• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Trabzon 7 °C

SOSYAL PAYLAŞIMLARDAKİ ASOSYAL DİN

Gürol Ustaömeroğlu

Sosyal paylaşım meselesine geç ama tam dahil oldum. Bu konunun insanı içine çeken tılsımlı bir yanı var sanki. Vazgeçemiyorsunuz. Sayısız defa hesabımı dondurdum ama bir süre sonra tekrar geri döndüm. Zannediyorum içinde insan olan bütün meseleleri kendime dert etmem sosyal medyadan vazgeçememe sebebim oluyor.
Benim gibi sıkı takipçi olan arkadaşlar da bilir ki sosyal medya iyi ve doğru kullanıldığında tadından doyum olmazken, kötü ve yanlış kullanıldığında ise cehennem olup çıkıveriyor. Moraller bozuluyor, sinirler geriliyor, karşılıklı tartışmalar yaşanıyor, belki de bu tartışmalar telefonlaşmalara hatta karşılıklı yüzleşmelere kadar uzanıyor. İtiraf edeyim ki bendeniz de hiç istemediğim ve sevmediğim halde bu tip bir tartışma içinde bir bilemedim iki defa bulunmuşumdur. Yaklaşık 7 sene içinde 2 tartışma belki de hiçbir şey değildir ama beni son derece mutsuz ettiği gerçeğini saklamayacağım. Hayatım zehir olup çıkmıştır. Tadım kaçmıştır.
Çünkü muhatabınız ile hiçbir bağınız yoktur. Yani ses tonu, nefes, vücut dili, mimik, el kol hareketi vs. hiçbir doğal iletişim mekanizmanız aktif değildir. Sadece klavye başında dert anlatmaya çalışıyorsunuz.
Böyle bir ortamda eğer empati dediğimiz hadise yüksek, ego dediğimiz hadise alçak değilse tartışma çıkması kaçınılmazdır. Hiç kimse birbirini anlamaya çalışmaz,herkes kendi penceresinden sadece kendi egosunun izinde haklılığı için mücadele eder.
Hal böyle iken en dikkat çekici 2 temel konu tartışma zeminini oluşturuyor.
Bunlardan birincisi siyaset,
İkincisi ise din.
Siyaset meselesi aslında bugün değinmek istemediğim bir konu sevgili okurlar. Bir şekilde ucundan kıyısından siyaset yapmış bir insan olarak bu konuyu daha geniş bir zamanda tek konu olarak işlemeyi tercih etmekteyim.
Ancak izninizle detaya girmeden sosyal paylaşım ortamında yapılan ve hakaret ve aşağılamaya kadar giden siyasi tartışmaların kesinlikle hazım ve empati eksikliği ile ego şişkinliğinden kaynaklandığını söyleyip siyaset bölümünü kapatmak istiyorum.
Gelelim maneviyatımızın temeli din hadisesine.
Sosyal medyadaki din tartışmalarının temelinde 2 kesim yatmaktadır.
Bunlardan biri dine hiç ilgi duymayan veya en ılımlı bakışla dine oldukça mesafeli olan kesimdir.
Diğeri ise din görevlileri, dini kurumlar ile kendilerini din adına konuşmaya yetkili gören kişilerdir.
Bu iki kesim son derece köşeli bir düşünceye sahip olduğu sürece, bu tartışmaların bitmesi pek olası görülmemektedir. Şöyle ki;
Dinle ilişkisi olmayan kesimler işi gücü bırakıp kendilerini din ve dindar olan kişilerle uğraşmaya adamışlardır. Onlara göre insanların aydınlanmaya ihtiyacı vardır. Din aydınlanmanın en büyük düşmanıdır. Dolayısı ile kendilerini bu konuda yani insanları aydınlatma yolunda adeta gönüllü görevli ilan etmişlerdir.
Ha bu arada din derken sakın ola ki diğer 2 büyük din ile dünyadaki çeşitli manevi düşünceleri ve öğretileri de anlamayın. Ülkemizdeki bu kesimin uğraştığı ve aydınlanmanın önünde engel olarak gördükleri tek din İslam’dır. İslam’dan anlaşılan ise bugün dünyaya kök söktüren sözüm ona müslüman olan terör örgütlerinin dinidir. Yani onlara göre gerçek İslam bu terör örgütlerinin yaptıklarıdır. İslam Dinini, güya din adına yakan, yıkan, kesen terör örgütleri ile bir tutmak bence kolaycılığa kaçmak ve bağcıyı dövmekten başka bir şey değildir. Ama ben yine de bu kesime çok kızamıyorum. Nedenini aşağıyı okudukça tahmin edeceksiniz.

