• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Trabzon 23 °C

TEHLİKELİ TIRMANIŞ

Ö. Faruk Altuntaş

İktidar çevrelerinde sonuçları kabul edilmeyen 7 Haziran seçimlerinin etkisinden çıkıp, yenilenecek 1 Kasım seçimlerine yöneldiğimiz bugünlerde, onlarla ifade edilen şehit asker ve polis cenazelerinin ülkenin dört bir yanına dağılmasıyla, onlarca il ve ilçede ilan edilen güvenlik bölgelerinde yaşanan çatışma ve sokağa çıkma yasaklarıyla, basılan - yakılan parti binaları ve gazete bürolarıyla şiddet ve gerilim tehlikeli bir tırmanışa geçti. Şiddet sarmalı kasırgaya dönüştü, hortum oldu ülkenin başına çöktü.

            Öncelikle bütün halkımızın, Türkiye’nin başı sağolsun. Hepimiz dileyelim ki, halkın dayanışma duygusunu yok eden ve iç savaşa kapı aralayan bu şiddet hezeyanı bir an önce son bulsun.

            Bu köşeden pek çok kez yinelediğimiz gibi, bütün farklılıklarımız ile birlikte birbirimizi sevip saymaktan ve barışı sağlamaktan başka bir umarımız yoktur.

 Tarihimizden ve bu coğrafyadan kaynaklanan farklılıklarımız, birbirimizi sevip saydığımız, saygı gösterdiğimiz ölçüde zenginliğimiz ve gücümüzdür.  Tıpkı, çoluk- çocuk, kadın-erkek yüzbinlerce mültecinin daha güvenceli bir yaşam için ölümü göze alıp yöneldiği Avrupa ve İskandinav ülkelerinde görüldüğü gibi. Aksini ise hemen sınır komşularımız Irak ve Suriye’de görüyoruz. Farklı mezhebe mensup oldukları için birbirinin camilerini bombalayan aynı dinin mensubu Müslümanlar, binlerce yıldır beraber yaşadıkları ve bundan sonrada beraber yaşayacakları topraklardan diğerini sürmek için birbirini  boğazlayan komşu kabileler, halklar… 

                                                       ***

Olayların seyri ürkütücü ve kaygı verici. Belli ki, bu karanlıktan siyasal çıkar bekleyen çevreler var. Olayların organize şekilde onlarca şehir ve ilçede aynı saatlerde ve birbirine benzer biçimde yaşanması, bir organize yapıya ve ortak vicdansızlığa işaret ediyor.

İktidar sahipleri, iktidarlarının bekası için her zaman bu tür provokasyonlara başvurabilirler ve başvurmuşlardır. Ancak beraber yaşayan ve yaşayacak olan halkın bu provokasyonlara kapılmaması gerekir. Kardeş kavgasına, olası bir iç savaşa körükle koşmaması, birlikte yaşamanın zeminini tahrip etmemesi gerekir.

İlginç bir rastlantıdır: Tarihe bir utanç olarak geçen 6-7 Eylül olayları da 1955 yılında bugünlerde, Eylül ayının ilk günlerinde başlamıştı. Sonradan bu memlekette vali olan bir MİT mensubunun Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atması bahane edilerek önceden organize edilen gruplar, azınlık vatandaşların evlerine, işyerlerine, kiliselerine saldırılmış, insanlar öldürülmüş, ırzına geçilmiş, eşyaları yağmalanmıştı. Güvenlik güçleri olayları seyretmekle kalmıştı. Sıvas, Maraş, Çorum katliamları daha sonraki yıllarda yaşanmıştı. Şimdi bu günleri üzülerek ve utanarak hatırlıyoruz.

                                                ***

Kuşkusuz PKK’nın silahlı eylemleri sonucu ölen askerler, polisler ve sivil insanlar hepimizin canı, ciğeri. Bu eylemleri ve ölümleri açıkça kınıyoruz ve kınamalıyız. Şiddet kullanarak gidebileceğimiz hiçbir yer yoktur. Bu köşeden pek çok kez ifade ettiğimiz gibi, şiddet kullanımını ve terörü amasız, fakatsız, lakinsiz kınamalıyız.

Ancak bu kınamayı yaparken, bir kardeş kavgasına, bir iç savaşa kapı aralamamak, bu kavgadan siyasal yarar umanların oyununa gelmemek gerekir. Aksi halde gidilecek yer bir tür Suriye’lileşme olmaktan öteye varamayacaktır.

Bu olaylarda, AKP hükümetine ve Saray’a muhalif bazı yazıların yer aldığı Hürriyet Gazetesinin üst üste saldırıya uğramasının yanı sıra, daha çok HDP binaları hedef seçildi, yakıldı, yıkıldı. Hatta Erzurum’da olduğu gibi yol kesilip, araçlarda yolcuların kimlik kontrolü bile yapıldı.

HDP, Türkiyelileşme projesini öne çıkartan, Türkiye’nin dört bir yanından altı milyon civarında oy almış, İstanbul’da üçüncü parti durumuna gelmiş, her aşamada şiddet kullanımına karşı çıkan, demokrasi ve barış çağrısı yapan bir parti. Unutulmamalı ki, PKK’nın saldırılarından en çok zarar gören ve mağdur olan parti de HDP oldu. HDP, bir yandan Hükümet ve Saray tarafından sıkıştırılırken, diğer yandan da PKK tarafından sıkıştırılıyor. Bu nedenle PKK saldırılarından HDP’yi sorumlu göstermenin arkasında siyasal bir operasyon görülüyor ve bu oyuna dikkat etmek gerekiyor.

Tekrar şehitlerimize rahmet, yakınlarına ve tüm Türkiye’ye baş sağlığı dilerken, bir iç savaşa, kardeş kavgasına yol açabilecek gelişmelerden uzak durulması için tüm yurttaşlarımızı aklıselime ve sağduyulu olmaya çağırıyoruz.  Atalarımız ne demiş: “Öfke baldan tatlıdır”, ancak, “Öfkeyle kalkan zararla oturur.”

           

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.