• BIST 105.380
  • Altın 271,216
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Trabzon 14 °C

TARİH CAHİLLİĞİ!

Prof. Dr. Yahya Sezai TEZEL

   Cher demiş ki, kana susamış Türklerin 2 milyon Ermeni’yi kestiğini biliyordum. Şimdi bu aynı kanlı katiller kırlarda çiçek toplayan masum Kürtleri kesmek, kanlarını içmek için Suriye'ye girmişler. Kınıyorum. Evet kınıyorum demiş. 
Türkiye'nin nasıl bir ülke olduğunu dünyaya anlatmamız ile bu ülkenin ve bu ülkede vatandaş olarak taşıyanların tarihinin sorumluluğunu taşımamız arasında kopartılamaz bir bağ var. Yakın tarihimizi olgusal gerçekçiliğe dayanarak konuşmaya razı olmamız gerekiyor. İttihat Terakki'nin diktatörü Talat Paşa'nın ve onunla iktidarı paylaşıyor gibi olan Enver ve Cemal Paşaların, Türkiye'de Hristiyanlardan arındırılmış bir resmi dili Türkçe olan bir Sünni saf millet oluşturma stratejisinin gerçekleri inkar eden ve bugünkü evrensel değerlerle uyuşmayan söylemini terk etmedikçe, yukarıdaki hanım efendi gibi tarih cahili ama etkili insanların Türk ve Türkiye düşmanlığı ile baş edemeyiz.
  1914 nüfus sayımının yapıldığı sınırları içinde Osmanlı İmparatorluğunun toplam nüfusu 18.3 milyondu. Bunun içinde Müslüman nüfus 15, Ortodoks Rum nüfus 1.7, Katolik Rum nüfus 0.1, Ortodoks Ermeni nüfus (Gregoryen) 1.2, Katolik veya Protestan Ermeni nüfus 0.2, Yahudi Nüfus 0.2 milyon kadardı.
                                                 ********
   Talat Paşa'nın uyguladığı Anadolu'yu Ermenilerden arındırma politikasının tarihini inkar ederseniz, Cher ve diğerlerine karşı bilgisel olarak doğru ve tutarlı bir Türkiye'nin yakın tarihi resmini dünyaya anlatamazsınız.
Bu mücadele, yani Osmanlı İmparatorluğunun enkazı içinden İstiklal Savaşı ve Lozan'la çıkarılan Türkiye Cumhuriyetinin arazisi ve milletinin bütünlüğünü, hem etnik ve dini ırkçılığa bulaşmayan, evrensel insan haklarının kabulü ve geliştirilmesine dayanan bir "iyi" siyasal toplum çıkarma, hem de Türkiye'yi parçalamak, yok etmek isteyen içerideki ve dışarıdaki kafası karışıklar ve/veya düşmanlara direnme mücadelesi, benim, sizlerin, çocuklarınızın, torunlarınızın hayatları boyunca sürecektir.
  Unutmayın ki garip bir dünyada yaşıyoruz. Hristiyon dünyasının tarihi anti-semitizmi, Yahudi nefreti-düşmanlığı İspanya'dan başlayıp Hitlerin Nazi Almanyasında ayyuka çıktı. Almanya ve Hitlerin peşinden giden neredeyse Almanların tamamı 6 milyon Yahudiye insan cesedi imha etme fabrikalarında öldürdüler. Yahudilerin vücut yağlarından sabun, derilerinden lamba şapkası gibi hediyelik eşyalar yaptılar. Sonunda Ruslar, İngilizler ve Amerikalılar Almanya'yı ve Japonya'yı yendiler (İtalya olayın teferruatı idi onun için saymıyorum). Hayatta kalan Yahudilere tarihi, ahlaki, siyasi bir tazminat ödemek istedi galipler. Bunun için mesela 6 milyon Yahudinin öldürüldüğü Almanya'nın ve Polonya'nın bir bölgesinde kurulabilirdi Yahudi devleti. Değil mi? Ama hayır. Ne oldu?
                                                  *******
   Yahudiler, 2000 yıl önce Filistin'in bir kısmında kendi devletlerine sahiptiler. Roma İmparatorluğu geldi burayı aldı ve yönetti. İkinci Dünya Savaşından sonra Yahudilere 6 milyon Yahudinin öldürülmüş olmasının tazminatı olarak, Amerika, Sovyetler Birliği, İngiltere, Çin İS 7'inci yüzyıldan beri Müslüman hanedanların hakim olduğu ve Müslüman ve Hristiyan Arapların yaşadıı toprakları alıp alın buyurun burada sizin tarihi hakkınız var, kendi devletinizi kurun diye Siyonist Yahudilere hediye ettiler.
  Unutmayın bunu sevgili arkadaşlar. Yahudiler 2000 yıl sonra tarihi iddialarını uluslararası sistemin onayladığı tapulu mülkiyete çevirebildiler.
Türkiye Müslümanların, Osmanlıların, dünyanın Türkler olarak algıladığı halklar, devletler, milletlerin tarihi sorumluluğundan kurtulamaz. Bu sorumluluğu altında ezilmeden taşıyabilmek için İslami ve Türki devletlerin, ama özellikle Osmanlı ve erken dönem Cumhuriyet Türkiyesi'nin tarihini, derin devlet geleneğimizin uydurduğu masalları bir kenara itip. insanlığın ortak mirası olan hakiki tarihçilik geleneği üstünde yazılmış kaynakları okuyarak öğrenmemiz, Cher gibi her Türkiye ve Türk düşmanına ağzının payını şak diye gerçek bilgi zemi üstünden verebilmemiz gerekiyor. Türkiye'nin nasıl bir ülke olduğunu dünyaya anlatmamız ile bu ülkenin ve bu ülkede vatandaş olarak taşıyanların tarihinin sorumluluğunu taşımamız arasında kopartılamaz bir bağ var. Yakın tarihimizi olgusal gerçekçiliğe dayanarak konuşmaya razı olmamız gerekiyor. İttihat Terakki'nin diktatörü Talat Paşa'nın ve onunla iktidarı paylaşıyor gibi olan Enver ve Cemal Paşaların, Türkiye'de Hristiyanlardan arındırılmış bir resmi dili Türkçe olan bir Sünni saf millet oluşturma stratejisinin gerçekleri inkar eden ve bugünkü evrensel değerlerle uyuşmayan söylemini terk etmedikçe, yukarıdaki hanım efendi gibi tarih cahili ama etkili insanların Türk ve Türkiye düşmanlığı ile baş edemeyiz.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.