• BIST 94.499
  • Altın 245,046
  • Dolar 5,9310
  • Euro 6,6059
  • Trabzon 9 °C

Ta ki ölüm ayırıncaya kadar

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yıl 1997 10 Nisan
Yer Trabzon

Evde bir koşturmaca herkes meşgul; o gün evin en küçüğünün düğün merasimi var. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor. Adeta bulutlarda Günaydın Ailesinin küçük kızlarının ayrılığına ortak olurmuş gibi.
O zaman anne Alzheimer hastası değil, her şeyi hatırlıyor. Hiçbir şey silinmemiş. Konuşmasında dünden bugüne getirdiği tekne kazıntısıyla yarına nasıl bakabileceğini anlatıyor. 
Son konuşmayı ise, yıllarca emek verip beş çocuğa ekmek kapısı olan atölyesinin kapısında bekleyen babası yapıyor. “ Her yerde birlikte olacaksınız; Sevgi ve saygıyla. Ta ki ölüm sizi ayırıncaya dek. Allah mesut bahtiyar etsin”
Hıçkırıklarımın sesini bugün bile duyar gibiyim. Hem sevdiğimle evleniyor olmanın mutluluğunu yaşıyor, hem de sevdiklerimden ayrılmanın hüznünü yaşıyordum.  
Bugün 10 Nisan 2019 
Tam 22 yıl sonra Trabzon’da meydanda dört katlı Günaydın Apartmanın dördüncü katında ki telaşı yine hatırladım.
Evliliğin tanımını kaç kere yaptım bilmiyorum ama evlilik bir sevgidir.
Evlilik bir ekmeği bölüşmek, ama aynı lokmayı yemek demek değildir.
Benim için evlilik öz sevgi, öz saygı ve öz şefkattir.
Birlikte olmaktır. Bütün olmaktır. Ama bir olmak değildir.
Evlilik, terazideki kefelerin eşit olmasıdır. 
Sağlıkla bugünlere geldik. Allah nice 10 Nisanları yine sağlıkla yaşatmayı nasip etsin.
Şükürler olsun düğün fotoğrafında annem, babam, kayınvalidem, ağabeyim, ablalarım varlığını devam ettiriyor. Ama kayınpederim, teyzem ve amcam o fotoğrafta silinmiş. Allah rahmet eylesin.
Hayat her sene kattıkları ve kaybettirdikleri ile devam ediyor.
Bugün yani 22 sene sonra geldiğim nokta itibari ile vermiş olduğum karar “ertelememek” üzerinedir.
Telafisi mümkün olmayan anlar, saatler, günler elini uzattığında soğuk bir buz parçası gibidir. O yüzden “hasarsız zamanlar” için ertelememek gerek. 
Bu kararı birkaç defa alıp uygulayamamış olsam da artık 50’li yaşlara merdiven dayayan birisi olarak hiçbir şeyi yarına bırakmama kararı aldım. 
Yarının ne getireceği belli değil. Artık hayata ve hayatın lütfuna inananlardanım. İşte o yüzden hayatı ıskalamak ve ertelemek yok.
Sonsuzluk diye bir şey yok. Sonsuza dek elimizde tutacağımız bir garanti belgemizde yok. Öyleyse günler ve geceler bizim için yaşamaya değer görülmüşse, bize ne başkalarının hayatından.
Sığındığım yuvam ve içindekilerle ertelemeden hayatımı yaşamak istiyorum. Sonuçta hayat bir sınavsa, verilecek sınav öyle ya da böyle veriliyor zaten. 
Zenginliğimiz bizim birlikteliğimizdir. Zenginliğimiz malımız, mülkümüz, giydiklerimiz, yediklerimiz, evlerimiz değil bizlerin birbirimize kattıklarıdır.
Bu sabah onlarca uğradığım haksızlıklar karşısında, hatalı olmadığımı bilmenin vicdan rahatlığı ile uyandım. Yanımda 23 yılın sevdası. Diğer odada ise Allah’ın bize bahşettiği en güzel hediye koşulsuz sevgim, oğlum ile. Şükürler olsun. 
10 Nisanlar benim hep duygusal olduğum günlerdir.
10 Nisan, zihnen gördüğüm, duyduğum, hissettiğim, yaşama dair planlar yaptığım gündür.
Her 10 Nisan benim mektup günümdür. 10 Nisanlar düşlerimin, yaşadıklarımın, hissettiklerimin, sevgilerimin zarfa koyulup bir gün sevdiklerim tarafından okunulacağı özelimdir. 
Hayatımın geri kalanında hayatımdan çıkardıklarımın ve kendimi hafif rahat hissettiğim benim günümdür.
10 Nisan yani bugün Havva’nın Düğün Günüdür.    

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.