• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Trabzon 24 °C

ŞİŞKO KENAN!

ŞİŞKO KENAN!
Dün gazetede ağır misafirlerimiz vardı.

Sinan Öztürk Almanya’dan, Hayri Köklü İstanbul’dan… Ganitalı Nuri, Selim Pastanesinden dondurma getirdi.  Önce tarihten girdik sonra 12 Eylül’e geldik. O sırada Fatma Yavuz odaya girdi. “Maçka’da kırılıyrık siz büroda keyif yapıyorsunuz” dedi.  Maçka’nın aslında suyu iyidir son dönemlerde demek ki biraz havası kaçtı!

Önce Sinan’ı yolcu ettik ardından Fatma gitti. Hayri ile baş başa kaldık. Hayri, Trabzon İktisadi İlimler Akademisini bitirdikten sonra gazeteciliğe başladı. Trabzon, Erzurum, Antalya, Adana, Van derken İstanbul’a demir attı. Milliyet, Hürriyet, Sabah’ta çalıştı ve Yeniçağ’da demir attı. Şu anda bu gazetenin genel yayın yönetmeni.  Hayri ile dostluğumuz, arkadaşlığımız Tercüman Trabzon bürosunda başlamıştı.  Hayri ile sohbete devam ederken yazı işlerinden Abdullah, ‘Abi yazıyı bekliyorum’ diye seslendi.

Saat de 6’ya yaklaştı. Ne yazayım derken Hayri, “Abi, bayramlık bir nostalji yap” dedi. Nostalji yapmasına yapacağız da zaman daraldı. O esnada Turgay Beşyıldız’ın ‘Şişko Kenan’ yazısı aklıma geldi. Turgay’ı aradım. ‘Şişko Kenan’ yazısını atar mısın’ dedim. Turgay’ın Trabzon’a bir dönemler damgasını vurmuş isimlerle ilgili güzel yazılar var. ‘Şişko Kenan’ da bunlardan biri.

***

İşte Turgay’ın ‘Ortahisar Yanay’ söylemi ile Trabzon’da iz bırakan, ‘Şişko Kenan’ı anlatan yazısı;

‘Trabzon’un sokak efendilerindendi.

Delikanlılığımızda duyar, görürdük “ Ortahisar yanayyy Kenan”  deyince ona, bunu söyleyene direkt küfür ederdi.

Halbuki hep merak etmişimdir, kendisi Trabzon’un Bahçecik Mahallesi yokuşunda oturuyor. Ortahisar mahallesi için “yanıyor” diyene niye küfür ederdi?

Sonra anladım ki evine çok yakın olan Bahçecik değil, Ortahisar’dı.

Arada bir cadde vardı.

O zamanki kesme taşlı cadde ve dar sokaklarımızın en şişmanıydı.

Üstünde elde dikme, bol bir eski gömlek ve pantolon.

Belden sıkı sıkı bağlanmış bir kemer, kafada solmuş bir namaz takkesi

Ağır ağır ve kısa kısa yürürdü yolda.

Vücut  140 kilo, boyda kısa olunca onu bu sokaklarda tanımayan neredeyse yoktu.

                                                      *

Bahçecik rampasına doğru gidince, sağda Gazipaşa İlk öğretim okulu vardı .

Onun tam karşısındaki dar bir arada otururdu. Anacığı ona ve kendisinden daha fazla vücudu rahatsız olup evden dışarı çıkamayan biri kız, diğer erkek yetişkin kardeşlerine bakardı.

Yanlış hatırlamıyorsam, kendisinden daha fazla rahatsız bir vücuda sahip olan 2 kardeşinden erkeğin adı Yalçın’dı.

Sağlıklı bir ablası Almanya’dan emekliydi. Bir ağabeyi de vardı, Metin...

O da Trabzon Belediyesi’nde elektrikçiydi.

Kenan 5 kardeşti. Babalarını daha önce kaybetmiş, ardından tüm kardeşleri de belirli yıl aralıklarıyla vefat etmişti.

Evde sadece ona bakan annesi ve kendi kalmıştı.

                                                      *

5ced0b45-dab0-4457-acfb-5a863188be50.png

Her sabah evden çıkar dolmuşlara el atardı. Ama o zamanki dolmuşlar minibüs değil, taksi modeliydi.

Taksilere binmesi ve inmesi, en az 10 dakika aldığı için dolmuşçular genelde onu arabaya almaz, görmezden gelirdi.

Kenan’ın saçsız, sakalsız, bıyıksız, pembe yanaklı, parlak ve yuvarlak yüzü, kilosu olmasına rağmen yaşını göstermezdi. Genelde evine 300 metre mesafede olan Ortahisar Camisi, ayrıca uzun sokak girişindeki Konak camisinin önleri meskeniydi.

Namaz kılmasını bilmese de, cemaatin en arka sırasında sandalye oturur, kılar gibi yapıp namaz kılmaya çalışmasını dün gibi hatırlıyor, saygıyla selamlıyorum. En azından birileri gibi namaz kılarken, kafasında ayağını kaydırma hesabı yapmazdı.

Rastladığı ya da duyduğu cenazelere katılır. Tanımasa da çaktırmadan ölen kişinin adını ve yaşını, sahiplerini öğrenir, cenazenin başında 40 yıllık tanıdığı, dostuymuş gibi, meftayı ismiyle ağlardı.

