• BIST 100.021
  • Altın 280,466
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

SİYASALLAŞMA VE ADAM KAYIRMACILIK

Gökhan DİHKAN

Yönetimde siyasallaşma, yönetimdeki yozlaşmanın en önemli göstergelerinden biridir ve bu olgu daha çok bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak görülmektedir. Yönetimde siyasallaşma, kamu hizmetlerine giriş ve kamu görevlerine yapılan atamalarda siyasi faktörlerin birinci derecede rol oynamasıdır. Türk kamu personel rejiminin en önemli ilkeleri, liyakat, siyasi tarafsızlık olmasına rağmen uygulamada bu ilkeler göz ardı edilmektedir. Yönetimde siyasallaşma çeşitli yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Siyasi iktidarlar değiştiğinde, herhangi bir ilin ya da ilçenin belediye yönetimi başka bir siyasi partinin adayının seçilmesiyle el değiştirince kadrolarda kayırmacılık yaşanmakta, liyakat esas alınmamakta, siyasi tarafsızlık unutulmaktadır. Yeni seçilen siyasi partinin belediye başkanı ise belediye başkanlığını siyasi partisine mensup bir kurum haline dönüştürebilmektedir. Kurumlara, müdürlüklere yapılan atamalarda uzmanlık ve bilgi becerisi ikinci plana atılmakta, bundan daha çok iktidarla ya da ona aday bir partiyle ilişkiler ön plana çıkmaktadır. 
Hatta belediyeler bu minvalde yönetimdeki siyasallaşmayı kolaylaştırabilmek için, yeni kadrolar ve makamlar oluşturmak yoluna bile gidebilmektedirler.
Bu yönetimdeki siyasallaşma konusu belli bir siyasi partiye has bir durum da değildir. Türkiye'deki bütün siyasi partiler ve onların belediyelerdeki kadroları bu söz konusu yönetimde siyasallaşmanın en kötü örneklerini vermektedir. Bu aslında ülkemizdeki özelde de Trabzon'daki politik kültürle yakından ilişkili bir durum. Belli bir siyasi partinin belediye başkanı, seçildiğinde hemen etrafında kendisini iş arayan partililer grubuyla baş başa bulmaktadır. Başka çare bulamayan ve koltukta oturmanın bu yoldan geçtiğinin farkında olan belediye başkanları da bu tabloya çanak tutup liyakat esasını göz önünde bulundurmadan siyasi kayırmacılık yoluyla kadrolaşmaya gitmektedir. Buna ek olarak seçilen belediye başkanlarının ve onları seçen seçmenlerin politik kültürü yönetimde liyakatten ziyade sadakat ilkesine bağlı olmalarını çıplak bir gerçek olarak karşımıza çıkarmaktadır. Kayırmacılık da bu politik atmosferde had safhada olmaktadır. Kamu hizmetlerine girişte liyakat yerine tanıdık, dost, akraba, arkadaş, hemşeri ya da siyasi yakınlık gibi unsurlar birinci derecede rol oynamaktadır. Kayırmacılığın hakim olduğu bu atmosferde özellikle belediyelerde yapılan atamalar liyakat ilkesi göz önünde bulundurulmadan bir formaliteden öteye geçmemektedir. Bu durum kamusal hizmetlerin dağıtımında da kendini göstermektedir. Bu dağıtımda ihtiyaç ve yerindelik ilkeleri yerine oy, partiye destek, hemşericilik, ya da ideolojik yakınlık gibi faktörler rol oynamaktadır.
Bütün bunlar ışığında şunu söyleyebiliriz. Trabzon’da önümüzdeki yerel seçimlerde hangi siyasi partiden seçilirse seçilsin belediye başkanları bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yönetimde siyasallaşmanın ve kayırmacılığın en çirkin örneklerini vermekten geri durmayacaklardır. Biz seçmenler de yozlaşmışlığımızın farkında olarak ya da olmayarak yeni seçilen belediye başkanlarından kadro, iş, atama bekleyerek başkanları yönetimde siyasallaşmaya ve adam kayırmacılığa zorlayacağız. Çift taraflı bir kirlenmişlik bu... Bu vakitten sonra da düzelmeyeceği kanaatini taşıyoruz.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.