***
Sevgili okurlar bir bölüm tartışma bu cephede çıkarken bir diğer tartışma ise din adına söylenen düşünceler veya yapılan eylemler yüzünden çıkmaktadır. Ne yazık ki bu cephedeki tartışmaların odağında ise din adamları, din kurumları ve yetkiyi nereden aldıkları tartışılabilecek din adına konuşan çeşitli kişiler vardır. Bu kesimlerin sözleri referans alınarak sosyal paylaşım ortamına taşınıyor ve tartışmalar kavga gürültüye kadar gidebiliyor.
Müslüman Dünyasındaki temel sorunlardan biri okumamaktır. Okusa da okuduğunu anlamamaktır. Bu nedenle diğer 2 büyük din ile dini öğretilerde tek seslilik ve dirlik varken, İslam Dinimizde ne yazık ki karmaşa hakimdir. Her kafadan bir ses çıkmakta, din ne yazık ki ve her ne hikmetse gelip gelip bel altı meselelere kadar dayandırılabilmektedir. Kur’an çok az anlatılmakta, anlatılsa bile analizden yoksun anlatılmakta, din hadislerle uygulanmaktadır. Hadislere itirazımız ise sahih olana değil kuşku duyduklarımızadır.
Bakın sevgili okurlar, Finlandiya’nın Başkenti Helsinki’de ilahiyat öğrencisi bir delikanlı üzerinde dini kıyafet, önünde nota kağıdı, elinde saksafon ile en işlek caddelerde müzik yapabilmektedir. Hem okuluna hem kendisine maddi kazanç sağlarken, hem de insanların müzik zevkine hitap etmektedir. İnsanlar dinlerinin bu dünya zevkleri ile barışık olduğunu görürken, o din kıyafeti ile de din gerçeğini asla unutmamaktadırlar.
Bizde nereden nasıl icat edildi bilmiyorum, “din ve eğlence asla yan yana gelemez” gibi bir düşünce hasıl oldu. Yani dindar bir insansanız sizin asla eğlenmeye ihtiyacınız yoktur. Oturup ağlayacaksınız. Müzik, dans, kutlama, doğum günü, yılbaşı, özel günler, konser vs. bunlar fani ve dünyevi şeylerdir. Bunlarla uğraşmak haramdır. Ya da en iyi ihtimalle mekruhtur. Zaten kadın ile erkek yan yana duramaz. Kadınlar oynayacaksa gitsinler bir odada oynasınlar, erkekler ise bir odada zikir yapıp ağlasınlar.
Kız çocukları okumasın, kadınlar çalışmasın, erkek istediği kadını alsın, kadın cariye olmayı istesin, evinde uslu uslu oturup erkeğini beklesin, gülmesin, dolaşmasın, mümkünse sürekli ağlasın hep ahireti düşünsün vs. vs. vs.

***

Sevgili okurlar bu yazdıklarımı ben uydurmadım. Bu yazdıklarım çeşitli zamanlarda  çeşitli kişilerce verilmiş beyanatlar ve konuşmalardan örneklerdir.
Henüz daha yılbaşı ile Noel’i ayırt edemeyen veya etmek istemeyen ve buradan siyasi çıkar sağlamaya çalışan bir toplumda dine inanmayan kesimlerin aksi yöndeki propagandaları bu topluma az biledir. Kimse kusura bakmasın.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
  • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.