• BIST 106.390
  • Altın 141,861
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1152
  • Trabzon 24 °C

Tedavi görmeli

Eray Altındaş

İstanbul’da Fenerbahçe-Trabzonspor maçının bitiş düdüğü çaldıktan hemen sonra ortaya çıkan görüntüler, sarı lacivertli kulüpte futbolcusundan taraftarına kadar hepsinin “klinik vaka” olduklarını gösteriyor!

Acilen tedavi edilmeleri şart!

 ***

Olaylara karışan sarı lacivertlilere de bir yerde hak vermiyor değilim. Çünkü bu güne kadar hep öyle alıştırıldılar…Sahada istedikleri olmazsa başlıyorlar çirkefliğe!

Emre oynadığı süre içinde maçın orta ve yan hakemlerini bir dövmediği kalıyor…

Caner, hakemin kararını beğenmeyince, ağzına gelini sahanın ortasında yüzüne karşı bağırıyor…

Selçuk yedekte kalmasına rağmen “çirkinlikte” oyun içinde top koşturan arkadaşlarından aşağıya kalmadığını göstermekte geri kalmıyor! Müsabakada son düdük çaldıktan sonra “ast solist” gibi sahaya dalıyor…

Sizin anlayacağınız adamlar,  “Alikıran baş kesen

***

Sahada yenemedikleri zaman ise bu kez topu “dışarıya çıkartıp” masa başında işlerine geleni yapıyorlar. Sporda ahlaksızlığın yerlerde sürünmesi için şike teşvik gibi pis oyunlara soyunuyorlar!

Şayet burada da istedikleri olmazsa anında çirkefliği, rezilliği ele alıyorlar Kadıköy’de önlerine gelene ellerine geçirdiklerini fırlatıp, yakıp yıkıyorlar…

***

Şimdi izniniz olursa bunların içinde en “hızlısının” bu güne kadar yaptıklarını dercedeceğim.

Yanda gördüğünüz resme iyi bakın bu adamın kalecilikle veya sporculukla uzaktan yakından ilgisi var mı?

Volkan Demirel’in bordo mavili takımın kalecisi Onur’un boğazını sıkarken ki hali “drakulayı” andırıyor.

Şayet küçük çocuklar uyumadan önce Volkan’ın öfkeli halini görseler o gece yataklarını ıslatırlar!

Sporculuktan zerre kadar nasibini almamış bu adam milli takıma çağırılıyor ve ay yıldızlı formayı veriyorlar.

Yazık çok yazık!

***

Adamın yaptıkları saymakla bitmiyor…

İşte ulusal diye adlandırılan medyada daha fazla dayanamamış ve Vatan gazetesi Volkan Demirel’in vukuatlarını sıralamış:

27 Şubat 2008 tarihinde Türkiye Kupası çeyrek finalinde Galatasaray’ın Brezilyalı oyuncusu Lincoln’e saldırdı ve 4 maç ceza aldı.

12  Nisan 2009 tarihinde Galatasaray Fenerbahçe derbisinde taraftarlara karışı cinsel organını tuttuğu iddiasıyla 3 maç sahalardan men edildi.

***

Durun daha bitemedi…

28 Mart 2010 tarihinde yine Galatasaray Fenerbahçe maçında, sarı lacivertliler Selçuk’un gölüyle öne geçtikten sonraki  pozisyonda Volkan topu kalçasıyla kontrol etti.

2 Haziran 2012 tarihinde de Milli Takım kampında kendisini görüntülemek isteyen foto muhabirini “ Seni evden aldırtırım…” diyerek tehdit etti.

Gelelim geçen sezon oynanan 12 Mayıs 2013’deki son Galatasaray Fenerbahçe derbisine yine yapacağını yaptı ve Galatasaraylı Sabri ile kavga etti. PFDK’dan 5 maç ceza aldı.

***

Buradan, önce spordan sorumlu Bakan Suat Kılıç’ı ve daha sonrada futbolla ilgili tüm yetkililere sesleniyorum…

Bu adamı cezalarla durdurmak mümkün değil.

Kaleci Volkan acilen bir kliniğe yatırılıp tedavi edilmeli.

Maazallah hızını alamaz sahada rakip takımın oyuncularının birinin kanına girebilir, bunun sorumlusu da siz olursunuz.

Demedi demeyin…

 

Yuh olsun!

 

Şaşırmamak elde değil!

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve yanındakilere,  İstanbul’da yapılan çirkin saldırıda medya suçluyu buldu: “Başkan o kapıdan niye çıktı? Güvenlik protokolüne niye uymadı?”

***

İstanbul’dan yayın yapan bu “bataklık kurbağalarına” göre şaşırıp da yanlış yerden stadı terk etmeye kalktınız mı linç edilmeyi göze alacaksınız.

Çünkü orası Fener Cumhuriyeti.

Onlar kafalarına göre her istediklerini yaparlar. Kimse de hesap soramaz…

Dedik ya alışmışlar

***

Düşüne biliyor musunuz, Trabzonspor Başkan’ı İbrahim Hacıosmanoğlu kameralar önünde sorulan soruları cevaplarken, kendilerine Fenerbahçe taraftarı olarak belirten reziller laf atacak, yetmiyor Başkan’ın arabasını su şişesi yağmuruna tutacaklar, Başkan cevap verince suçlu olacak…

***

Üç beş bin daha fazla gazete satmak için futbolu sömürüp ve taraftarların yaptıklarını haklı göstermek adına kalemlerini satanlara YUH olsun!

 

Hiç şık

olmadı

 

İzninizle birazda Trabzonspor’un yetiştirdiği teknik adamlarından Ünal Karaman’dan bahsetmek istiyorum…

Ünal Hoca’nın kulüple anlaşıp gelip gidişinin kaç olduğunu doğrusunu isterseniz hatırlamıyorum, ama gerçek olan her gelişi gibi gidişi de yankı yapıyor.

***

Ünal Karaman, “ben istifa ettim…” dese de Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, “Yok ben işine son verdim…” diyerek hiç de şık olmayan bir durumun ortaya çıkmasına neden oldu.

Gerçi başkanın anlaşıp yol verdiği ilk Ünal değil…

Şöyle bir dikiz aynasından arkaya baktığımda başı Fatih Tekke ve Ömer Eyüpoğlu çekiyor. 

***

Elbette başkanın mutlak bir açıklaması vardır.

Ancak Trabzonspor Başkan’ı olarak bir çalışanı, “ben istifa ettim” diye açıklamasından sonra, “yok ben ayrılmasını istedim” türünden basına açıklama yapması doğur bir tarz değil…

Sonuç olarak bu gün işlerine son verilenlerin hepsi Trabzonlu ve Trabzonsporlu. Kalp kırmak kolay, önemli olan kalp kazanmak

Yanlış mı?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.