• BIST 95.148
  • Altın 260,104
  • Dolar 5,7534
  • Euro 6,5388
  • Trabzon 27 °C

ŞÜKRİZM!

Şükrü Üçüncü

 Dünya’yı uzun yıllar boyunca etkisi altına alan “İZMLER” halkları birbirleriyle ayrışma noktasına kadar getirdiği dönemler olmuş ve sonun da savaşların yaşanmasına neden olmuştur…
“İZMCİLİK” derebey, kabile ve yağma devlet anlayışından sonra gelen (Şahsıma göre) en vahşi ideoloji olarak görüyorum… Bugün kapitalizm, faşizm, emperyalizm ve sosyalizm gibi ana akım düşünceler insanları yerlerinden, kültürlerinden, dillerinden hatta canlarından etmiştir…
Başta birleştirici ve özgürlükçü görünen bu “İZM” dalgası her dönem büyük, aynı zamanda sömürü devletlerin oyuncağı olmuş bunu da kullanarak o devletler aslında insanlığa en büyük ihaneti yapmışlardır…
Bugünden başlayarak geriye doğru gidersek…
Ana akım “İZM” kültürünün bol ve yaygınca kullandığı, Fransız İhtilâli'nden sonra dünyada fırtınalar kopartan Demokrasizm’e bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız… ABD gibi terörist devlet faşist anlayışıyla sömüreceği her ülkeye “özgürlüğü getireceğim” yalanını konuşarak önce kendi “İZMİ” olan demokrasi yalanını göndermesinin hemen ardından, o halkları ve ülkeleri ayrıştırdıktan sonra ana akım “İZM” düşüncelerden hangisi baskınsa o yönü kullanarak faşizm yapmaya başlıyor…
2003 yılında Saddam Hüseyin’den kurtulmak isteyen Irak halkını aynı sözler ile kandıran ABD denen Terörist devletin, bu ülkede 5 Milyona yakın insanı çok vahşice öldürdüğünü çok yakinen şahit olduk. 
Faşizmin mihenk taşı olan bu ülke, yerelde Şiileri kullanarak neler Irak'ı paramparça etti. 
Sömürü devleti burada “mezhebizmi” kullanarak insanları ayrıştırdı ve 16 sene geçmesine rağmen hâlâ daha bu ülkede istikrar oluşmadı…
Suriye meselesinde bakarsanız… Bir zamanın sosyalizm ideoloji ile yanıp tutuşan SSCB hayranı gruplar faşizmin adeta bir kuklası olmuş durumdalar… 
Daha da gerilere gidersek…
Sovyetlerin Afganistan’ı işgali sırasında… Amerikancı kuvvetlerle bir arada olan bugün siyasal İslâmcıların o dönem nedenli aldatıldıkları aşikârdır… 
Faşizmin ayak sesleri bu dünyada hiçbir zaman kesilmemiştir…
Bazen karşımıza en milliyetçi rüzgârla gelmiş, dünyada ve ülkemizde çok acılar yaşatmıştır…
Bazen de karşımıza sol bir anlayışla gelmiş özellikle Stalin döneminde milyonlarca insan hunharca katledilmiştir. 
Bugün haydut devlet ABD’nin kapitalist patronlarının uşağı olmuş güçsüz devletler dizlerinin üzerine hepten çökmüş, çocuklar ölmüş ve ne hazindir ses çıkarması gerekenler sadece sosyal medyada kuru gürültüyle yetinmişlerdir. 
İşte tam bu durumda yeni bir akım başlatmamız gereklidir… Bu akım da diğer ana akım düşüncelerin önüne geçmesi gereken büyük bir akım olmalıdır.  İçerisinde barışı, özgürlüğü, hak anlayışını ve eşitliği egemen kılan herkesi kucaklayıcı bir akım...
Lâkin unutulmamalıdır ki, diğer kokuşmuş, yorulmuş, sömürüden başka hiçbir şeye yaramayan kapitalizm ve emperyalizmin uşağı olmuş “İZMLER” bir kenara itildikten sonra… 
Buna ben Şükrizm diyorum. Sizler başka bir isim bulabilirsiniz… Sonunda bir araya gelinir ve ortak bir nokta buluruz…
Bugün insanlığı kurtarmak için beyin fırtınası yapıp, ter dökmez isek, geçmişti olduğu gibi yarın da insanlığın gözünden yaş, bedeninden ise kan akmaya devam edecektir. 
Bu nedenle…
Biz kardeşiz…
Hiçbir siyasi amacın kölesi olmamalıyız…
Birçok hurafe sayılacak tabuları bir kenara atmalıyız… 
Önce etrafımızı, sonra tüm insanlığı sevmeyi öğrenmeliyiz… 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.