkık, dökük, pis kokulu, virana bir Trabzon otogarı. “Siz fakirsiniz idare edeceksiniz, şükredin lan” kafasıyla mı otobüs yolculuğu yapmak isteyenleri bu ortamla baş başa bıraktılar bilemiyorum. Ancak Trabzon otogarına baktığında kaderine terk edilmiş bir tablonun içindesin gibi hissederken, Erzurum otogarında bizim havalimanına girmiş hissiyatına kapılıyorsun. Bakım, onarım yapılmış, temiz bir ortam. Huzur içinde hoş geldin çayını otur iç… Gidiyor musun çağ kebabı ile doyur karnını bin otobüsüne… Ama ya bizde. Bizim otogarda… Mümkün değil ne çay, ne çorba., ne yemek, içerde durmamak için 40 takla atabilirsiniz.

GÖZ TACİZİ HARİÇ GÜVENDESİN

Evet evet her iki alanda yahut şehirde de göz tacizi hariç güvendeyiz. Trabzon’a dışarıdan gelenleri de uyarıyorlardır fazla açık giyme diye, Trabzon’dan Erzurum’u giderken de aldığım ilk uyarı. Aykırı değilsen göz tacizi edilmezsin. Ama yerli olmadığın anlaşılırsa meraklı gözlerle tepeden tırnağa süzerler. Kendin şüphe edersin acaba yüzümde kaşım, gözüm, burnum hariç bir şey mi var diye.  Ama fazla ileri gitmezler. Kolayına hırsızlık vakası, kapkaç gibi şeylerin aşırı olmadığı iki memleket diyebilir. Diğer ortak yapı ise muhafazakarlık adı altında geniş olan fantası dünyaları. Mesela sevgilisi olmayan evli adamlara yada çapkınlık yapmayanlara her iki memlekette de “kılıbık, karı köylü, beceriksiz” gibi şeyler söylenir. Ama kadın-erkek tokalaşmaktan kaçınır. “Allah’ın hıştosu yada krosu tokalaşmayınca adam mı oluyorsun. Namuslu mu oluyorsun. Nefisleriniz bu kadar mı basit,, arzularınız bu denli  azıtmış…” gibi duygular içimden geçse bile onca insanı değiştiremeyeceğine göre duruma göre şekil alıyoruz. Cici kız rolüne giriyoruz. Elden pek bir şey gelmiyor. Değişim bir kişinin yapacağı bir devrim değildir.

Aslında çok daha fazla yazılacak detay var. Ancak sizi fazla sıkmamak adına başka bir pazar ve köşe yazısında görüşünceye dek şunu unutmayın yaşadığınız şehri sevmek size elinizde. Ben Türkiye’min her ilinde yaşayabilirim. Şehirleri güzelleştiren insanlardır.  Ama yine de tanrının doğa konusunda yeşili, maviyle bonkör davrandığı Trabzon’da doğup Karadeniz’in kokusu içine çekerek büyüdüğüm için kendimi şanslı, çift basil kartal sembolü olan ve kurucu önder Dünya Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün adını taşıyan üniversitede eğitim aldığım için çok daha şanslı hissediyorum. İyililerimizin çoğalması dileğiyle…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.