• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C

Son umut Cindoruk!

Son umut Cindoruk!

Dün İstanbul ve Ankara başta olmak üzere yurdun değişik bölgelerinden çok sayıda okur ve tanıdık aradı.

Arayanların hemen hepsi,‘Demokrat Parti’yi Cindoruk’ toparlar başlıklı yazımızdan ötürü bizi kutladı.

Avukat Ali Kolçak, ‘Süleyman Soylu, Gaziosmanpaşa ilçe başkanı iken ben de Beşiktaş ilçe başkanı idim. Bizi görevden aldılar. Tansu Çiller ve Celal Adan İstanbul teşkilatını tamamen değiştirdi. DYP İstanbul’da dibe vurdu. Hüsamettin Cindoruk’un Demokrat Parti Genel Başkanlığına seçilmesi, merkez sağdaki boşluğun doldurulması demektir. Cindoruk ile birlikte merkez sağ ve soldaki çok sayıda isim DP çatısı altında yer alacaktır’ dedi.

Avukat Ali Kolçak, Trabzon merkez Kisarna köyünden, bizim de yakınımız olur.

Kolçaklar, Kisarna’daki arazilerini, evlerini yıllar önce satıp İstanbul’a yerleşmişlerdi.

Ancak yine de köyde hısım ve akrabaları var.

Avukat Ali Kolçak’ın babası rahmetli Kemal Kolçak ve kardeşleri 1940’lı 50’li yıllarda Trabzon-Erzurum arasında nakliye yaparlardı. Kolçaklar Trabzon’un ilk nakliyecilerindendiler. 1950’li yıllarda Kars’a göçtüler, 1960’larda da İstanbul’a!

Avukat Ali Kolçak, Hüsamettin Cindoruk’un ekibinde eski yeni çok sayıda siyasetçinin yanı sıra akademisyenlerin de bulunduğunu söyledi. Kolçak, Süheyl Batum’un da Cindoruk’un ekibinde yer aldığı kaydetti.

 

Çıkış projesidir

Akşam saatlerinde eski milletvekili ve bakanlardan Eyüp Aşık ile görüştük.

Aşık’ın şu cümlesi gerçekten çok ilginç;

‘Hüsamettin Cindoruk’un çıkışı, yandaş medyada büyük korku yarattı. Korku yaratan hareket bizim için makbul bir harekettir’

Hüsamettin Cindoruk’un DP genel başkanlığına aday olması, yandaş medya olarak nitelendirilen gazete ve TV’leri gerçekten harekete geçirdi.

Hüsamettin Cindoruk’a yönelik eleştiriler, karalama ve yıpratma kampanyasının ardı arkası kesilmiyor.

Eyüp Aşık’a, DP’nin büyük kongre delegelerini Süleyman Soylu ve ekibinin belirlediğini bu şartlarda Hüsamettin Cindoruk’un seçilip seçilemeyeceğini sordum.

‘Hasan kardeşim Demokrat Parti dibe vurmuş. Yerel seçimde yüzde 4 oy almış. Taban yapmış. Bu partinin Süleyman Soylu ile ayağa kalkmayacağı belli olmuş. Sen partili olsan ve sizi de Soylu’nun ekibi delege yapsa, bu şartlarda ne yaparsın. Hüsamettin Cindoruk olayı, merkez sağda bir çıkış projesidir. Bu proje iki üç kademeli bir projedir. AKP’nin fikriyatı, icraatı, yönetim kadrosu milli görüş eksenindedir. AKP’ye merkezde veya merkez sağ ile merkez solda bir parti diyebilir miyiz? AKP sözcülerinin veya başbakanın söylemi ile bu iş olmaz. İcraat ve düşünce ortada! Hüsamettin Cindoruk’un çıkışı, bu nedenle AKP’yi korkutmaktadır. Merkezde, merkez sağda ve solda AKP’ye giden oylar yarın Hüsamettin Cindoruk’un liderliğini yaptığı partiye gidecektir. Burada şunu belirteyim Hüsamettin beyin yerine yarın bir başkası da gelebilir. Burada önemli olan, merkez sağ ve soldan AKP’ye ve diğer partilere giden oyları toparlamaktır. Bu görevi bugün bir ağabey, bir toparlayıcı olarak en iyi kim yapabilir? Ortak görüş Hüsamettin Cindoruk’tu. Cindoruk’un aday oluşunun nedeni de budur’.

Eyüp Aşık, eski siyasilerin büyük çoğunluğunun Hüsamettin Cindoruk etrafında birleştiklerini belirterek ‘Hüsamettin beye destek verenlerin aslında kişisel beklentileri de yok. Herkesin beklentisi ve arzusu merkezde güçlü, sağlam ve yarın iktidara gelebilecek bir partinin olmasıdır’ diyor.

Hüsamettin Cindoruk, görünen o ki; Cumartesi günü Demokrat Parti genel başkanı olacak.

Cindoruk’un genel başkan olması ile birlikte siyaset renklenecek ve büyük bir ihtimalle taşlar yerine yerleşecek!

 

‘Namaz kılmak suç mudur?’

 

AKP milletvekili aday adaylarından Doktor İzzet Hacıömeroğlu aradı.

