• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 9 °C

Susun “Devlet” Konuşuyor..!

Şener Eyüboğlu

Ben, yani devlet.

Kendimden söz etmek hoş değil, biliyorum.

Benim de hoşluk ile başım hoş değil.

Çünkü hoşluk, sonuçta olunca, güzel.

Yoksa çok gördüm, hoş olan şeylerin ardındaki boşluğu.

Bağışlayın ama bensiz olmuyor.

Bu konuda, eski yeni sayısız örnek gördüm.

Ama ben görülmem, yaşanırım.

Değerim, yokluğumda anlaşılır.

Benim, kanım canım yok.

Yok da, ben doğarken de, ölürken de, çok kan akar.

Çünkü beni isteyenler, sınırlarını kanla çizer.

Siz bakmayın, cetvel pergel ile çizilenlere.

Onlar, gerçek el değil, sömürge eli.

Ya da aldırmayın, kuzen ilişkisi ülkelere.

Sermaye elidir.

Silah, kan ve gözyaşı ile gelirim, yine öyle giderim..!

Bu yüzden, göbeğimi kesen de, son duamı eden de askerdir.

Siviller, yönetici.

Şimdiye dek en çok Türkler ile karşılaştım.

Onları da bir türlü anlayamadım.

Bir bakıyorum bana, baba diyorlar.

Öte yandan, torun ilgisini çok görüyorlar.

Bunu da nerden mi çıkardım?

Cumhurbaşkanlığı forsunu bakın.

Sanırsınız ki, Guinness Rekorlar Kitabı’na girecekler.

Övünürler, 16 kez bana kavuşmalarına.

Ama bilmezler sanki, 15 kez tanık olduğum;

ölüm, gözyaşı ve göçlere.

Duygusal insanlar.

Önce gönlünü alın, sonra da her şeylerini.

Bu yüzden de, her defasında, yeniden başlarlar.

Ama bilmezler ki bende, duygusallığa yer yok.

Batılılar mı?

Her konuda, özellikle de benim için, virgül değiştirmez.

Bilirler ki konularım, duygusallığı kaldırmaz.

“Adalet mülkün temelidir” güzel söz elbet,

Türkler yanlış yere asıyor.

Çünkü bana gereken adalet, mahkeme koridorlarındaki değil.

Kimsesizlerin kimsesi olmakta,

Süleyman’ın mühründe.

Gün olur başım ağrır, kimi kez midem bulanabilir.

Bunun suçu, benim olmamalı.

Söyleyin lütfen, yemem içmem mi var sanki?

Bana nasıl bakılırsa o görülür.

Bu arada unutmadan söyleyeyim,

Türkler iyi askerdir.

Ama siyaset bilmezler.

Bu yüzden de, savaş meydanında kazandığını siyaset masasında kaybederler.

Koskoca 600 yıllık Osmanlı’yı 36 padişah yönetti de, iki siyaset ustasını gördü.

Açılım sürecinde Fatih Sultan Mehmet’i, kapanışta II.Abdülhamit’i.

İlki zehirlendi, ikincisi devrildi.

Mustafa Kemal Atatürk mü?

Onu yedi düvele sorun.

İsterseniz en başa dönelim.

El, ben, yani devlet.

Gün ise halk.

Bu iki kavram, 4 bin 500 yıllık kültürel anıt.

Son söylenişini, duygusal bir şarkıda buluruz:

Ele güne karşı yapayalnız böyle de olmaz ki/

Nasıl da gittin insafsız böyle bırakılmaz ki/

Unuturum sanmıştım güzelim/

Gözüm yollarda kaldı.

Gözünüz, hiç boş yere yollarda kalmasın.

Söylemiştim, bende duygusallığa yer yok, diye.

Ben gitmeden önce, düşünecektiniz.

Atasözünüzde yok mu, sanki:

El mi yaman, bey mi yaman?

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.