Ben bu davranışı asla çok görmüyorum. Okul, mektep, medrese görmemiş idi. 140 kilo vücut ve ekmek getirmesi gereken bir insandı, oda harçlığını evin iaşesini böyle sağlıyordu.

Ne hırsızlık yapıyor, ne başkasının malını çalıyor nede komşusunun tavuğuna göz dikiyordu

Onun adı nam-ı diğer Şişko Kenan’dı.

                                                     *

O cüsseli kalıbına rağmen sesi çok ince, çocuk sesi gibiydi. Ezberi çok iyiydi. Sakat yerlerden yürürken bastığı yer sallanırdı. Kızdı mı karşısındakine en büyük küfrü tek kelimeydi “Si...yim.”

Özellikle 1980 ve 1990’lı yıllarda Ortahisar esnafının bir kısmı onu da sevdikleri için Kenan’a çok takılırdı. Bir defasında otururken bir iskemlede, arkadan gelip kafasından aşağıya bir kova buz gibi suyu dökmüşlerdi. Kenan yerinden kalkana, dönene kadar zaten etrafta kimse kalmamıştı. Ölene kadar da kafasından aşağıya kim bir kova buz gibi suyu döküp, onu sırılsıklam etti, hiç öğrenememişti.

Demli çay ile sigara tüttürmeyi çok severdi.

En çok hoşuna giden şey de, karşısındakinin bir elini kendi iki elinin avuçları içine alıp, ovuştur ona parmak masajı yapar, onunla muhabbet ederdi. Ardından da bahşiş beklerdi.

Bozuk para biriktirmeye çok hastaydı. Karanlıktan çok korkardı. Haliyle tabi müzmin bekardı karanlık basmadan da eve gitmeye çalışırdı.

Gün içinde topladığı bozuk paraları, mahallesindeki kapı komşusu bakkal Nedim’e bırakırdı. Sadece ona güvenirdi. Nedim paraları sayar miktarını söyler ve Kenan’a teslim ederdi.

Meydan civarından eve giderken, Bit pazarından bir şeyler alır ve evine hep eli kolu dolu giderdi.

Bir özelliği de, her nedense  kendisine kağıt 50 lira ver almazdı ama 20 lira uzat alırdı. Niye bilmem!..

                                                     *

1983 yılıydı, ihtilalden sonra. O zamanki iki tane günlük yayınlanan bölge gazetesinden biri olan Kuzey Haber'de muhabirdim. Aynı zamanda  İdmanocağı’nda  amatör futbol oynadığımız dönemdi. Bir takım arkadaşımla akşam üstüne doğru Trabzon PTT binasının önünden geçerken, Kenan’ı elinde bir poşet ve bastonuyla dolmuş taksi beklerken gördük.

Etraf sakindi, ne araba, ne insan… Arkadan sessizle yaklaşıp kafasındaki kepi alıp önüne geçtik ve kepi  yere atıp gülerek çiğnemeye başladık. Delikanlılık cahilliği işte. Ne anamız kaldı, ne babamız. O tek kelimelik meşhur küfrünü peş peşe kızdığı için kızaran bi suratla, bize sıralamaya başladı..

Belki duymayanlarınız vardır.  Aynı mahalleden arkadaşı hep kavga edip durduğu, kendisini görünce rahat bırakmayan Bayram Ali’de,  bir kaç yıl önce Çamlık’taki huzur evinde vefat etmişti. Umarım o tarafta buluşmuşlardır ama dilerim, Bayram Ali yine Şişko Kenan’a takılmıyordur.

Şişko Kenan, vefat ettiğinde cenazesini tabuta koymak ve taşımakta biraz sıkıntılı olduysa da, geride kendisinden sonra vefat eden annesini yalnız bırakması, en çok anasına ve komşularına dokundu.

***

Bahçecik mezarlığına defnedildiğinde 64-65 yaşlarındaydı.

Bu Trabzon’un sevimli zararsız sokak efendilerinden biri olan Şişko Kenan’dan, bu saatten sonra nasıl helallik alırız bilmem ama bir gerçek var ki; ona hayatta iken takıldıysanız ve kızdırdıysanız, tanıyanlara hatırlattığım kendisini rahmetle anmanız bile, Şişko Kenan’ın o koca yufka yüreğinin bizleri affetmesine sanırım vesile olacaktır.

Öyle değil mi?

Bahçecik’te oturup ta, Ortahisar mahallesinin yanma ihtimaline bile, uyuz olan adam!..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sadık Albayrak da sessiz gelirdi!17 Ağustos 2019 Cumartesi 11:21
  • Ustaoğlu, Atal ve Öztürk!16 Ağustos 2019 Cuma 10:52
  • Azer Benli’nin Telefonu!15 Ağustos 2019 Perşembe 12:14
  • Trabzon’dan bir Kolçak geçti!14 Ağustos 2019 Çarşamba 14:19
  • Sağında Karanis solunda İskender!13 Ağustos 2019 Salı 11:38
  • Berbat Süleyman!12 Ağustos 2019 Pazartesi 12:25
  • Godik Ömer!11 Ağustos 2019 Pazar 10:41
  • ŞİŞKO KENAN!10 Ağustos 2019 Cumartesi 12:13
  • Avrupalıların Uğrak Yeri!09 Ağustos 2019 Cuma 10:20
  • Kendin pişir kendin ye!08 Ağustos 2019 Perşembe 10:45
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.