• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Trabzon 8 °C

Sivas’ın doğusuna gidebilmek!

Eray Altındaş

Sevgili okurlar geride kalan 13 yıllık AKP hükümetlerinden bu güne kadar muhalefet partileri için “Bunlar Sivas’tan öteye gidemezlerBunların oralarda ancak tabelaları bulunur” sözlerini duyduk… Ama bunları söyleyenler ne hikmetse ülkenin bütünlüğü ve huzuru için mitin yapacakları zaman hep akıllarına batı illeri gelir…

Dün de öyle oldu… Günler öncesinden hazırlıkları yapılan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katıldığı “ Teröre karşı tek ses” mitingi Ay yıldızlı bayraklarla donatılarak Sivas’ın doğusunda değil de İstanbul’da yapıldı!

Şu bir gerçek ki, PKK terörü ülkenin her yerinde can alıyor… Asker, polis, sivil demeden tuzaklar kuruyor ve masum insanları öldürüyor… Bombalara daha çok Sivas’ın doğusunda patlıyor… Terörde hayatını kaybedenlerin evlerine ateşler düşüyor, Türk’ün de, Kürt’ün de anası ve eşleri ağlıyor…

İstanbul’daki mitingden sonra zihnimi bir takım sorular kemirip durdu… İçimizi yakan, ruhumuzu  sıkan, bizleri gözyaşlarına boğan terörü kınama mitingi,  İstanbul’da değil de Diyarbakır’da  yapılması çok mu zordu?.. Daha doğrusu silahların hiç susmadığı, sokağa  çıkma yasaklarının konulduğu Cizre’de, Şırnak’ta veya Hakkari’de neden  yapılmadı?..

Terör olaylarını kınamak hep birlikte slogan atıp tepki göstermek güzel… Ancak “Teröre karşı tek ses”  mitingi Sivas’ın ötesine geçilip de yapılmış olsaydı adına uygun düşerdi… Böylece ülkenin bir yerini kurtarılmış bölge ilan etmeye kalkanlara da gerekli cevap verilmiş olurdu… Aynı zamanda da Türk- Kürt kardeşliğini tüm dünya görürdü ve “ Vatan bölünmez Şehitler ölmez” sloganı da daha anlamlı olurdu!

 

İşsizlik ve Nepotizm

Sevgili okurlar, Türkiye’yi yönetenler beş ayda bir sandık kurarak bu ülkenin asıl sorununu unutturmak istiyorlar. Unutturmak isteyenlere inat üşenmeyip sokağa çıkın ve önünüze ilk çıkana, “Türkiye’nin iki temel sorununu sıralayınız”  diye sorun.

Alacağınız cevapta  hiç kuşku yok ki,  birinci sırada  son günlerde iyice azıtan PKK terörü olacak.  İkincisi de işsizlik olacaktır…

***

Yakın akrabalarınızda tanıdıklarınızda, komşularınızda mutlaka üniversiteyi bitirmiş bir işsiz bulunuyordur… Anneler, babalar çocuğunun bir an önce düzenli, mutlu bir yaşama kavuşması için eşe dosta boyun bükerler…

Bu güzel ülkemizin merhametli ve iyi insanı da işsiz gence yardımcı olmak için ellerinden gelini yapmaya çalışır… Sağa-sola, hatırlarını kırmayacak iş adamlarına ricacı olurlar ama bu girişimlerden çoğu zaman beklenen sonuç çıkmaz ve işsiz kaderiyle baş başa kalır!

Türkiye’nin kanayan en büyük yarası olan işsizlik AKP döneminde azalacağına her gün biraz daha üstüne koyarak yıllardır artıyor!

Bu yükselişi biz demiyoruz… Devletin kurumu olan TÜİK yayınladığı raporunda işsizlikte gelinen ürkütücü tabloyu gözler önüne seriyor; %10.4!

Ne hikmetse muktedir bu realiteyi görmezden geliyor…

***

Geçen Ramazan Bayramında İstanbul’da yapımı devam eden üçüncü havalimanın şantiyesinde “Gençlerimiz iş beğenmiyor” diyerek, kapı kapı dolaşmaktan yorulan işsizlere bir darbede tepeden indiriyor…

Bunu söyleyen muktedirin çocuklarında, yakın akrabalarında işsizlik gibi bir dert bulunmadığından, mütevazı üç odalı evlerde yaşanların dramının ne kadar büyük olduğunu bilmesi mümkün değil.  Anlayacağınız tok açın halini anlamıyor…

Oysa bu gün üniversiteyi bitiren gençler, iki yıl ve ya dört yıl eğitim aldıkları mesleklerinin dışında avazları çıktığı kadar, “Ne iş olursa yaparım” diye bağırıyorlar. Ama kalın duvarlarla örülü saraylarda yaşayanlar duymuyor!

***

İşte size bir örnek….

Selçuk gıda mühendisi…

Okulu bitirip iş aramaktan yorulduktan yıllar sonra askere gidip gelmiş. Şimdiler de yine iş arıyor ve “ne iş olsa yaparım”  diyerek, kapısını çaldığı iş yerlerinden cevap bekliyor…

Yüz binlerce üniversiteli iş bulmakta zorlanırken, Meclisteki Bakan çocukları, vekil yakınları, devletin bir yerinde genel müdür, müdür tanıdığı olanların arzuları anında yerine geliyor. Deyim yerindeyse “torpilliler” okulu bitirdikten hemen sonra işi ayaklarında buluyorlar!

Geride kalan 13 yılda Bakan çocuklarını yatak odalarındaki para sayma makinelerini ve banka müdürünün evindeki ayakkabı kutularının içindeki dolarları ve euroları gördük. Bu günlerde buna bir yenisi daha eklendi. Devletin iki numarasının ağzından “Nepotizm” sözü döküldü… ( Yani yakınlarına ve akrabalarına kıyak)

Seçim arifesinde Nepotizm öyle boyutlara ulaşmış ki, Devletin bankasına damatlarını ve kızlarını yerleştiren Banka müdürünün yaptıkları ayyuka çıkmış.  Türkiye’yi erken seçime götüren Başbakan Ahmet Davutoğlu daha fazla dayanamadı, tıpkı geçmişte  sözde kalan “Hırsızlık yapan kardeşimiz bile olsa kolunu keseriz..!” türünden esip gürlemesini bu kez de Nepotizm yapanlar için tekrarladı.

***

Sevgili okurlar… Türkiye’de bazı gençler denize gemiler indiriyor. Bazı gençlerde iş için her gün kapıları aşındırıyor.  Bazı gençler de o sınav senin bu sınav benim ter döküyor…

Ankara’da dayısı olan gençler Nepotizm sayesinde koltuk ve mevki sahibi oluyor! Anlatabildik mi?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • MHP büyüyecekmiş!
  • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.