Dr. Hacıömeroğlu, önce bize sitem etti ve ‘Hasan bey, eskiden uğrardınız. Şimdi ne uğruyorsunuz ne de arıyorsunuz’ dedi.

Dr. İzzet Hacıömeroğlu’nun Suluhan’ın 4. katındaki laboratuarında üç-beş kez tahlil yaptırmıştım.

-‘Sayın doktor, haklısın. En kısa zamanda geleceğim. Hayırdır siz de son aylarda pek aramadınız.’ dedim.

‘Dünkü yazınız için aradım’ diyen Dr. Hacıömeroğlu şunları söyledi;

‘Hasan bey, Ahi Evren Hastanesi Başhekimliğine namazında niyazında doktor atanacak, diye yazdınız. Namaz kılmak suç mudur? Belli görüşteki doktorların göreve getirilmesini eleştirebilirsiniz. Ancak, o konuda da yanılıyorsunuz. Belli görüş ne demek? Sizin görüş ölçme cihazınız mı var?’

-‘Sayın Doktor Sağlık teşkilatındaki kadrolaşmayı aktarmaya çalıştık. Namaz kılmak, hacca gitmek, oruç tutmak, zekat vermek, Kelime-i Şehadet getirmek suç olur mu? Biz, namaz kılanları, oruç tutanları suçlamıyoruz. O kadar da ahmak değiliz. Bizim anlatmak istediklerimizi sizde anlıyorsunuz. Trabzon’daki sağlık kuruluşlarındaki birim amirleri, yardımcıları belli görüşten değil mi?’

‘Numune Hastanesi Başhekimliğine Dr. Mustafa Aydoğdu getirilmedi mi? Fatih Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Atilla Yılmaz hangi görüştendi?’

‘Sayın doktorum, Mustafa Aydoğdu olayını sen benden daha iyi biliyorsun. Dr. Aydoğdu şu anda Karadeniz Hastanesi’nde Numune’den nasıl uzaklaştırıldığını istersen kendisinden dinleyelim. Dr. Atilla Yılmaz’ın, neden görevden alındığını sen daha iyi biliyorsun. Sayın Hacıömeroğlu, tekrar edeyim bizim namaz kılanla kılmayanla bir işimiz olmaz.’

Hacıömeroğlu ve belirli kesim yazılarımıza tepki gösterse de; Sağlık teşkilatındaki kadrolaşma tam gaz devam ediyor.

Sağlık teşkilatlarındaki bu kadrolaşma doğru mu?

Şimdi bizim Dr. Şafak Sünbül, hangi özelliklerinden ve mesleki bilgisinden ötürü önce Trabzon Sağlık Müdürlüğüne sonra bölge koordinatörlüğüne getirildi?

Sağlık Müdürlüğündeki atamalar ortada!

Hastane başhekimliklerine getirilen doktorların siyasi görüşleri belli!

Trabzon’da yüzlerce uzman doktor olmasına rağmen, Sağlık Bakanlığı nokta atış yaparak doktorlar tarafından yağlı kadrolar ve makamlar olarak nitelendirilen başhekimliklere belli görüşteki doktorları getiriyor.

Bizde bu atamaları eleştiriyoruz!

Doktorlar mezun olurken Hipokrat yemini ederler.

Gerçi çoğu meslekte yemin vardır.

Ama doktorların yemini çok daha farklıdır.

 

Hipokrat yemini

Hipokrat ( M. Ö. 460-370 ) yaklaşık 2500 yıl önce tıbbın özellik arz eden bir sanat olduğu fikrini benimseyerek, bu sanatı yapacak olanları belli bir yemin etrafında birleştirmek ve sanatın kutsallığını ifade edebilmek amacı ile gelecek kuşak hekimlere bir metin miras bırakmıştır.

Hipokrat’ın miras bıraktığı metinin günümüzdeki hali şöyle;

"Tıp fakültesinden aldığım bu diplomanın bana kazandırdığı hak ve yetkileri kötüye kullanmayacağıma, hayatımı insanlık hizmetlerine adayacağıma, insan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime ve bilgilerimi insanlık aleyhine kullanmayacağıma, mesleğim dolayısıyla öğrendiğim sırları saklayacağıma hocalarıma ve meslektaşlarıma saygı göstereceğime, din, milliyet, cinsiyet, ırk ve parti farklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime mesleğimi dürüstlükle ve onurla yapacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."

Böyle bir kutsal yemini yapan bir hekimde, siyasi görüş aramak, bir hekimi ‘bizdendir, ondandır’ diye nitelendirmek ve belirli görevlere getirmek ne kadar doğrudur, etiktir.

Hastane başhekimliğine; yukarıdaki yemini yapan dinli veya dinsiz bir hekimi atama arasında, Allah aşkına söyleyin ne fark var?

Eğer fark var diyorsanız; yukarıdaki yemini yapmayacaksınız! O zaman yurt dışında farklı dinlere mensup hatta dinsiz doktorlara neden muayeneye, kontrole, ameliyata gidiyorsunuz.

Mesela; eski Maliye bakanımız Türkiye’de namazlı- niyazlı doktorlar dururken ABD’ye neden gitti?

Tekrar ediyorum; özellikle de Sağlık teşkilatında ayrımcılık yapmak, belirli görüşte olanları belirli makamlara atamak yanlıştır, günahtır, etik değildir!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.