• BIST 99.547
  • Altın 235,110
  • Dolar 6,0884
  • Euro 7,1578
  • Trabzon 24 °C

SIBYAN MEKTEBİ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

İnsan olarak ne büyük sınavlarımız var.

Tahammül etmek zorunda olduklarımız.

Başarılı olmak için verdiğimiz çaba.

Mutluluk için yapılan mücadele.

Ve endişe ile girilen ve sonucunun ne olduğunu beklediğimiz sınavlar…

Cennet ve cehennem için bile sınav halindeyiz.

İyiyi ve kötüyü birbirinden ayıran sınavlar.

Çürük elma, iyi elma için yapılan sınavlar.

Sınavlar derecelendirmek için vardır.

Deneyim, bilgi ve alt yapının derecesi için yapılan TEOG sınavı artık olmayacakmış.

Bu iyi mi kötü mü?

Bir çocuğunun istediği okula gitme şansı yoktur.(Bizim ülkemizde) Başarısız bir çocukla akademik yönden donanımlı bir çocuk aynı okulda olamaz. Olmamalı.

Düşünsenize 8 yıllık ilköğretim hayatında Dostoyevski, Şinasi, Orhan Veli, Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel, Newton, Mustafa Kemal Atatürk, Einstein, Farabi, Harizmi, Piri Reis, Arşimet, El Biruni, İbn-i Sina, Thales, Tesla ve daha nicelerinin öğretilerini alt yapılarına katmamışsa ve uyanmamışlarsa nasıl başarılı öğrencilerle aynı sınıfta hatta okulda olurlar… Aklınız alıyor mu? Benim almıyor…

Yaratıcı dahalar dönemine artık son mu veriyoruz?

Dünyanın daha yaşanılabilir daha kolay olması için artık bilim adamları yetişmeyecek mi?

Okulların yöneticileri ve eğitimden sorumlu bakanın hiç öğrencilere ne istedikleri konusunda soruları olmuş mu? Biz istedik yaptık nasıl bir başarı getirebilir ki?

Öğrenci odaklı bir eğitim sistemimiz hiç olmadı. Eğitim sistemimiz hep birilerinin iki dudağı arasına sıkıştı kaldı.

Bizde ki sınav sistemi öğrencinin bilgisini ölçmekten çok onları mukayese etmeye yöneliktir. Nice başarılı öğrenciler bu sınavlarda başarısız olmuş, ne hikmetse nice başarısızlarda başarılı olmuştur.

Okul sorumluluğunu taşımak bizim ülkemizde maalesef yeterli değil. Hep sistemden kaynaklı dershane, etüt, özel ders takviyeli ekstra eğitimler alınıyor. Çünkü başka türlü yarıştırılamaz öğrenciler. Öğrenciler sınava tabi tutulurken ders veren hocalarda kendi aralarında yarışıyor. Tamamen maddi olarak; %100 TEOG başarısı adı altında köşe olan hocalarımız var.

Çocuklarımız okula, okul başarı puanı için yani not için gider oldu.

Okullarda çocuklarımızın konuşması ve kendini ifade etmesi bile yasak.

Ülkemizde düşük kapasiteli öğrencinin olmasının ana sebebi düşük kapasiteli öğretmenlerin var oluşudur. Öğretme kalitesi yüksek öğretmenlerde maalesef özel okullar tarafından transfer edilir oldu.

Ağır ve karmakarışık bir müfredatla savaşan öğrencilerimizin en büyük sıkıntısı dersleri anlamamak ve konuları birbirine karıştırmaktır.

Tüm bunların önündeki engeller kalkmadıkça hiçbir şekilde yol kat edemeyiz.

Sadece adı değişik yeni sınavlarla karşı karşıya kalır oldu, gül kokulu çocuklarımız.

Onları her sene sistem solduruyor.

Onları mutsuz ediyor.

Tüm bu mutsuzlukları ve geçmişin kalıntılarını silecek mutlu çocukların olduğu bir sistem hayal ediyorum. Çok mu bir şey istiyorum? 

Okuduğum bir makalede geçmişin üzerine çekilen süngerle ilgili Taksim anlatılırken bir delinin “Çocukları devletin uzanamayacağı yerde saklayınız” ifadeleri, çocukların bile siyasetin malzemesi haline geldiği gerçeğini anlatıyor.

Sınavsız gidilebilecek tek okul sıbyan mektebi. O okuldan sonra gidilecek tek okulda imam-hatipler. Eğitim işte bugünlerde budur.

 

 

 

 

 

  

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.