• BIST 108.489
  • Altın 151,356
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3266
  • Trabzon 18 °C

Sizin hiç babanız öldü mü?

Prof. Kemal Üçüncü

Analar, babalar, eşler, evlatlar, ağbiler bağrı yanıklar her ne derseler haklıdırlar, kabulümüzdür, sövseler bile.! Hariçten gazel okumak kolay!

Acıları yarıştırmak doğru değildir. Yarbay Mehmet Alkan’ın çıkışı bağrı yanan bir ağabeyin isyanıdır, böylece değerlendirmek lazım. Ne eksik ne fazla!

 Hocalara, mülki amirlere, belediye başkanlarına, politikacılara, gazetecilere, futbolculara zaman zaman cemiyet söver.

Duymayız, duymamamız gerekir, duyarsak katliam yapmamız gerekir bu anlayışa göre.

Doğrudur yanlıştır ayrı bir şey ama durum budur.

Hatta deyim halini almıştır “Gıyabında padişahın a…na” söverler diye.

Mesleğimizden biliriz, zayıf alınca, verdiğimiz konularda talebe zorlanınca bize söverler, sonra akl-ı selimle düşününce doğruyu bulurlar ve hoca öğrenci ilişkisi çok uzun yıllar devam eder.

Kendimizden biliriz, bizim de yapmışlığımız vardır.

Siz de öylesiniz.

Ama inkar ediyorsunuz. Bir kere olsun, kendinize, vicdanınıza itiraf edin rahatlayın.

Korkmayın! bir defayla hemen yerinden kopmuyor.

Biraz itidalli, sağduyulu olun.

Hatırlarım Maçka Çatak heyelanında [24.06.1988] millet acısından sövüyor, TBMM  Başkanı Mustafa Kalemli olay yerinde. Güvenlik güçleri sövenleri engelliyor. Kalemli müdahale ediyor, “adamları bırakın acıları var rahatlasınlar” diyor, devlet adamlığı budur.

Biraz olgun olun.

Atatürk’e hakaret eden köylü

Atatürk’e hakaretten sanık bir köylü hakkında kovuşturma yapılıyordu. Durumu Atatürk’e bildirdiler.

- Mahkemeye veriyoruz, dediler, size küfür etmiş.

Atatürk sordu.

- Ben ne yapmışım ona?

Soruşturma evrakını inceleyenler açıkladılar:

- Gazete kağıdı ile sardığı sigarayı yakarken kağıt tutuşmuş da ondan.

Bunu söyleyen o zamanın bakanlarından biridir. Bakana şu soruyu yöneltmiş:

- Siz hiç gazete kağıdı ile sigara içtiniz mi?

- Hayır...

- Ben Trablus’ta iken içmiştim. Pek berbat şeydir. Köylü gene bana az küfretmiş. Siz bunun için mahkemeye vereceğiniz yerde, ona insan gibi sigara içmeyi sağlayınız.

Cemal Süreyya’nın bu şiiri ile belki “olmayan nobran vicdanlara” dokunma imkanı buluruz:

Sizin hiç babanız öldü mü?

Benim bir kere öldü kör oldum

Yıkadılar aldılar götürdüler

Babamdan ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç hamama gittiniz mi?

Ben gittim lambanın biri söndü

Gözümün biri söndü kör oldum

Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak

Şöylelemesine maviydi kör oldum

Taşlara gelince hamam taşlarına

Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi

Taşlarda yüzümün yarısını gördüm

Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü

Yüzümden ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.