• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 10 °C

Sosyal Güvenlikte Sıkıntılı Günler

Mustafa Güler

Yıllardır, ekonomide kara delik olan sosyal güvenlik, giderek artan sorunlarla karşı karşıya...

Özellikle 2009 yılında, oluşan tablo iç açıcı değil. Aktif-pasif oranı, keskin bir şekilde inmiş, sosyal güvenlik kapsamındaki nüfusta gerileme olmuş.SEVİMSİZ TABLOAktif sigortalılar dediğimiz prim ödeyen sigortalılar ile pasif sigortalılar dediğimiz Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan aylık alanlar arasındaki makas, giderek daralıyor.İdeal olanı 4 çalışana ya da 3 çalışana, 1 emekli düşmesidir. Bizde 2002'de 2.08 aktif sigortalıya 1 pasif sigortalı düşerken, bu oran 2006 ve 2007'de 1.98'e 1, 2008'de 1.90'a 1, Mart 2009 sonu itibariyle de 1.80'e 1 oldu.

Aktif/pasif oranı hesabında, "açılan dosya sayısı" oranlamaya esas alınıyor. Eğer böyle olmayıp normal aktif / pasif sigortalı sayısı baz alındığında bu oran 1.70 oluyor. Resmi veriler böyle.Ekonomik krizin de etkisiyle işsiz kalanlar ocak, şubat, mart ve nisan aylarında da arttığı için, aktif sigortalı sayısı daha da azaldı ve aktif-pasif oranı, 1.80'lere düştü.

Örneğin sadece Şubat ve Mart 2009'da aylık aktif sigortalı sayısı 301 bin azaldı. Bunun doğal sonucu olarak bütçeden Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan ödemeler de her yıl artıyor. 2008 yılında 35 milyar TL (eski parayla otuzbeş katrilyon) olan transferlerin, 2009'da 46.7 milyar TL olması hedeflenmiş ama yaşanan kriz nedeniyle prim gelirlerindeki gerilemenin de etkisiyle, bu tutarın 50 milyar TL'yi bulması bekleniyor.

Bu arada, Merkezi Yönetim Bütçesi içinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan bütçe transferlerinin payı da 2000 yılında yüzde 6.91 iken, 2002'de 8.37'ye, 2005'de 15.96'ya çıktı. 2008'de 15.50 olan bu payın, 2009'da 18.2 olması bekleniyor. Bu tablo çokta tahmin edilemeyen bir olay olarak karşımıza çıkmış değildir.

Türkiye’de on yıllardan beri Sosyal Güvenlik Reformunun yapılması gerekliliği üzerinde hep durulmuş olmasına rağmen kısır siyasi çekişmeler yüzünden bu reform bir türlü gerçekleştirilmemiştir. Türkiye , 38-40 yaşlarda emekli olanların boy gösterdiği, kısa vadeli finansman sıkıntılarını gidermek amacıyla emeklilikler dağıtılan,benzersiz bir ülke olarak bu sistemi sürdürmüştür. Ama artık deniz bitmiştir. Yapılması gereken popülizmden vazgeçip bu sistemi çağdaş, sürdürülebilir bir hale getirmek olmalıdır. Kayıt dışı istihdam da bu işin bir parçasıdır ve bununda kayıt altına alınması zorunludur. Aksi halde bu kara delik her şeyi yutacaktır.

Sosyal güvenlikte sorunlar çok ciddi. Yüzde 47 olan kayıt dışı istihdam devam ediyor. Özellikle sağlık harcamaları kontrolden çıkmış gibi. "Reform" adı altında yapılan düzenlemeler etkili olamıyor. Bu ülke, bu devlet bizim. Bilelim ki ülkemizin, devletimizin sıkıntıya düşmesi hepimizi sıkıntıya düşürür. Günü kurtarmaya çalışmak yanlıştır. Bir gün sıkıntı sizinde kapınızı çalar.

Ülkemizi sevelim ve ona sahip çıkalım.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.