• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 17 °C

T.S’ye halaskar lazım…

Eray Altındaş

Trabzonspor’un son dört sezonda   içte ve dışta yaşadıkları “ parçalanmaya”  küskünlüklere neden olduğunu bilmeyen kalmadı …Öyle bir noktaya gelindi ki can- ciğer dostlar bile bir birilerine sırtlarını döner odular!…

***

Şayet camiada, sözünü dinleten, sayılan, sevilen bir   “Halaskar” çıkıp da  durun demezse , 30 sene daha bordo mavili takımı şampiyonluk kürsüsünde  görmek ancak rüyalarda  mümkün olacak!

***

Sevili okuyucular bu günlere nasıl gelindiğini anlatmak için çok da gerilere gitmeye gerek yok…Ama gene de ufak bir hafıza tazelemekte bir beis görmüyorum...

 Dağınıklık, selamlaşmama fitili  hiç kuşku yok ki Nuri Albayrak’ın döneminde “ateşlendi”… İbra edilmeme ile doruğa çıktı…

***

Sadri Şener’in başkanlığında  ise  işler yoluna girer gibi olsa da sen- ben hız kesmedi… Patlak veren şike, kulübün yükselen borcu, Şener’in koltuğu bırakmasına zemin hazırladı!

***

On dört ay önce kurtarıcı olarak görülen ve başkan seçilen İbrahim Hacıosmanoğlu yönetimi  kelimenin tam manasıyla hayal kırıklığı yaşattı … Bir sene önce yapılan  kongrede bordo mavili delegelerin önüne kol kola çıktığı  arkadaşları ile bu gün yollarını ayırdı…”Yalnızlaşmak”  zirve yaptı! 

***

Bu kısa hatırlatmadan sonra, “dağınık” bir Trabzonspor camiası ne yazık ki, haklı olduğu şike davasında, siyaset, iş dünyası, medya ittifakı  karşısında  çaresizleri  oynar bir durumla karşı karşıya … Bunu fırsat bilenler Trabzonspor’un elinden alınan kupasını, alın teri olan şampiyonluğunun üzerine yatmak için her türlü desiseyi sergilemekten geri durmadılar!

***

Açık söylemek gerekirse Şike davasında son gelişmeleri  gördükten sonra Türkiye sınırları  içerisinde atanmış ve seçilmiş hiçbir kuvvetin  Fener’den kupayı alıp Trabzonspor’a vereceğine zerre miskal olsun ihtimal vermiyorum….( Başbakan hariç!) 

Üstelik Fener’e ceza da vermeyecekleri gibi, iklim böyle devam ederse korkarım Trabzonspor’u suçlu bile ilan ederler!

***

Sadede gelirsek, en başta ifade ettiğim “Halaskarın”  öyle cebi paralı, holding sahibi büyük bir iş adamı olması gerekmiyor!.. 

Tek kriter,  Vizyonu, projesi ve takıma değer kata bilen, her hangi bir gurubun adamı olmaması, her kesime eşit mesafede durması yeterli! 

***

Şimdi doğal olarak bir isim dercedip merakınızı gidermemi  bekliyorsunuz… Falancı diyerek, insanları   zor durumda bırakma istemiyorum… Trabzonspor’u sevenlerin elini taşın altına sokup bu dağınıklığa bir son vereceğine gönülden inanıyorum .. Yeter ki  birileri gölge etmesin…

 

Eyvallah der mi?

Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu transfer konusunda beklenen görüntüyü  veremese de ses vermeye devam ediyor…Nokta atışlar yapacağız,.. Gururla izlenecek bir takım kuracağız” sözleri ile her gün görsel ve yazılı medyada yer buluyor…

***

Bir kere şu tespiti en baştan yapalım…Teknik direktör konusunda ismi öne çıkan Vahid Halilhodzic Trabzonspor için nokta atışı olduğu konusunda hala tereddütlerim var!..

Neden derseniz geçmişte bordo mavililerin başında altı aylık performansı referans olarak önümüzde!

***

Düşünülen  bu kan değişikliğini gelecek günlerde “bünye ” kabul edecek mi şimdiden kestirmek zor…Anacak Halil hocanın Avrupa’da top oynadığı dönemlerde ve teknik adamlığında ortaya koyduğu performansa ortada… Trabzonspor’da yönetim tarafından istedikleri yerine getirilirse  hedefe ulaşamayacağını peşinen söylemek de  pek de doğru olmaz! 

***

Tekrar transferlerde nokta atışlarına  dönersek... 

Kalede görev alan   Onur’un önündeki defansın göbeğindeki  Mustafa Yumlu hariç, üç nokta atış yapılmalı…Üç olmazsa bile , savunmanın sağına ve soluna direk oynayacak iki oyuncu  mutlaka alınmalı!  

***

Orta sahaya Özer Hurmacı ve Bourceanu ikilisinin yükünü  hafifletecek, takımada  lokomotif görevini  üslenecek iyi bir  nokta atışı gerçekleşmeli…

Forvet hattına ise Henrigue’nin yanına çabuk, iki ayağıyla topu çok iyi kullanan, tamamlayıcı golcü alınmalı! 

***

Hepsinden önemlisi bu nokta atışları yapa bilmek için, önce “ kütüklüğün”  içerisinde yeteri kadar  “cephane” olmalı…

Yoksa bir karavanada  eski tas eski hamam olur…

Afrika’dan misafir gelen  Vahid hoca umduğuyla değil de , Mustafa Akçay ve Hami Mandıralı gibi bulduklarıyla yetinip eyvallah der mi?  İşte orası insanın menevişlenmesine neden oluyor…Gende bekleyip göreceğiz.

 

İyi ki gitti

Anladığım kadarıyla bordo mavili  kulübün mevcut yönetim, “ Galatasaray yine Trabzonspor’dan oyuncu aldı  demesinler “ diye Olcan konusuna da çokta net konuşmaktan kaçındılar… Ama daha fazla direnemediler…

***

Olcan her fırsatta gitmek istediğini dile getirdi…Kalsa takıma faydası olmayacağını kendi de biliyor…Bir yıl daha tutulsa ve sahaya sürülse  ayakları Avni Aker’de , kafası ve ruhu İstanbul’da dolaşacaktı!.. Zorla güzellik olmayacağından gitmesi en hayırlısı oldu…

***

Galatasaray ile anlaşan  Olcan’a hak veriyorum… Onu yaşında olup ve İstanbul’da top koşturanların yaşantılarını  gördükten sonra Trabzon’da kalmak istememesi çok normal… Senede milyonlar kazanacaksın istediğini gibi gezip eğlenip harcayamayacaksın… Şu bir gerçek ki Olcan gibileri için Trabzon sıçrama, İstanbul hedef şehir…

***

Ancak futbol için aynısını söylemek zor… Bir kez ayağın kaymayı görsün, yedek kulübesine demir attın mı işin bitti demektir…Boğazın soğuk suları o kadar çok  şöhretli futbolcuları “Ümraniye çöplüğüne” gönderdi ki, sayıları  aklımda değil…Umarım Olcan   Anadolu’yu mumla aramaz… Gene de iyi ki gitti!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.