• BIST 89.917
  • Altın 144,829
  • Dolar 3,6196
  • Euro 3,9083
  • Trabzon 8 °C

Taraflar 2 milyon için helalleşti mi?

Eray Altındaş

Sizi bilmem ama dün Cumhurbaşkanını seçmek için “ Tıpış, tıpış” vatandaşlık görevimi yapmak adına sandık başına gittim.

Umuyorum Türkiye’de bugün; birliğin, dirliğin, saygının ve sevginin tohumları ekilmiştir.

***

Seçimin sonucundan çok benim kafamı meşgul eden “Güvene dayalı” olarak yapılan para  alışverişinde gelinen son nokta ve iddia edilen 2 milyonun akıbetinin ne olduğu?

Merakınızı gidermek adına, isterseniz devlete duyurulmadan yapıldığı iddia edilen “al gülüm, ver gülüm” ticaretini, unutmuş olanların hafızalarını tazelemek için dikiz aynasından şöyle geriye bir bakalım.

Hatırlayın, bundan birkaç ay önce Trabzon Büyükşehir  Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrcüoğlu’nun bir sağlık kuruluşu ile kendi aralarında, “Güvene dayanarak” yaptıkları iddia edilen para alışverişi gündeme bomba gibi düşmüştü…

Yine o günlerde Başkan Gümrüçüoğlu’nun, verdiği iddia edilen 2 milyon lirası için karşı taraftan 800 bin lira daha fazla istediği dercedilmişti.

Karşılıklı suçlamalardan sonra ortaya senetler dökülmüştü.

Daha sonra vergilendirilmeden el değiştirildiği iddia edilen 2 milyonun “kokusu” Trabzon’un sınırlarını aştı. Ulusal diye nitelendirilen basında yer aldı.

Hatta torba yasaları ile boğuşan birbirlerini yumruklayan vekillerin yer aldığı TBMM’nin  kürsüsünden de dile getirildi.

Gelin görün ki, tıpkı 17 ve 25 Aralık gibi, 2 milyon için merak edilen birçok sorulara cevap alınamadı.

İşte zihinlerde cevap arayan 2 milyonluk suallerden bir kaçı, kim bilir belki biri çıkıp cevap verir umuduyla sıralayalım:

1- Bugüne kadar devletin çeşitli kademelerinde maaşla çalışan bir memur bu kadar parayı  biriktirebilir mi? 

2- Büyükşehir Başkanı olan Gümrüçüoğlu, kimselere duyurmadan tasarruf ettiği 2 milyon lirasını “Güvenip” verdiği kişilerden geri alabildi mi?

3- Bunca yıldır devletten habersiz “yastık altında” saklanan 2 milyonu Başkan  Gümrükçüoğlu geri aldıysa vergilendirdi mi?

4- Vergilendirme anapara üzerinde mi? Yoksa ihtilafa düşüldüğü iddia edilen 800 bin lirayı da içine alarak mı gerçekleşti?

5- Taraflar birbirlerini Allaha havale ettikten sonra, arkadaş sen sağ, ben selamet deyip helalleştiler mi?

6- Kendi aralarında “Sulh yapıp” durmak yok parayla para kazanmaya devam mı ediyorlar?

***

Şimdi diyeceksiniz ki, milletin parasının tasası sana mı düştü?

Kazın ayağı hiç de öyle düşündüğünüz gibi değil.

Trabzon’u temsil eden ve Büyükşehir Belediye Başkanlık koltuğuna oturan birinin şaibelerle  anılması hiç de hoş değil.

Devletten gizlediği ve vergilendirmediği parasına para katmak isteyen biri, kusura bakmayın  aklanmadığı sürece oturduğu koltuğu hak etmiyor!

Aklanmamış başkan benim başkanım olamaz! 

 

Sanki İstanbul

Geçen hafta bu adada “Abiler, ablalar” başlığı altında bir yazı kaleme almış ve orda Trabzon’da denize girmek isteyen vatandaşın kat ettiği yolu dercettmişti.

Anlaşılan vatandaşın o bayram sıcağında serinlemek için çektiği sıkıtı kimsenin umurunda olmamış.

Aradan bir hafta geçti, Trabzon’u yönetenlerden, denize girmek isteyen Trabzonluyu “serinletecek” bir açıklama henüz gelmedi!

Varsın gelmesin biz işimize bakacağız.

Sevgili okuyucular, sanmayın ki vatandaş sadece Trabzon’da denize girmekte sıkıntı yaşıyor. Aynı zamanda evine ve işyerine gitmek için de Moloz, Kalkınma arasında hayli ter atıyor.

Anladığım kadarıyla şehri yönetenlerin, aklına trafik denince sadece Uzunsokak, Kahramanmaraş Caddesi geliyor!

Oysa çok değil, Vali, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Emniyet müdürü şöyle bir Moloz, Kalkınma arasında özel arabalarıyla ve korumasız, yola revan olsalar, o zaman vatandaşın ne çektiğini çok daha iyi anlayacaklar!

Şimdi gene diyeceksinizi ki, kardeşim boşuna kendini yorma…Trabzon’da trafik konusunda 12 yılda ne değişti?

Aynı tas aynı hamam

Trabzon’u yönetenler çekilen çileyi görmezden gelsinler. Bu şehir adına yine de yazmaya devam edeceğim.

Çünkü onlar yolcu, ben hancıyım.

 

Hayat onlara güzel

Medyada,  Güneydoğu ile ilgili haberler verilirken, kardeşlikten ve huzur havasından pek de eser göremezsiniz.

Eskiden olduğu gibi Güneydoğu’da “beleşe” alışanların bildiklerinden şaştıkları yok.

Yine yakıp yıkıyorlar.

Taşlıyorlar, cam çerçeve kırıp, bayrak indiriyorlar.

Üstelik eylemlerini yaparken de “Devlet elektrik hatlarına yetirence bakım yapmıyor. Klimalarımız çalışmıyor, sıcaktan bunalıyoruz” diyerek de veryansın ediyorlar. Tabi bu olumsuz görüntüleri iktidara göbeğinden bağlı görsel ve yazılı basın ne yazabiliyor ne de ekrana getirebiliyor!

Asıl acı olan ne biliyor musunuz? 

Yakıp yıkanlara, “Devlet malına zarar verdin…” diyecek ne polis ne jandarma batıdaki eylemlerdeki tutumlarının onda birini ortaya koyamıyor.

Tam tersi yakıp yıkanların istekleri anında yerine getiriliyor!

O görüntülerden sonra aklıma şöyle bir soru geldi:

- Bu olaylar işsizliğin zirve yaptığı Karadeniz Bölgesi’ndeki illerden birinde gerçekleşse ne olur?

Merakınızı gideriyim…

Biber gazından, boyalı sudan göz gözü görmez, yakalanan soluğu adliyede alırdı.

Elektrik kaçak, su parası, devlete vergi vermek yok.

E, onlarda çok iyi biliyor, Çankaya’ya çıkan yol onların oylarından geçiyor!

Hayat Güneydoğu’da yaşayanlar güzel!

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.