• BIST 96.378
  • Altın 144,129
  • Dolar 3,5608
  • Euro 4,0061
  • Trabzon 15 °C

SİZ SADECE KADINA DOKUNDUNUZ!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

İnsan olabilmek üzerine şöyle bir bilgi versem ne dersiniz?
Bu tamamen bana ait bir İstatistiki bilgi:
İnsan olabilmemizin % 50’si kalıtsal; %20’si yaşam şartları iken geri kalan % 30’u ise eğitimdir. Ne dersiniz?
Aslında hayatımıza ödediğimiz bedeldir insanlığımız.
Hani bir söz vardır; “Bazen insan kalabalığın içinde yok olur. Bazen de yalnızlığın içinde kalabalıklaşır.”
Bugün kalabalıklar içinde kendine yer edinen ve misyonu olup kadını yerden yere vuranlara ama aslında yok olup gitmeyi hak edenlere sesleneceğim.
Kadına hakaret edenlerin nasıl bir psikolojide yetiştiği benim için çok önemli bir başlık.
Annesi el bebek gül bebek yetiştirdiği erkek evladına kadına saygıyı öğretmeyince. Sonrasında da yeryüzünde kadın olarak sadece anasını tanıyan diğer kadınları aşağılayan bir güruh çıkıyor karşımıza.
Biz neden böyle kadın düşmanı bir toplum olduk?
Siz erkekler neden kadının ruhunu hiç dinlemediniz ki?
Siz sadece kadına dokundunuz.
Şiddetle.
Sözle.
Hakaretle.
Dayakla.
Tecavüz ederek.
Hatta onu öldürerek, sessiz bıraktınız.
Kadınlar yaşam içerisinde kendilerini korumak için erkekler karşısında sürekli mücadele etmek zorundadır.
Toplumsal açıdan güçlü olan erkek ise sürekli kadına eziyet edendir. Sözüm meclisten dışarı.
Biz kadınların sürekli yazdığım gibi bu fiziksel olarak güçlü olan erkekler karşısında beraber hareket etmemiz gerekiyor. Ama nedense bunu bir türlü başaramıyoruz; Neden ortada. Sebep kadının kadına olan düşmanlığı ve kıskançlığıdır.
Erkeklerin namus altında yarattıkları başlığa bir yenisi de Trabzon eski Basketbol Takım Yöneticisinden geldi.
Sayın Yöneticimiz Televizyon programcısı, Sunucusu ve Danışman olan bir kadına hakaret etti. Hem de ağza alınmayacak hatta yazılmayacak kadar çirkin kelimelerle.
Birilerini savunup bir kadına hakaret etmek sizin işiniz midir Sayın Yönetici?
Kadın susmalı mı?
Boyun mu eğmeli?
Siz ne istiyorsunuz kadınlardan?
Kadın yazarın yazdıklarını bir erkek yazmış olsaydı karşılık olarak yazdıklarınızın aynılarını yazabilecek miydiniz acaba?
Şimdi siz kazanmış, kadın kaybetmiş mi oldu?
Ne oldu?
Bir kadında bir erkek gibi istediği konuda istediğini yazma özgürlüğüne sahiptir?
Basketbol takımında uğraşacak önemli işleriniz yok muydu?
Nedir bir kadınla alıp-veremediğiniz? Nedir kadına olan öfkeniz?
Keşke öfkenizi bir yöneticiye yakışır bir biçimde yani olumlu yönlendirebilseydiniz.
İstifa edince söylediklerinizi pişmanlık diye mi algılayacağız? Ya da söyledikleriniz aklanmış mı oluyor?
Nedir bu kadınların Trabzonlu bazı yöneticilerden çektiği?
Kadının da bir beyni ve ruhu olduğunu kabullenemeyen bazı erkeklere Oscar Wilde’in bir sözü ile cevap vermek isterim.
“Yüzünde hüzün ve gözyaşı olan kadın, sırrı olmayan bir sfenkstir.”
Bazılarınız kadını laiklik ilkesi ile bir türlü bağdaştıramadınız. Yine bazılarınız kadını Pakistan, Afganistan, İran ya da Suudi Arabistan’daki gibi sadece geleneksel değerler ve ekonomik değerler yüzünden erkeğe bağımlı yaşamasını istediniz, konuşmasını istemediniz. Hatta bir suç işlendiğinde ise işkence ile öldürülmesini isteyecek kadar kadın düşmanları oldunuz.
Trabzon unutma senin anan, bacın, kardeşin çivit mavili örtüleriyle erkeğinin yanında yer almış mis kokulu, elleri nasır tutmuş bir Anadolu kadınıdır. Kadını herkesten çok sen sahiplenmelisin. Kadına uzanan dili gerektiğinde sen susturmalısın.
Sen Bedri Rahmi’nin kalbinin attığı coğrafyasın. Ve Bedri Rahmi kadına yönelik der ki;
“Karam, kaşı karam, gözü karam, bahtı karam.
Sensiz bana canım dünya haram olsun.”
Aynı zamanda Eyüboğlu için kadın “gökte ararken yerde bulduğudur.”

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.