• BIST 100.021
  • Altın 280,483
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

SÖZDE DEĞİL, UYGULAMADA İSLAM

Osman Necip SEVİNÇ

  Kelime-i Tevhid (La ilahe illallah, Muhammed ün Resullah) ne anlama geliyor. “Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed Allah’ın elçisidir.” 
Bunu söz ile ifade edenler Müslüman ve mümin olarak bilinirler. Bu tevhit bir insanın ağzına değil, kalbine girer ve o insan mana alemini kalp gözü ile görürse, onun hayatı mutlaka değişir, İslam tüm benliğine yerleşir.
  Artık onun için önce Allah, sonra dünya vardır. Böylece onun duruşu, inancı; sosyal ve iktisadi hayata, yediğimiz lokmalara, hukukumuza, kıyafetlerimize, alışverişimize, özetle kişisel ilişkilerimiz başta olmak tüm hayatımıza yansır. Sözde değil özde imanlı insanların kim olduğunu sevgili Peygamberimizin (sahih olduğuna inandığım) hadis-i şeriflerinden bir kaçından görelim, öğrenelim. Tabii onun ışığından özetleyerek. 
  Müslümanlar yeryüzünde Allah’ın şahitleri olarak gezer ve yaşarlar. Halkına zulmeden idarecilerin fikir ve benimsedikleri hayat tarzlarını ret ederler.
İslamiyet’e ve insan haklarına aykırı ters ve günah şeylerin arkasında söz ve fiili ile kim olursa olsun, yalakalık yapmadan, cesurca elleri ve dilleri ile güçleri yetmezse kalpleri ile buğz ederek düzelmeye çalışırlar... (Burada bir soru! Çevreniz veya bu satırları okuyan siz böyle bir cesaret içerisinde misiniz? Ama çoğumuz bu emri bilir, ama menfaatimize halel gelir diye uygulamayı hiç düşünmez ve kendi putumuzu yaratır, yarın da o kişinin iradesi zayıflayınca şikâyet eder, yeni putlar yaratırız. Yazık!)
***

  Müslümanı İslami ölçü içinde severler .İslami kimliği tanımayanlar bu sevginin dışında kalırlar.. Her zaman şuurlu Müslüman olarak yaşar, severek Allah rızası için düşkünlere yardım eder, haramlardan sakınırlar.
  Ahiret gününde hesaba çekileceklerini bildikleri için, kendilerini Dünya hayatında her zaman hesaba çeker, tövbe etmeyi asla ihmal etmez, ibadetlerini tam olarak yaparlar. Fayda vermeyen ilimden ve bilimden Yüce Allah’a sığınırlar. Onlar temel vasıfları icabı asla zorlaştırmaz, aksine kolaylaştırırlar. Günah işleseler de asla yalan söylemezler.
  Fitne fücur den uzak olarak yaşamayı yüz şehit sevabına eşit sayarlar. Müslümanlar samimi olarak şehit olmayı Allah’tan isterler. Böylece yüce Allah’ına kavuşmayı, Dünya hayatına tercih ederler. Peki Müslümanların ana prensipleri nelerdir, kısaca dokunalım..
Cömertlik, utanmak, namusu korumak, sözünde durmak, lanet etmemek, sır saklamak, akraba ziyareti, hasta ziyareti, güler yüzlülük, tevazulu olmak, şefkat göstermek, tevekkül sahibi olmak, sabretmek, kibirden uzak durmak, emin ve mütevazi olmak, kanaat etmek, özür dilemek, özür kabul etmek, şükretmek, yalan söylememek, ibadetini aksatmamak velhasıl takva sahibi olmak Müslümanların asli hasletlerindendir.
  İşte bu ve buna benzer daha nice hasletini kalbine, benliğine sindiren kimseler ancak tevhit ehli olabilmişlerdir. Dil ile ikrar ve ifade sadece her şeyi tam olan ancak ışık veremeyen lambaya benzer.

ŞAİR EŞREF

  Aşağıda vereceğim mısralar; kaba ve edep dışı şiirleri ile ünlü şair Eşref’e ait olup ünlü hiciv ustasının 1907 yılında Mısır’da bastırdığı “Deccal” isimli kitabından zamanında rahmetli babam tarafından seçilmiş en edeplileridir! Ama çeşitli zamanlara uyarlayabileceğiniz anlamlı olanlarıdır.

Etmeden tahkik bir söz söylemem bir şahıs için,
Eski bir atasözüdür, gerçi orman taşlamak;
Hicv edersem haini, zahid: günah ettin deme,
Din-i islamda sevaptır çünkü şeytan taşlamak

Ahı(kuş) yelpaze olur ateşine
Ehli namusu yakar hükmü zaman
Nerede var ise puşt pezevenk, 
Nefes aldıkça alır rütbe ve nişan.

Vekillerin kabrine heykel dikelim şöyle yazıp
Ki bunun hali hayatında yeri münhal idi.
Sanmayın ölüm gününde bilindi kadri
Sağlığında yine böylece bir heykel idi.

NEFİS

  Biz Dünya’ya nefsimizi terbiye için geldik. İslam’ın 2 temel ilkesi ile işe başlayabiliriz. Bunlar farzlar ve haramlardır. Dine giriş için başka fantaziye gerek yoktur. Retorik’e ise hiç gerek yoktu.
Nefis insan yaratılırken nötr olarak teşkil ediliyor. Yani insan Dünya’ya tertemiz olarak gelir. Yaşam ilerledikçe çevre tesirleri ile hırs, kibir, ihtiras gelişir.. çoğu insan kötülüklerin esiri olur.
  Peki nasıl terbiye edeceğiz nefsimizi! Nefs insanın kalbi, ruhudur..Nefs terbiyesi de dini eğitimdir, kalp eğitimidir. Yani nefsin kir ve pasları din eğitimi ile giderilir. Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiştir. Bu eğitimde sabır iarde önce lazımdır. Kuran ile gerekli iletişimi alimce kuruyorsak ne ala. Yok eksiğimiz oluyorsa yol gösterici bir ustaya ihtiyaç vardır. Bu bir mürşit olabilir, ilmi geniş mahallenin bakkalı da olur. Yeter ki usta olsun.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.