• BIST 82.185
  • Altın 147,989
  • Dolar 3,8274
  • Euro 4,0748
  • Trabzon 6 °C

Sıradaki idam!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

“İmkânsız, bir gerçeklik değil, bir görüştür. İmkânsız bir iddia değil, meydan okumaktır. İmkânsız potansiyeldir. Geçicidir. İmkânsız yoktur.”

                                                          Muhammed Ali

 

Trabzonspor bir sevdadır. Bir şarkıdır. Hasrettir. Özlemdir. Sabretmektir bazen de hüzündür.

Trabzon şehrinin gururudur Trabzonspor.

Üzerinde oynanan bir sürü oyuna karşı bile tek başına mücadele eden, baronları ve güçlü temsilcileri olmamasına rağmen hep tek olmayı başarmış bir başarı hikâyesidir. Hakemlerin maçı alsın diye boşa düdük çaldığı bir takım hiç olmadı. İte, kalka hiç şampiyon olmadı, olamadı. Çünkü o gururludur. Acaba futbolda gurur mutsuzluk mu getiriyor?

Trabzonspor’dan kimler geldi kimler geçti. Bu isimler Trabzonspor’da kâh başarılı oldu, kâh başarısız oldu.

Sürekli eleştiri oklarına hedef olan Trabzonspor en çok da İstanbul basınından ve Fenerbahçelilerden çekti. Ama hiç yılmadı hep ayakta kalmayı başardı.Çünkü o zorlukları bilen ve yaşayandır. O Karadenizlidir. Zorluklar onu mutlaka bir gün beklediği şampiyonluğa taşıyacaktır. 

Küçücük şehrin kocaman yürekli Trabzonspor’u şehrin direği ve insanlarını sarıp sarmalayan bir koca yürekli baba gibidir. Her Trabzonlu Trabzonsporludur. Öyle başka şehirlerin futbol takımlarına destek vererek şehrine köstek olmaz. Ölene kadar Trabzonlu kalır.   

Bazen kırılan taraftar onu yalnız bıraksa da o yine de yılmadan savaştı.

10 Lira verip maça gitmeyen, dergi aboneliği olmayan, kulübe üye olmayan taraftar kitlesi ise; Trabzonspor’a hep büyük sıkıntı yaşattı. Bu sözde taraftar dediğimiz kitle Trabzonspor’un sahibiymiş gibi mangalda kül bırakmayacak şekilde konuştu, yorumladı ve can acıttı. Aslında hiç konuşmaması gerekenler onlarken en çok bağıran da onlar oldu… Hep başarı isterken hiç el vermeyen, olumsuzluklarda ise gözükmeyenler; Destek yerine hep köstek olanlardır…

Hani bir fıkra vardır Roosevelt, Stalin ve Hitler’e bir havuz dolusu balığı nasıl öldürürsünüz demişler. Hitler silahla havuzu taramış ama nafile. Stalin’de tüfekle balıkları tarayıp öldürmeye çalışmış ama o da nafile. En son Roosevelt piposunun deliğinden yavaş yavaş havuzda ki suyu boşaltmaya başlamış. Su azaldıkça balıklar ölecekti. Uzun vadeli ama sonuçta başarı gelecekti.

Biz Türklerin tez canlılığı ve sabırsızlığı başarı denilen olguyu yakalamamıza hep engel olmuştur. Umut ederek, etraftaki tüm olumsuzluklara katlanarak ve bir derviş gibi sabır göstererek sonuca ulaşmak başarıyı da beraberinde getirir.

Sabır konusunda yani kendi kendine yetme konusunda Hami Mandıralı Hocayı tebrik ediyorum. Göstermiş olduğu çaba takdir-e şayandır. Şimdilik her şey yolunda gidiyor gibi. Nazar değmez inşallah.

Hami yıllarca Trabzonspor’da bordo-mavi formasını sırtlayarak başarılara imza attı. Çalışkan yapısı ve sanırım işin içinde biraz da hırs faktörü olunca bugün güzel başarılara imza atıyor. Üstelik de ailesinden uzakta. Çocuklarına, eşine hasret ve özlemle.

Hami Mandıralı tıpkı bir sosyal sorumluluk projesinde gönlünü veren gönüllüler gibi çabalıyor. Umarım karşılığı dilediği gibi olur. Şimdilik hiçbir menfaat gözetmeden her şey Trabzonspor’un ismi ve geleceği için. Çünkü o, Trabzonspor’a ve renklerine gönlünü daha çocuk yaşlarda yağmur, çamur, yaz, kış demeden çamur sahada ya da boş bir arsada top koştururken verdi. Tıpkı bir aşık gibi; Mecnun gibi, Kerem gibi. Ne yaparsa yapsın, ne olursa olsun Trabzonspor’u bitmek tükenmek bilmeyen bir sevda ile sevdi. Trabzonspor yönetimi de umarım Hami’yi bu vasıflarıyla değerlendirir. Umarım birkaç ay sonra sırada ki idamlık diye Hami’yi fişlemez.

Taraftarın gönlünde hep bir yeri oldu. Yeri geldi ipler koptu, dengeler altüst oldu. Yeri geldi hakarete uğradı, isyan etti. Ama cefa çektiği günlerde bile susmayı bildi. Ve bu özelliği onu kral yaptı. Samimi, içten ve açık yürekli olmayı başaran Hami bugün zor bir sınav veriyor. Verdiği sınavın adı itibar sınavı…

Taraftarın güvenini şimdilik alan Hami’yi önümüzde ki günler, bakalım hatırı sayılır yarınlara, prestijini ve kredisini koruyacak günlere taşıyacak mı? Adı üstünde bağlandığı renklere desteğini sonuna kadar veren kişiye taraftar diyoruz. Bu yüzden de kim olursa olsun renklere zarar vereni asla affetmez. Antrenörü başta yapan ayakta yapan taraftarın ta kendisidir.

Şimdilik başarılı olduğun için mutlu gibi gözüküyorsun. Tıpkı Osho’nun dediği gibi “ Bir gün başarılı bir gün başarısız olacaksın. Bir gün zirvede bir gün dipte olacaksın.” İşte bu dönemde farkındalığını unutma ki tamamen dibe çökme. Hayatta en büyük keyif sanırım başkasının başaramazsın, dediği bir şeyi başarabilmektir. Hami son dönem Trabzonspor’un kurtarıcısı ve kahramanı olmuştur.  Her ne kadar Trabzonspor hak ettiği yerde olmasa da Trabzonspor için nefes olanlar, umut vaat edenlerdir.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.