• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 24 °C

Spor= Siyaset!

Spor= Siyaset!
Hasan Kurt yazdı...

Sporun Türkiye’de değil, dünyada yalnızca spor olmadığı belgelerle, yaşanan olaylarla söylenir, yazılır. Türkiye’de yaşayan şike süreci ve bugün gelinen nokta da bu olayın ne denli gerçek olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Trabzonspor, ilk kez bu tür bir olayla karşılaşmadı. TS’nin 2. ligde oynadığı yıllarda, Kayserispor ile şampiyonluk mücadelesi yapıyordu. Ligin son maçında Gençlerbirliği can güvenliği gerekçesiyle Trabzon’a gelmedi. Kayseri Ordu’yu 1-0 yendi. Trabzon, Gençlerbirliği’ne kendi sahasında 5 gol atsa şampiyon olacaktı! Olay TBMM’ye taşındı. Ve TBMM’de Kayseri’nin şampiyonluğu tescil edildi.

Bir veya iki sezon sonra Trabzonspor 1. lige çıktı ve ardından şampiyonluklar geldi. Trabzonspor’un o şampiyonluklarında başkanın, hocanın ve oynayan topçuların emeği olduğu kadar saha dışında Trabzonspor’u destekleyenlerin de katkısı büyüktü. İbrahim Cevahirlerin, Dündar Kılıçların vs.

12 Eylül sonrası işler değişti.  12 Eylül’ün kudretli ismi Kenan Evren, Ankaragücü’nü lige aldırdı. Sonra İstanbul, siyasetçisiyle, işadamıyla, medyasıyla lige ağırlığını koydu.

Trabzonspor 1995-96 sezonunda çok yaklaştığı şampiyonluğu, önce Van’a yenilerek ardından kendi sahasında Fenerbahçe’ye teslim olarak İstanbul’a teslim etti. Ki, o sezon Trabzonspor’un şampiyonluğu şaibeli bir şekilde Trabzon’un elinden alındı. 2004-2005 sezonunda da Trabzon aynı akıbete uğradı.

2010-11 sezonunun ilk yarısını açık puan farkı ile önde kapatan Trabzon, ligin ikinci yarısında art arda puanlar kaybetti, bu yetmiyormuş gibi rakibi kaybetmedi. Trabzon 1 gol averajı ile şampiyonluğu Fenerbahçe’ye verdi.

Verdi demek yanlış. Fenerbahçe Başkanı ve emrindekiler, Trabzon’un elinden şampiyonluğu resmen aldı. Nasıl aldığı da dinlemelerle, teknik takiple vs. tespit edildi.

3 Temmuz süreci başladı.  UEFA, Fenerbahçe’nin yerine Trabzonspor’u şampiyonlar ligine aldı. İstanbul’daki mahkeme belgelerle, bilgilerle kararını verdi, Yargıtay kararı onadı.  Bu süreç içerisinde yaşananlar, olaylar vs. her şey yazıldı, çizildi.

Türkiye Futbol Federasyonu değişti, yeni federasyon kuruldu. Yıldırım Demirören Başkanlığında ve Trabzonlu iki üyenin bulunduğu federasyon, siyasetin baskısı ve iktidarın emri ile Trabzon’a şampiyonluk kupasını vermedi. Direndi..

Trabzonsporlular ise, bu süreç içerisinde ikiye hatta üçe bölündü. Siyaset ve iç çekişme Trabzon’u böldü. Trabzon’dan tek ses çıkmadı.

TFF’de olduğu gibi Trabzonspor’da da yönetim değişti.

TS’nin yeni başkanı, kupayı getirme vaadi ile iş başına geldi. Üç gün sonra, ‘kişilerle camialar ayrılmalı, Fenerbahçe’ye ceza verilmemeli’ diyen Başbakanın peşine takıldı. Mitinglerde boy gösterdi, partili bir başkan gibi davranmaya başladı.

Diğer yandan Fenerbahçe camiası, İstanbul medyası, iktidar ve muhalefet partileri işin peşini bırakmadı.

Yüksek yargının gerekçeli net kararına rağmen, İstanbul 13. Ağır Ceza mahkemesi önceki gün kısmen de olsa yeniden yargılama kararı verdi.

Karar, hukuk camiasında şok etkisi yarattı.

Mahkemenin verdiği karar aslında hukuki değil siyasi bir karardı.

Bundan sonra ne olacak?

Hani derler ya ‘minareyi çalan kılıfını hazırlar’ diye!

TS, önümüzdeki hafta bir üst mahkemeye İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edecek.  Bu mahkeme ya 13. Ağır Cezanın verdiği kararı onaylayacak ya da ret edecek. Ret ettiğinde yeniden yargılama vs. olmayacak, dava sonlanacak.

14. Ağır ceza mahkemesi böyle bir karar verir mi?

Hukuken, hukuk normlarına göre vermesi gerekir.

Ama burası Türkiye!

O nedenle 14. Ağır Ceza Mahkemesi de 13. Ağır ceza gibi sürpriz yapabilir.

Şimdilerde çokları, ‘bu olaylarda TS camiasının suçu yok mu, TS camiası güç gösterisi yaptı mı, kulübüne sahip çıktı mı?’ şeklinde serzenişte bulunuyor.

Türkiye de bu devirde ne yaparsanız yapın, istisnalar dışında siyasi iradenin gücünü aşma şansınız yok. Üstelik diğer tarafta daha popüler ve sayıca fazla bir kulüp varken!  Ve de iktidara teslim olan bir başkanınız olduktan sonra!

Burada bir şey daha söyleyeyim, 14. Ağır ceza davayı ret etse de, Cumhurbaşkanlığı ve ardından yapılacak olan genel seçim öncesi siyasi iktidar Trabzonspor’u kupa mupa verdirmez.

Trabzonspor’un bir umudu kaldı o da, UEFA ve FİFA… Avrupa ve dünya futbolunun patronları, ‘kupayı Trabzon’a verin, yoksa yaptırım uygulayacağım’ der mi? Dese, TFF değil iktidar bunu yerine getirir mi?

Ben getirmez diyorum!

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.