• BIST 99.326
  • Altın 236,201
  • Dolar 5,5638
  • Euro 6,2937
  • Trabzon 5 °C

TANKÇI A.METİN, TOPÇU GENÇ!

OKTAY SÖĞÜT

  Vatandaş birkaç lira daha ucuz olsun diye -ayazda, boranda- kuyrukta bekliyorsa, kim ne derse desin, o kuyruk; varlık değil, yoksulluk kuyruğudur. 
Bu yokluk kuyruğunun baş sorumlularından olan Tarım Bakanı Pakdemirli,  geçtiğimiz günlerde, bakan olduğundan beri, belki de en doğru sözünü söyledi; ‘Buzdolabı boşsa her şey boştur’. Peki, buzdolapları neden boş? Çünkü yüksek enflasyona yenik düştük. Gelirlerimiz, giderlerimizin çok altında kaldı da ondan. Peki, bu ekonomiyi kim yönetiyor? Buzdolabı boşsa her şey boştur diyenler. 
AKLA ZARAR BAKIŞ
Türkiye bu koşullar altında seçime gidiyor. Buzdolabı boş olduğu için, sandıktan hoş olmayan sonuçların çıkacağından çekinen Cumhur ittifakının her kademeden sözcüleri ‘beka’ senaryoları yazıp, söylüyor. Söylemesine söylüyor da, mahallemize seçeceğimiz muhtarın, ‘beka’yla ne alakası var, belediye başkanının ya da belediye meclis üyesinin…
Beka; bir devletin toprak bütünlüğünü, ahdi hukukunu ve anayasal düzenini iç ve dış tehditlere karşı koruması suretiyle hayatiyetini devam ettirmesi demek olduğuna göre, ‘benim belediye başkan adayımı seçmezsen devlet batar’ manasına gelen nutuklar atmak, hangi demokrasiyle ya da hangi akılla bağdaşır. 
Bu akla ziyan bakış açısına göre; A. Metin Genç’i tekrar başkan seçmeliyiz, çünkü ‘beka’ sorunu var. Peki, ‘beka’ için ne yapacak Genç? Garp cephesinde tankçı, şark cephesinde topçuluk yapacak da bizim mi haberimiz yok? Ya da ara da bir PKK’ya karşı operasyonlarda levazım, yeri gelince istihdam görevi alacak ta bizim mi bilgimiz yok? Yok arkadaşım, yok. Ne ‘beka’sı mekası. Çöpü toplayacak, suyu akıtacak, park bahçe yapacak o kadar. 
Belediyecilik; kentlerin çehresini değiştirmek ve kentlilere uygar bir yaşam sunmak amacıyla gösterilen çabaları ifade eder. Fakat ne alakaysa, belediyecilik yerine beka konuşuyoruz. Ortahisar Belediye Başkanı Genç bile. Nasıl mı?
Başkan Genç gittiği yerlerde diyor ki; ‘31 Martta sandıktan mutlaka zaferle çıkmalıyız’. Burası normal, herkes seçim kazanmak ister. Peşinden de bu kent için yaptığı ya da yapacağı şeyleri anlatacak diye bekliyorsunuz ama yok. Peki, neden bahsediyor dersiniz? ‘Beka’dan. Diyor ki; ‘…En ufak bir zafiyette bu güç odakları harekete geçerek, Türkiye’yi ele geçirmek niyetindeler’. Başka ne diyor; ‘kimler, kimlerle hareket ediyor’ diyor, ‘Türkiye’yi düzlüğe çıkarmak’ diyor, diyor da diyor.
Hadi cumhur ittifakının sözcüleri beka - meka konuşuyor. Oturduğu ve aday olduğu makam belediye başkanlığı olan Genç neden beka - meka konuşuyor? Oturduğu koltukta başarılı bir beş yıl geçirse böyle konuşur mu? Sorsan ‘devlet meselesinin yanında belediyeciliğin adımı olur’ diye cevaplayacak ama yemezler. 
