• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 24 °C

SÖZLÜ DİNİ RİTÜEL

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Altın uzaydan gelmiş.

İngiliz bilim adamları altın başta olmak üzere diğer değerli materyallerin uzaydan geleceğini ispatlayabileceklerini açıklamışlardı.

İddiada altın ve diğer değerli materyallerin dünyaya bir meteor yağmuru ile geldiği söyleniyor.

Günümüzde nikah yüzüğü ve diğer değerli ziynet eşyalarının dolayısıyla kaynağı uzay oluyor. Ağırlığınca altın ise kişinin değerinden çok satın alınma işidir. Mehir senedinin kadını korumak ve değerini bildirmek için imzalanması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Fakat bugün Mehir ve imam nikâhının kadını satın almak için yapılan bir işlem olduğu ise gözlerden kaçmayan önemli bir konudur.

İmam nikâhı bence kadın istismarıdır.

Nereden geldik bu konuya…

Her şey geçenlerde izlediğim bir dizi filmin saçma sapan sahnesiyle başladı.

Resmi nikâh ile hukuk önünde korunan kadın, bu dizideki sahnede imam nikahı ile bir nevi istismarı gözler önüne serdi.

İmam nikâhı ile evlilik yasalar önünde makbul değildir. İmam nikâhı ile evlilik, evlilik sayılmaz.

Dizilerdeki bu tarz sahneler, yasak olan aşkın kendilerince resmi yaşanmamasını ve imam nikâhı ile tarafların huzurlu olmalarını sağlıyor.

Cinselliğin tabu olduğu ülkemizde en iyi kılıf bugünlerde imam nikâhı.

Sırf resmi olmayan ve evlilik dışı cinsel münasebetin rahat yaşanması için yapılan bir tören halini aldı imam nikâhı. İmam ve taraflar arasında yapılan sözlü bir dini ritüel.

Dizilerde verilmek istenen mesajın çok da yerinde ve doğru olduğunu düşünmüyorum.

Anlaşamama halinde mahkemeyle falan uğraşmaya hiç gerek yok, canını mı sıktı, sıkıldın mı, bıktın mı, bunaldın mı? Kolayı var üç kere boş ol de işlem tamam. Aylarca hatta yıllarca boşanmak için beklemeye hiç gerek yok.

Din değil, imandır akılla kaim olan. Düşünerek varılan inancın, kalp ile tasdiki ve dil ile kabulüdür dini yaşamak.

Dinin kurallarını uygulamamak günah, inkâr etmek ise kâfir yapar.

Dinen konuşanların, yorum yapanların bilgili olması gerekir. O zaman din gerçekçi ve akla yakın olur. Aksi takdirde tıpkı imam nikâhı gibi güvenirliğini kaybeder ki bu da çok tehlikeli ve zararlı olur.

Dini nikâhta gerekli olması gereken şartlar günümüzde önemini ve anlamını yitirmiştir. İki tarafın da Müslüman olma şartı. İki tarafın da denk olma şartı; yani soyda, malda, dinde ve şerefte denk olma şartı artık aranmıyor. Sadece meşrulaştırmak için kıyılan bir nikâh haline geldi.

Oysa dini nikâh olmazsa olmazımızdır. Nasıl Hıristiyan kilisede papaz tarafından evleniyor. Bizlerin de Resmi nikâhtan sonra evliliğin cilası olarak dini nikâhı kıydırmamız gerekiyor. Ama amacı saptırılan dini nikâh adını imam nikâhı ile değiştirdi. Şartları olmayan sadece beraber olmak isteyen insanların, kötü emelleri ve ahlaksızlıkları doğrultusunda yaptıkları bir caydırmaca oldu.

Bir imamın sorgulaması gereken en önemli konu resmi nikâhın olup olmamasıdır. Olmaması halinde imam nikâhı kıyamaz, kıymamalı… Kanunen resmi nikâh olmadan dini nikâh kıyılması yasaktır.

“Allah ile Aldatmak” kitabında Yaşar Nuri Öztürk Hoca:

”Allah ile aldatılanların, en büyük sorunu, aldatıldıklarının farkında olma imkânından büyük ölçüde yoksun bulunmalarıdır.“

“Türk halkı, Allah ile aldatma tezgâhlarının ustalıkla işlettikleri bu sevap oyunuyla avunurken yaşadığı dinin Kuran’la ilgisi büyük ölçüde yok edilmiş, dinde Kuran’ın yerine, Arap-Emevi saltanat ideolojisinin kutsallaştırılmış sloganlarıyla İslam dışı örflerin uydurmaları almıştır. Bu durumda Kuran’ın söyledikleri Türk halkının hayatına din olarak nasıl girsin?”

Bu cümleler bugünkü yazımın kısa özetidir.

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde kadın resmi nikâh ister, evlilik sözleşmesi yapar. Demokrasinin olmadığı ülkelerde kadın, bebelerini doğurur, bakar, büyütür, üstüne erkek eğer isterse bebeleri üstüne alır ve yine isterse üç tane daha kadın getirir. Gıkı çıkmaz. İmamın nikâhı değil mi? Dörde kadar yolu var.

Resmi nikâhta sorunlar ortak, yaşam ortaktır. İmam nikâhında ise bireysel zarar hep kadınındır.

Bugün kadının zekâsı da kendisi de kabul görmüyor. Kadın hep arka plana itiliyor. Sokaklarda kadın hala kadın düşmanı yobazlar tarafından tartaklanıyor, öldürülüyor. Tacize uğruyor. Kızlar bu dönemde hala okula gönderilmiyor. Ülkelerinin gelişmesinde rol almaları için önleri açılmıyor. Kadına hep iyi bir eş ol, iyi bir anne ol söyleniyor. Erkeğinin kıymetini bil; Çünkü o sana kimlik kazandıracak deniliyor. O kadar az ki kadına “senin kıymetini bilecek birisiyle beraber ol “diyebilen aileler. Kadının etkisi erkeğin karşısında yok ediliyor. Kadın bilimin ve her türlü gelişimin dışında tutuluyor. Sonra da birisinin imam nikâhlı karısı oluyor; Kıymeti çarçur edilerek. Oysa kim bilir onun da ne umutları, hayalleri ve idealleri var.  Kadına imam nikâhını layık gören zihniyet kadını sadece bir meta olarak gören sığ düşüncedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.