• BIST 94.896
  • Altın 279,651
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 19 °C

Soylu’ya tam not!

Yer KULAK

  soyluya.jpg Hükümetin en başarılı bakanlarından biri olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yılbaşından bugüne etkisiz hale getirilen üst düzey PKK’lı terörist sayısının 108 olduğunu açıkladı. Soylu, ülke genelinde yaz aylarında yapılan operasyon sayısının da 12 bin 382 olduğunu belirtti. 
  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, farklı çevrelerce zaman zaman eleştirilmesine rağmen, ülke tarihinin en başarılı İçişleri bakanlarından biri. Bakan Soylu, sonbahar ve kış operasyonları hazırlıklarına da başladıklarını ifade etti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kamuoyunun büyük bir kesiminden tam not aldığını söyleyebiliriz.

CHP’de kongre kulisleri başladı!

 chp--(1).pngchp--(1).jpgchp-004.jpg

   CHP Genel merkezinin il ve ilçe kongre takvimi açıklamasından sonra, partinin Trabzon teşkilatında da hareketlilik gözlendi. CHP mevcut il başkanı Güzide Uzun’un, il kongresinde yeniden aday olacağını belirten eski bir il yöneticisi, ‘İl kongresinde sürpriz adaylar çıkabilir. İlçe kongreleri yapıldıktan sonra adaylar netleşir’ dedi.
CHP’de, Güzide Uzun’un yanısıra Cahit Erdem, Celal Akaç, Ömer Hacısalihoğlu’nun il başkan adayı olabilecekleri söyleniyor.
 

Haydar Başkan vekil olabilir!

haydar-baskan.jpeg  AKP il başkanı Haydar Revi’nin, il kongresinde aday gösterilmeyeceği ileri sürülüyor. AKP’nin büyük kongresinde parti üst yönetiminin büyük ölçüde değişeceğini belirten, parti kurucularından bir isim, Cumhurbaşkanımız geçenlerde bu yönde bir imada bulundu. Genel merkezdeki kadrolar değişeceğine göre il ve ilçe teşkilatlarında da büyük bir değişim olacaktır. Bu durumda, il başkanımız Haydar Revi beyde muhtemelen dinlendirilecek ve bir sonraki seçimde ilk sıralardan milletvekili adayı gösterilecektir’ dedi. 
  Haydar Revi, kim ne derse desin başarılı bir il başkanlığı yapmıştır. Hakkında kayda değer bir olumsuz iddiada bulunulmamıştır. O nedenle Haydar Revi’nin bir çırpıda devre dışı bırakılacağını sanmıyoruz.

                                          ******************

   Amerika ile Türkiye arasında oynanan basketbol maçında hep birlikte gözlemledik. Türkiye ne zamanki kendi disiplinine sadık kalarak gücünü sahaya yansıttı Amerika ile başa baş bir mücadele sergiledi. Oyun ne zamanki Amerika'nın istediği hızlı hücum ve dağınık oyuna dönüştü Amerika oyunda hemen istediği ivmeyi yakaladı. Tıpkı basketbolda olduğu gibi iç politikada ve dış siyasette aynı şeyi düşünmek mümkündür. Türkiye kendine özgü yapısını, kurumlarını, kurallarını koruyarak politika yaptıysa her alanda otomatikman güçleniyor. Ama bünyesine dâhil ettiği kuralsız, görgüsüz ekspat ordusuyla bir şeyler yapmaya kalkıştıysa bu kendisinden başka herkese yarıyor ve vakıayı bir türlü kontrol edemiyor. Yeni başkanlık sistemi de Amerika'nın istediği türden bir siyaset türü. Onun için Türkiye'deki bütün politikacıların dış siyasette ne olup bittiğini görmesi için Türkiye-ABD basketbol maçını defalarca ama defalarca izlemesi gerekir. 
(Metin Kondel)

                                             ***************

Sarnıç temizliği

   Evimizde 2 tane 75'er tonluk yağmur suyu sarnıcı yaptım. Yağmur Suyu çatılardan ve teraslardan toplanıyor. Yağmur suyu bittikten sonra da bahçeyi sulama suyunu depolamakta kullanıyoruz. Birkaç yılda bir bu sarnıçların boşaltılıp temizlenmesi gerekiyor.
  Trabzon'da doğduğum Rum evi, şebeke suyunun olmadığı 1900-1910 aralığında yapılmıştı. Sarnıcı vardı. Cumhuriyet'ten sonra, muhtemelen 1930'larda, Değirmendere yatağında inşa edilen derin filtreli kuyulardan şehre şebeke suyu sağlandı. Buna da Ata Suyu denildi. Bebeklik, çocukluk yıllarımda sarnıçtaki su çamaşır yıkama ve ev temizliğinde kullanılmaya devam etti. Sarnıcın üstünde evin taşlığı vardı.
  Bozburun yöresinde eski adı Fenaket yeni adı Taşlıca olan köyün su kaynağı yoktur. Köyün etrafı tepelerle çevrili bir çukur düz tarla alanı vardır. Bu alanda ise binlerce yıllık kuyular günümüze kadar gelmiştir. Bazıları hala işler vaziyettedir. Köydeki evler sarnıçlıdır. Yağmur suları toplanır ve kullanılır. Hala.
Bozburun'da arsayı aldığım 1976 da dışarıdan gelenlerin yaptığı ev yoktu. Hiç yoktu. Yerliler de üstü toprak damlı hayatlı tarihi Akdeniz ev mimarisi ile yapılmış eski evlerinde yaşıyorlardı. Yeni yapılmış birkaç ev ya da iş yeri, toprak dam yerine beton damlı eski mimari çizgilerin tekrarlandığı binalardı.
   O günden bu güne yüzlerce çok katlı beton bina yapıldı. Son yıllarda mimari projesi olan apartlar, oteller inşa edildi. Neredeyse hepsi kaçak. Dışarıdan gelip arsa alıp inşaat yapanların sayısı da inşaat yapan yerlilerle nerede ise başa baş durumda.
   Ama hiç kimse, hiçbir binada sarnıç yapmadı. Bu bölgede kötü bir yılda bir metre kareye 1 ton su düşüyor. Yani çatısı 100 metre kare olan bir ev, en altta sarnıç yapılmış olsa, her yıl en az 100 ton yağmur suyu toplayabilir.
Gariptir ve belki inanmayacaksınız. Benim evim ki ruhsat alarak yaptım, devlet delidir arada bir devletliği kabarır birini miker, bu ben olabilirim, bütün tasarrufumuzu bu binaya gömüyoruz, başımız belaya girer ruhsatsız inşaat yapamam gerekçesiyle ruhsat alarak yaptım. Ve mekanik ve biyolojik tasfiye ile çalışan arsaya gömülü fosseptik sistemi dahil birçok alt yapı problemini oldukça iyi çözdüm. Hiçbir köylü ve yabancı inşaat yaptıran gelip evimi inceleyip benimle konuşmadı.
Türkiye'de yaşayan özellikle birinci, ikinci ya da üçüncü kuşak köylülerin, aşiretlilerin ortak bir ontolojik özellikleri vardır. Bu insanlar analarından Einstein ve Immanuel Kant olarak doğarlar. Bir mesele ile karşılaşırlarsa da onu vahiy alma yöntemi ile çözerler. 
(Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.