• BIST 104.689
  • Altın 270,718
  • Dolar 5,7405
  • Euro 6,3314
  • Trabzon 20 °C

SOYUT KAVRAMLAR ÖLÇÜLEBİLİNİR DEĞERLER DEĞİLDİR

Ali Osman Aktaş

  Susayım konuşmayım dedim, hatta hiç de yazmayayım dedim. Ama göz var nizam var hukuk var düzen var. 
Duramadım.
Yazacağım işte.
  Şehit cenazelerini kendine sahiplenme, şehit cenazelerini kendinden başka düşünce fikir ve inanç sahipliği içerisinde bulunan kişilere kapama, reddetme ve dışlama siyaseti bu coğrafya üzerinde hiç kimseye huzur vermez barış sağlamaz istikrar getirmez.
Bilakis, ayrıştırır, çözeltir, darmadağın edip yıpratır.
Çünkü doğusundan batısına kuzeyinden güneyine bu coğrafyalarda yaşamış tüm halkların sadece tek bir amacı var. 
Huzur barış ve sükûnet içerisinde yaşamlarını idame edebilmek, yaşayabilmek. 
   Bu coğrafya üzerinde yaşayan herkesin bu vatan toprakları üzerinde şehit olmuş en az bir ya da bir kaç tane akrabası vardır. 
Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Musul'da, Galiçya'da yetmemiş Kurtuluş Savaş'ında, yetmemiş son yüz yıl içerisinde memleketin her köşesinde şehit düşmüş onlarca Mehmetçiği yiğidi aslanı vardır.
Görev başında görev aşkıyla da şehit olmuş mutlaka bir doktoru hemşiresi mühendisi avukatı, devlet görevlisi kardeşi, anası babası ya da akrabası vardır.
  Bu vatan için canlarını vermiş kanını toprağa akıtmış her vatandaş bütün bir milletin şehidi ve evladıdır.
O yüzden şehitliği sadece belli bir zümreye belli bir topluluğa ve gruba havale etmek toplumu ayrıştırır ve toplum dinamikleri içerisinde husumet ve nefret güdülerini uyandırır.
Ulusal Kurtuluş Savaş'ını başlatmış, ülkenin dört bir yanında  kutsal Türk Bayrağı altında bütün bir Anadolu insanını birleştirmiş Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün önderliğinde bu aziz vatanı emperyalist devletlerin manda ve boyunduruğundan kurtarmış yine ATATÜRK’ün kurduğu parti, Cumhuriyet Halk Partisi'ni bugün teröristlerle işbirliği yapan bir parti diye lanse edebilmek de ayrı bir zihniyetin ayrı bir ayrıştırmanın ayrı bir dünyanın hayal ürünü olsa gerek.  
  Çünkü oluşumunu ulusal kurtuluş savaşından alan ve ya bağımsızlık ya ölüm diyerek vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz, Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır diyerek vatan, mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mutlu olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini memleketin ve milletin saadeti ve selameti için feda edebilen vatan evlatları çoktur diyerek Türk milletine güvenilerek kurulmuş bir siyasi partinin bugünkü emanetçileri de Atatürk’ün şiarından asla vazgeçmiş ya da onun ilke ve hedeflerini terk etmiş kişiler değildir olamaz da.
  Ne Cumhuriyet Halk Partisi ne İyi Parti ne de Saadet Partisini oluşturan kadroların ve sempatizanlarının söylem ilke tüzük ve içerilerinde barındırdığı temel yurttaşlık aidiyetleriyle vatanına bayrağına ve milletine bağlı tutumlarıyla birlikte Milliyetçi Hareket Partisinin milliyetçilik vatanperverlik ve bayrak aşkına olan hasletlerinden asla bir adım daha geride görebilmek mümkün değildir.
  Türkiye Cumhuriyeti Devleti içerisinde temel yurttaşlık bilgisi ve görgüsü alabilmiş her Tük vatandaşı (Suriyeliler hariç) bayrağına, milletine ve toprağına bağlı birer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.
Başka türlü görmek zaten kendilerinde olan vicdani meseleler olduğu ve bu da bireysel yönden kişileri bağladığı için anlatmak istediğim asıl nihai soruna ait olmadığı için burada yazmamı gerektirmez. 
Vatan kurtarmış, küllerinden bir millet yaratmış, çok kısa bir zamanda bütün dünyaya örnek olabilecek bir gelişmişlikle on yılda en az elli yıllık bir zamanı geride bırakmış bir partinin milletvekillerine ya da yöneticilerini bugün şehit cenazelerine gelme ya da almayın demek ilk önce bu millete sonra da Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasına yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.
  Her parti için her şey söylenebilinir, düşünülebilinir de ama Cumhuriyet Halk Partisini bugün pkk ile aynı karede yan yana birlikte omuz omuza gösterebilmek Türkiye Cumhuriyeti'ni bugünlere getirmiş bütün CHP’li devlet adamlarımıza ve onların bu uğurda vatanın gelişmesinde ve ilerlemesinde gerek canları gerekse de kanlarıyla hizmet etmiş bütün yurttaşlarımızın aziz hatıratlarına yapabileceğimiz en büyük saygısızlıktır.
  Vatanperverlik, milliyetçilik ve vatan ile bayrak sevgisi asla ölçülebilir bir değer hatta kıstas değildir. Kime göre kimin milliyetçi ya da vatan aşkı ile yanıp tutuşması asla dışarıdan ölçülebilinir nitelikte ve görülebilecek bir kavram değildir. 
  Soyut kavramlar ölçülemez. Bilinemez. Tespit edilemez. 
O yüzden bu kavramlar üzerinden inanlarımızı, değer ve yargılarına göre ayrıştırmak kimseye huzur getirmez, mutluluk vermez.
İtidalli, sağduyulu ve hoş görülü olalım...
Olmalıyız, olmak zorundayız.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.