• BIST 100.237
  • Altın 279,550
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Trabzon 15 °C

TARİHTE BENZERİ OLMAYAN BİR ZAFER

Rasim EFENDİOĞLU

TARİHİMİZDE BİRÇOK PARLAK ZAFERLER VARDIR
B
unu kimse inkar edemez. Ancak bu zaferleri çok iyi anlamak gerekir. Savaş, zafer. Savaş çok arzu edilen bir olay, çok ideal bir olay değil. Yaşamı savaş meydanlarında geçen eşsiz komutan büyük önder Mustafa Kemal Atatürk çok özlü sözleri ile “Savaş bir halkın bir ulusun geleceği, istiklali ve özgürlüğü söz konusu olmadıkça bir cinayettir” diyor. Evet en parlak bir zaferden sonra bir savaş alanını gezen yüreğinde zerre insan sevgisi ve acıma duygusu olanın yüreği parçalanır. Dost düşman bir çok genç insan, kiminin gözleri açık, kiminin avucunda çocuğunun resmi, yavuklusunun çemberi ile kan içinde uzanmış. Bu tablo çok acı.
Tarihimizde çok büyük zaferler var. Bu zaferleri anlayalım. Sadece kahramanlık olsun, şan şeref için savaş yapılmaz. Eski savaşlar genelde hükümdarların kralların iradeleri ile yapılırdı. Egemenlik sınırlarını genişletmek, gücünü artırmak için.
Bir bakalım yakından… Orta Asya’yı geçelim de Anadolu’ya ilk adım atışımızı analım 

MALAZGİRT ZAFERİ...  
  Malazgirt’te iki ordu karşı karşıya. Bizans ve Selçuklu. Selçuklu yeni yurt edinmek, egemenlik alanını genişletmek istiyor. Müslüman bir devlet,  Selçuklu, başta çok yetenekli bir komutan Alparslan... Din savaşı diye kabul edilir. Ancak Selçuklu ordularının içinde Hıristiyan askerler var, Bizans’tan kaçıp gelmiş. Savaş uzun sürmemiş, kılıç, kalkan, ok, gürz; savaş bir günde bitmiş. Türkler Anadolu’ya girmiş. Önemli bir olay...
  Daha bir çok olay var, bir çok kanlı savaş var. Ankara Çubuk Ovası Savaşı, Yıldırım ve Timur... Çok kanlı bir savaş, alanda binlerce ölü. Kimin şehidi niçin, Padişahların emir kulları. Anadolu birliği bozuluyor. İşte bu da bir zafer. Moğol Türklerinin Osmanlıya zaferi. Bu da tarihimizde bir zafer.
  Çaldıran Savaşı iki Türk ve Müslüman ordu çarpışıyor, binlerce ölü meydanda. Şah İsmail öz be öz Türk, Yavuz Türk şehitler alanda… Nasıl şehit, niçin şehit. Bize göre elbette Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun dileriz. Bir bakıma emir kulları.
Mohaç’ta savaş büyük kanlı bir savaş. Osmanlılar zaferi kazanmış, Avrupa’da bir büyük adım atmış. Tarihimizde yüzlerce binlerce büyük savaş ve parlak zafer var. Ancak bu savaşları tanımalı ve anlamalı.

ÇANAKKALE ZAFERİ
Çanakkale tarihimizin en büyük savaşı ve belki sonucu çok önemli bir zafer. Ancak dikkat edelim I. Dünya Savaşının bir cephesi. İtilaf Devletleri ile İttifak Devletleri çarpışmış. Çanakkale’de böyle. Bize göre Kurtuluş Savaşının başlangıcı diğer devletlere göre itilaf devletlerine göre boğazları geçip dünyanın en önemli kenti İstanbul’u almak  ve Osmanlıyı bitirmek. Biz ittifak devletlerinin yanındayız. Çanakkale’de Almanlar ve yandaşları bizimle. Ordunun içinde birçok ırktan ve dinden asker var. Karşımızda ne acıdır ki sömürgelerden gelip itilaf devletleri ordusunda yer alan Müslümanlar var. Savaş anılarında var… İki cephede de ezan okunuyor. Müslüman Müslümanı öldürüyor. İşte savaş bu. Büyük Komutan eşsiz önder diyor ya, “Savaş bir cinayettir”… Bizim askerlerimizin ve yüce komutanımız yurdunu, ulusunu ve başkentini kurtarmak için savaşıyordu. İnançlıydı askerlerimiz şehit olacaklarına inanıyorlardı. Çanakkale geçilmedi. Ancak Osmanlı yenilgiyi kabul etti, savaşla geçilmeyen boğazlar anlaşmayla geçildi. Böyle anlayalım bu savaşları ve zaferleri. Gözü kapalı kahramanlık filmi seyreder gibi düşünmeyelim. Niçin, nasıl ve sonuç ne?

