• BIST 96.823
  • Altın 237,950
  • Dolar 5,7904
  • Euro 6,5121
  • Trabzon 11 °C

Soyadını söyle sana partini söyleyeyim…

Eray Altındaş

  Yerel seçimin üzerinden 15 gün geçti… Gelin görün ki, Türkiye henüz sandık havasından kurtulamadı… Başta İstanbul olmak üzere birçok şehir ve ilçede sonuçlara ihtirasların ardı arkası kesilmiyor.
Görünen o ki, çeyrek asırdır  “Payitahttı” yöneten AKP, kaybetmeyi kabullenmekte zorlanıyor… Ancak ne kadar sayım yapılırsa yapılsın millet (anketlerde) İstanbul’da çoktan başkanın bulmuş.
Hiç şüphe yok ki, geride kalan seçim hep akıllarda kalacak. Mesela, İstanbul’da Kadir Topbaş’ın yerine getirilen Mevlüt Uysal koltukta kaldığı süre içinde projeleriyle değil, yarışa girip kaybettiği Büyükçekmece seçiminden sonra söyledikleriyle hatırlanacak. 
Uysal basının karşısına geçip “Kaydı silinen seçmenlerin soyadlarına bakıldığında AKP’ye oy verenler olduğunu görüyoruz…” demesi zihinleri menevişlendirdi. Böylece İstanbulluya vaatlerini gerçekleştiremeyen Uysal seçim literatürüne yeni bir kavram ekledi. 
Bu soyadı işi ne zaman, hangi millet tarafından dünyada ilk önce ihdas edildi ve kullanılmaya  başlandı bilemiyorum. Ama yedi düvele karşı verilen Kurtuluş Savaşını Kazanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında soyadı kanunu çıkardığını biliyorum…
Atatürk’ün bu kanunun çıkartmasının nedeni neydi… Osmanlı döneminde insanlar lakaplarıyla anılırdı… Mesela, benim büyük büyük babamlar MÜEZZİNOĞLU olarak bilinirlermiş… Sonradan ALTINDAŞ soyadını almışlar.
  Neyse meramıma geleyim… Uysal’ın bu açıklaması bendenizin aklına halk arasında söylenen “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim…”  sözünün bir başka versiyonu çağrıştırdı… Her halde bundan sonrada   seçimler öncesinde seçmenlere “Bana soyadını söyle hangi partiye oy verdiğini söyleyeyim” derseler çok da absürt olmaz.

 Zorluoğlu, işe otogardan başlamalı…

 Türkiye’de yapılan yerel seçim sonrasında bazı yerlerde sandıklar kapanmasa da, çok şükür Trabzon’da halef- selef el sıkışıp devir teslim yaptı… O.F Gümrükçüoğlu  gitti yerine yine AKP’den seçime girip kazanan  Van’da valilik ve kayyım olarak görev yapan  Murat Zorluoğlu seçildi… 
Basından takip ettiğim kadarıyla 15 gün geçmesine rağmen Zorluoğlu’na hayırlı olsun demeye gelenlerin ardı arkası kesilmiyormuş… Umarım bu sarılıp tebrik etme faslı bir an önce biter de Zorluoğlu işe koyulur… Çünkü Trabzon’un kaybedecek zamanı yok… 
Neyse biz gelelim konumuza… Trabzon’da yaşayan yediden yetmişe cümle alem biliyor ki, bu şehrin çok eksiği var… Bu kadim tarih ve spor kenti adeta yerinde saydı. AKP tarafından yıllar önce “Trabzon’u marka şehir yapacak” denilip söz verilen büyük projelere Trabzon bir türlü kavuşamadı…
Şimdi bu durumun tersine dönmesi için kollar sıvanmalı… Bunun için gözler, Trabzon’da 8 yıldır başkanlık görevini yürüten 61 Proje içindeki bir çok vaadini yerine getiremeyen Dr. O. F. Gümrükçüoğlu’ndan koltuğu devralan Başkan Murat Zorluoğlu’na çevrilmiş durumda.
Bana sorarsanız yeni başkan öncelikle ve ivedilikle bu gün Trabzon’un kalbine “hançer” gibi saplanan Otogar ile işe başlamalı… Evirip çevirmeye hiç gerek yok… Trabzon’a bu otobüs terminali hiç yakışmıyor. 
Kimse kusura bakmasın… Otobüsle gidip gördüğüm terminallerinin arasında en kötüsü bizimkisi… Hem fiziki olarak en çirkini, hem de en kullanışsız olanı… Aynı zamanda en köhnesi.
***

Sizi bilmem ama ben gelen misafirlerimi otobüsle gitmemeleri ve otogarın yıkık dökük, perişan, rezil halini gündüz görmemeleri için bin takla attırıyorum… Gece yapılacak yolculuğun güneşin altında gitmekten daha iyi olduğunu söyleyip duruyorum.
Elbette bu gün ki ucube otogar AKP döneminde yapılmadı. Ancak 16 yıldır ülkeyi yöneten AKP tarafından Trabzon’a gönderilip başkan seçilenlerin, seçimler öncesinden vatandaşa verdikleri modern otogar müjdesi dağıtılan kitapçıkların içinde kaldı.
Bilmem kaç tane bakanımız, kaç tane milletvekilimiz, şöyle marka şehir olacağız, böyle projelerimiz var diyerek kendini dev aynasında görüp, vatandaşa bol keseden atanlardan  bu şehre zerre kadar fayda gelmedi… Artık söz değil icraat bekliyoruz…
*** 

  Çiçeği burnundaki Başkan Zorluoğlu, Erzincan- Trabzon demiryoluymuş… Şehir içi hafif raylım sistemmiş… Maraş Caddesi’ndeki dolmuş kirliğinden önce, bu şehrin ortasında harabeye dönen otogarı bir an önce yıkmalı…
Üzülerek söyleyeyim ki, elin oğlu uzayda kara deliklerin çapını ölçüp biçip, tepemizde cirit alırken, bizim hale Trabzon’da cağ dışı otogarı konuşuyoruz olmamız dünyada nerede  olduğumuzun bir göstergesi… Ne diyeyim Trabzon’a söz verip de sözlerini yerine getirmeyenler utansın.

Kendi ekibiyle çalışması doğal

Seçimden sonra asıl “fokurdamaların” Büyükşehir Belediyesinde “uç noktalarda” görev yapanların arasında başladığı yazılıp çiziliyor. Nedeni de yeni seçilen Başkan Murat Zorluoğlu koltuğu devralır almaz Van’dan yanında getirdiklerini görevlendirmeye başlamış olması.
  Sanki bu durum ilk kez oluyor… Giden “Atom karınca”nın da aynı yolu izlediğini cümle alem biliyor… Kim ne derse desin Başkan Zorluoğlu’nun kendi ekibini oluşturması, çalışma arkadaşlarını seçmesi normal… Yeter ki Trabzon verilen sözlere kavuşsun… Gerisi hikaye.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.