• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Trabzon 22 °C

“SÖZÜM SÖZ”, OYUM CHP'YE!

Cemil Can

AKP Genel Başkanlığı için en kuvvetli aday gözüken Binali Yıldırım'ın bakanlığı döneminde; yolsuzluk ve usulsüzlük yapılan ihalelerin bütün ayrıntıları ile yer aldığı dosya, Erdoğan'ın önüne konunca, Davutoğlu'nun önü açıldı...
AKP iktidarı kendi adamları hakkında da kanıt toplamayı ihmal etmiyor!..
Dosyaları Erdoğan'a getiren MİT Müsteşarı Hakan Fidan'dı...
Bu haber 22 Ekim tarihli gazetelerde yer almıştı.
Şu ana kadar yalanlama yok, tekzip yapılmadı...
Binali oğlu Erkan'ın, 30 gemiciği olduğu iddiası, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde Bülent Arınç'a sorulmuştu...
Arınç henüz cevap vermeden, Binali Yıldırım, oğlunun gemicikleri olduğunu itiraf etmiş ve “dokunulmazlıkları yok, hesap sorsunlar” diyerek meydan bile okumuştu...
Tayyip oğlu Necmettin Bilal'in de gemicikleri vardır...
Dönemin Başbakanı RTE; vaktiyle “gemi var gemicik var” başlığı altında, bu konuya oldukça aydınlatıcı bir açıklama getirmişti...
T.C'nin Başbakan'ı ile Ulaştırma Bakanı'nın çocukları “gemicik” sahibi iki kader mahkumu gibidir...
Bu konuda kimsenin en küçük bir kuşkusu kalmadı!..
Madem gemicik sahibi olunurken bir yolsuzluk yapılmadı, Binali'nin genel başkan adaylığından neden vazgeçildi?
Yolsuzluk varsa neden hala gereği yapılmıyor?
MİT'in hazırladığı dosya, zamanaşımına uğratılmadan ilgili makamlara gönderilecek mi?
Suç isnatları ile ilgili “aklama” mahkemede yapılırsa daha inandırıcı olur!..
AKP'yi üç dönem destekleyip, dördüncü dönem için oy vermeye hazırlanan seçmenlere duyurulur!..

***  

CHP Gençlik Kolları tarafından 81 ilde toplanan yardımlar, 6 kişilik heyet tarafından “Kobani Kantonu Başbakanı Enver Müslim”e teslim edildi...
Gençlik Kolları Başkanı İrfan İnanç Yıldız, genel başkanının yönlendirmesi ile CHP Gençlik Kollarını PKK/HDP'nin peşine taktı...
CHP gençliği, “Barışa olan inancımızı yitirmedik, yitiremeyiz, yitirmeyeceğiz” diyerek, HDP öncülüğünde düzenlenen “Barış, Demokrasi ve Emek” mitingine katıldı...
Dikkatinizi çekerim: CHP öncülüğünde düzenlenmiş bir mitinge HDP katılmıyor...
HDP öncülüğünde düzenlenen mitinge CHP katılıyor...
Malatya Gençlik Kolları üyesi 11 genç de bu mitingde yaşamını kaybetti...
Olaydan bir gün sonra, KESK, DİSK, TBB gibi sivil toplum kuruluşları ile  CHP, HDP ve EMEP 'in temsilcilerinin aralarında bulunduğu binlerce kişi, ölenleri uğurlamak için  Sıhhiye Meydanı'nda toplandılar...
Alana HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile CHP Milletvekilleri Aylin Nazlıaka ve Sezgin Tanrıkulu kol kola girdiler...
Yemin olsun, bu tabloyu gördükten sonra, Oyum CHP'yedir!...
“Sözüm söz”!..

***

“Kobani Kantonu”nu PKK'nın Suriye Kolu PYD, Suriye'nin kuzeyinde kurdu...
Türkiye'ye göre PYD, PKK'nın Suriye koludur ve terör örgütüdür...  
Erdoğan, T.C'nin Cumhurbaşkanı sıfatıyla bu durumu açık-seçik ortaya koymuştur...
MGK'nın görüşü de bu yöndedir...
Kılıçdaroğlu ise, ABD'nin “kara gücümüzdür” dediği  PYD'nin silahlı kanadı YPG'yi, ”terör örgütü olarak değil, vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum olarak gördüğünü” söylemişti...
Dersimli, birkaç gün önceki Samsun konuşmasında: “Namus sözü veriyorum, ülkede terörü bitireceğim” demişti...
PKK'nın Suriye Kolu PYD'nin silahlı kanadı YPG'yi, terör örgütü gibi görmeyen bir zihniyet, PKK'yı terör örgütü kabul edip, bitirebilir mi?
Hiç sanmıyorum...
Kılıçdaroğlu, bu aralar bazen  “söz”  bazen  “namus sözü” veriyor...
Ve her cümlesinin sonunda; “Sözüm söz” diyor!..
Anımsarsınız; CHP oylarında azalma olursa çekileceğine de “söz” vermişti.  
O sözünü bir türlü tutamadı...
Hiçbir dönem “namus sözü” bu kadar kirletilmemişti...
Bugünlerde;  terörü bitireceğine, Türkiye'ye barışı ve huzuru getireceğine “namus sözü”  veriyor...
Teröristleri “özgürlük savaşçısı” gören bir anlayış terörü bitirebilir mi?
Ülkeye huzur getirebilir mi?
Etrafımızda yakılan ateşi, bu kafa ile değerlendiren birine, Erdoğan hükümet kurma görevini verir mi?
“Başbakan olsam da saraya gitmem” dediği saraya; “Hükümet kurmak gerekirse saraya giderim” diyerek kendini yalanlayan birinin söz vermesine inanılır mı?

***

Y-CHP,  “Açılım” yanlısıdır ve ABD çizgisindedir...
TSK'ya kurulan kumpasta başrolü oynayan Cemaat'e kol kanat germesi ve PKK/HDP'yi demokrat ve gerekli gösterme çabalarını gözden kaçırmamak gerekir...
Y-CHP, Seçim Bildirgesi'nde “Çözüm” için izleyeceği yolu şu şekilde belirlemiştir: “Toplumsal Mutabakat Komisyonu”, “Ortak Akıl Heyeti” ve “Gerçekleri Araştırma Komisyonu” kurulacak; yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliklerini sınırlayan düzenlemeler kaldırılacaktır...
Görüldüğü gibi; Kılıçdaroğlu, doğrudan PKK/HDP'nin taleplerini sahiplenmektedir...
HDP ile seçim bildirgeleri de hemen hemen aynıdır!...
Bu nedenlerden ötürü; Y-CHP, bizim bildiğimiz Atatürk'ün CHP'si olmaktan çok uzaklaşmıştır...
CHP'yi işgalcilerin elinden kurtarmadıkça, Türkiye'nin kurtuluş yolu açılmayacaktır...
Denebilir ki, Y-CHP'nin varlığı AKP iktidarının sürekliliğini sağlamakta ve ömrünü uzatmaktadır...
AKP'nin üç dönem iktidar olması; bu işbirlikçi, pısırık, halktan ve gerçeklerden kopuk siyaset anlayışı yüzündendir.  
Bu gidişle AKP'yi iktidardan düşürmek imkansızlaşmaktadır. ...
7 Haziran seçimlerinde halkın iktidardan düşürdüğü AKP ile hükümet kurmaya çalışarak, onu yeniden iktidar yapmak için Kılıçdaroğlu'nun gösterdiği olağanüstü çaba unutulmamalıdır...
Bu nedenle yapılması gereken öncelikli iş, Y-CHP'den kurtulmak olmalıdır.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.