KURTULUŞ SAVAŞI BAŞLIYOR
  Osmanlı yenilgiyi kabullendi. Birçok cephede zafer kazansak da Mondros'u imzaladı. Osmanlı halkını kulu olarak kabul ediyordu. Bir padişah halkını sürüye benzetiyordu kendisini de bu sürünün çobanı. Belki yüzyıllarca bu anlayışla devlet yönetildi. Osmanlı’nın soyundan gelen bir yönetim zinciri  ülkeyi yönetti. Devlet tarihe Türk Devleti olarak geçti ancak devlette bir çok vezir bir çok komutan, devlet adamı Türk değil. Amaç Osmanlı’yı egemen kılmak.
  Türk halkı 20. Yüzyıl yaklaşırken artık egemenliğini eline almak istiyordu. Bir büyük oğlu vardı bu amacı gerçekleştirecek. Ordu dağılıyor, silah ve cephane  teslim edilecek. Ufuk kapkara bulutlarla kaplanmış. Bir güneşin doğması bekleniyor. İşte 19 Mayıs 1919 Samsun’dan doğan güneş. Tek tek yanan çoban ateşleri birleşti ve bir büyük yalaz oldu kapladı Anadolu’yu... Yok ne padişah ne kral ne hükümdar… Ulusal kuvvetlerle ulusun egemenliği gerçekleşiyor. Ordu yeniden düzenlendi, silah ve cephane temin edildi ve yürüdük düşmanın üstüne.

BÜYÜK TAARRUZ VE 30 AĞUSTOS
  Evet farklı bir savaş, farklı bir zafer. Bir ölüm kalım savaşı. “Ya bağımsızlık ya ölüm” ilkesi ile düşmanın üstüne yürüdük. Belki kaynaklarda Yunanlılar diye yazar. Karşımızda Yunanlılar. Görüntü böyle ancak gerçek bu değil. Yunanlı oyunun oyuncusu sahne arkasında yedi düvel var. Yoksa gücü yetmez Yunanın bizimle savaşmaya. Ancak bizim durumu yukarıda belirttim. Devlet yenilgiyi kabullenmiş, ordunun dağıtılmasını kabul etmiş ve ne acıdır ki o Yunan cephesinde Osmanlı askerleri var. Yunanın galip gelmesini istiyor onun için çarpışacaklar. Onlara her yandan yardım var. Bizim gücümüz halkımızdan. Kara Fatmam satırı ile nacağı ile yürüdü, Elif  kağnısı ile cephane taşıdı gece gündüz.
Bu savaş eşsiz bir savaş. Bu savaş kral için padişah için verilmemiş bu halkın, bu ulusun egemenliği ve özgürlüğü için verilmiş. Yok ve yoksulluk içinde bir büyük zafer kazanıldı. Padişahın şanı için şöhreti için değil ulusal egemenlik ve özgürlük için savaştık.

BU ZAFER KİMİ İLGİLENDİRİR
  Bu bir halkın bir ulusun ölüm kalım, var olma yok olma savaşı. Bir maç değil, at yarışı değil. Bir yerel yönetici yerel bir şenliği daha önemli görmüş. Anlamamış mı 30 Ağustos’u, bilmiyor mu 30 Ağustos’u... Yok 30 Ağustos’u bilmeme olanağı yok. Çok açık ve net tarih sayfalarında hem de çok net. Bunlar bunu biliyor da bizim bu zaferi kazanmamıza üzüldükleri için bilmez gibi yapıyorlar. Yazık yazık… Eminim bu büyük savaşta bu büyük zaferde onların da dedeleri var, yakınları var. Ancak bunlar kökünden kopmuş bir ne demeli bilmem.
  Bu zafer bu savaş bizim savaşımız bizim zaferimiz. Yurdumuzu kurtardık, halkımız özgürlüğüne kavuştu, halk egemenliğine dayalı bir devlet kurduk. Bu olay kimi ilgilendirir? Hainleri de ilgilendirir dostlarımızı ve düşmanlarımızı da ilgilendirir. Dostlarımız onur duyarak mutluluk duyarak 30 Ağustos’u anar, düşmanlarımız yasla üzüntü ile anar.
  Bu 30 Ağustos'u da daha bir coşku ile onurla kutlayalım. Bu toprakları öpelim dedelerimizin kanı, canı olarak. Lanetleyelim, bu büyük olayı anlamayıp kutlamayanı. Başta yüce komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bu zaferi bize yaşatıp tarihimize bayrağımıza nakşedenleri rahmetle ve saygıyla analım. Kutlu olsun bu büyük ulusal bayram.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.