M. Salih Akyüz belediye başkanı seçilirse ülke beka sorunuyla karşı karşıya mı kalır? Beka diyerek oy mu istenir? Oturduğunuz o koltuklar babanızın malı değildir. Günü geldiğinde hesabınızı verecek, vatandaş olur derse de yolunuza devam edeceksiniz. 
BEKA DEĞİL HEBA
A. Metin Genç, ‘beka’dan bahsediyor, yeri geldiğinde de tankçı topçu olacak diye; Oyun ve Oyuncak Müzesi söz vermişti, yapmadı demeyelim mi? Kadınlar Yüzme Havuzu yapacaktı, yapmadı demeyelim mi? Boztepe Güneş Kule’miz olacaktı, olmadı demeyelim mi? Saray-i Atik, Skatepark ve Bilim Merkezi sözü verildi, sözler tutulmadı demeyelim mi?  Şehir Giriş Anıtları dikilecek, Boztepe yolu genişleyecekti, dikilmedi - genişlemedi demeyelim mi? Geçin bu beka ayaklarını, şehrimiz heba olmuş, hesabını verin. 
Bir beş yıl Gümrükçüoğlu, bir beş yılda Genç, etti on. On sene sonra geldiğimiz nokta; ilçemizde yaşayan vatandaşların mutsuz olduğu bir Ortahisar. 
Başta şehrimize okumaya gelen üniversiteliler olmak üzere, gençler şikâyetçi; Ortahisar’da zaman geçirilecek, gezilecek-tozulacak yer yok. Şehirden kopukta olsa Forum AVM onların tek yaşam alanı. Başka yaşam alanı yok.
Kent balkonu yok, teleferik yok, saat kulesi yok, seyir terası yok.   
Her yer otopark, trafik keşmekeş, ulaşım berbat. Eli yüzü düzgün bir otogar bile yok. Metro yok, tramvay yok, hafif raylı sistem yok. 
Sözde yeşil ile mavinin buluştuğu şehir. Öyle bir şey yok. Ganita çay bahçesine bile ulaşım zor. Denize sıfır konumlamış şehirde denize girmek yok. Denizi olmayan şehirler suni deniz/plaj yapıyor, biz deniz kenarında bir demli çay bile içemiyoruz. 
Bu kadar çarpık yapılaşmayı başka hangi şehirde var. Boğulacak hissi yaşamayacağınız semtimiz kalmadı. Yeşil alanlarımız azaldı.  
Bırakın yeni meydanlar yaratmayı, olanları mahvettiler. 150 yıllık çınarlar gözümüzün önünde kurudu-kuruyor. Hem de Meydan’ın tam göbeğinde.
Şehrin akciğerleri olacak dediler, Zağnos - Tabakhane’yi boşalttılar. Hah işte doğru yaptılar diyorduk ki yanıltmadılar; devasa kaymakamlık ve davasa belediye binasını gözümüze soktular. Harcanan trilyonlar da cabası.
Kültür sanatla alakamız yok. Ne doğru dürüst bir müzemiz, ne sergi ne de konser salonumuz var. Kültür sanattan anladığımız kemençe gıv gıvı ve pilav ayran günleri. Uluslararası bir festivalin adını anan yok.
Çiçek, böcek, estetik, kültür, sanat, eğlence, kent kültürü hak getire. Dolgu, yarma, beton, inşaat, kazma, hafriyat -her nedense- başları üstüne… 
16 gün sonra sandığa gidecek, Ortahisar Belediye Başkanı’nı seçeceğiz. Ya işi bilmeyen, söz verip yapmayan, rutin işleri başarı diye anlatan, teknik eleman olmayan Başkan Genç’i seçeceksiniz. 
Ya da planlı/programlı, vizyon sahibi, ayakları yere basan, çağa uygun, gerçekçi planlamalarla yola çıkan, ‘kişilere değil - kente rant’ diyen, küçük dokunuşlarla bile büyük işler yapılabileceğini söyleyen;  Mimar M. Salih Akyüz’ü seçeceksiniz.
Daha yaşanabilir bir Trabzon ve Ortahisar dileğiyle…

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.