• BIST 100.237
  • Altın 279,310
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Trabzon 15 °C

Tarlada Yalnız Kadın!

Azize Burgucu

  Geçenlerde sosyal medyada, Kıbrıs’ta öğretmen olan Trabzonlu Mehmet Koç’un bir yazısı gözüme ilişti. Mehmet Koç, 1916 yılında Rus İşgali sırasında Trabzon’a bağlı Düzköy İlçesi Alazlı (Mula) Köyünde yaşanan bir olayı rahmetli babaannesinden dinlemiş ve kaleme almıştı.
eaf1c88f-36c8-45e4-aa3e-9cc3a116869e.jpgİşte Mehmet Koç’un, ‘Tarlada Yalnız Kadın’ başlıklı yazısı;
“Mart ayının ortalarıydı. Soğuklar yavaş yavaş kaybolmaya başlamış, doğada canlılık alametleri belirmişti. Ancak Alazlı Köyü’nün mahzunluğu devam ediyordu. 1916’nın bu ilkbahar günlerinde köyün büyük bir çoğunluğu kendi tabiriyle Urus İşgali yüzünden köyünü terk edip muhacirliğe çıkmıştı. Yola çıkanlarında büyük bir kısmı ya yolda hastalanıp ölmüş ya da Rus baskınlarıyla öldürülmüştü. Zaten pek çoğunun babası Çanakkale’den dönmemişti. Anneler, dedeler yollarda sefil olmuş, açlıktan ağlayan çocuklarsa yaşlı gözlerle ilerlemeye çalışıyordu.
Alazlı Köyü dağınık bir yerleşime sahipti. Her tarlanın başında bir ev vardı. Bu köydekiler geceleri canlarını ve mallarını korumak için silah bulundurmak zorundaydılar. Ama bu silahlar, Rus askerlerine karşı yeterli değildi. Elde yapma tabancalar, çakar atmaz tüfekler, uzun kamalar… Mermi sayısı desen yok denecek kadar azdı. Köyden muhacirliğe çıkmayanlar bu silahlarını alarak mezralara, yaylalara kısaca dağlara çekilmişler ve geceleri silahlarının yanına yüreklerini de koyarak düşmana baskınlar düzenliyorlardı.
Buralarda en büyük sıkıntı açlıktı. Sadece yerli halkta değil, Rus askerinin de en büyük sıkıntısı açlıktı. Onun için Visera (Işıklar) Köyü’nde kalan Rus askerleri iki kişilik guruplar halinde köylere geliyor ve yiyecek topluyorlardı.
Baharın ilk ayları Karadeniz’de ekim dikim aylarıdır. İşte bu aylarda dağlarda yaşamaya çalışan Alazlı Köylüleri’nden bazıları gelecekteki kışı da düşünerek köye dönüp mısır ekmeye çalışıyorlardı. Bunlardan biri de Demiroğlu Emin’di. Emin eşini de alarak sabahın erken saatlerinde köye gelmişti. Elinde yandan çakmaklı, baba yadigârı tüfeği vardı. Köyde etrafa görünmeden evine girdi ve beklemeye başladı. Eşi ise eve epey uzaklıktaki tarlasında çalışmaya başlamıştı.
Saatler hızla ilerliyordu. Köye gelen Rus askerleri Emin’in eşini görünce önce kararsız kaldılar. Ancak birisi yalnız başına bir kadın olduğuna karar verince ona doğru koşmaya başladı. Emin’in eşi düşman askerini görünce yüreği ağzına geldi ve evine doğru koşmaya başladı. Rus askerinin amacı onu canlı yakalamaktı.
Bu topraklara alışkın olan Karadeniz kadını hızla koşarak evine girdi ve kapıyı kapadı. Kocası kapıya çakma tüfeğini dayadı ve beklemeye başladı. Kapının dışarıdan itildiğini hissedince tetiğe dokundu. Büyük bir gürültü karşı kayalarda yankılandı. Kapıyı açtı. Rus askeri kanlar içindeydi, ölmüştü.
596eccd6-fa0b-412d-9830-f227cdf1b767.jpgDemiroğlu Emin öteki Rus askerine doğru koşmaya başladı. Fakat silah sesini duyan Rus askeri çoktan gerisin geri Visera’ya doğru koşmaya başlamıştı. Uzak olduğu için attığı mermiler ona isabet etmemişti.
Daha sonra köy evini olduğu gibi bırakarak karı koca dağlara doğru çekildiler. Bir gün sonra gelen çok sayıda Rus askeri evi tahrip etmişler ve ölen askeri alıp gitmişlerdi.
Mulalilar’ın yani Alazlı Köylüleri’nin düşmana verdikleri zayiat Rus askerlerinin de dikkatini çektiği için Tonya-Biçinlik Baskını’nda özellikle Mula köylülerini öldürmüşlerdi.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.