• BIST 105.964
  • Altın 163,195
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Trabzon 7 °C

Teknolojik ve küçük ölçekli hayat diyarı Japonya

Teknolojik ve küçük ölçekli hayat diyarı Japonya
Doyum noktasına gelmiş, yakın tarihe dek ekonomik dünya efsanesi Japonya; artık ucuz işçilik ve daha üstün teknolojiler üreten, hemen yanı başındaki ülkelerle yarışı kaybetmiş gibi.

İnsanların çılgınca birbirilerine bakmadan, selam vermeden – köstebek gibi, güneş yüzü görmeden iş ve sadece uyumaya geldiği, ortalama 20 m2 lik küçücük oda tipli dünyanın ‘en pahalı’ dairelerinde yaşama mahkûm edilişi ile, yakın tarihe dek dünya devi Japonya’da gelecek nesiller için artık başka çok büyük sorunlar bekliyor. İngiltere’de Uzak Doğu tezimi yaparken, ilk Japonya ziyaretimde ‘işte örnek ülke’ diye düşünmüştüm. Karınca gibi robotlaşmayı hedef almış – lakin sosyal değerlerinden yoksun, hala 2. Dünya savaşı şartları ile Almanya benzeri USA tarafından işgal altında olan ülkenin evrim geçirebilmesi adına ‘illaki’ denemesi gerek eşitcil sosyalist düşüncelere - faşizan tavırla hep karşı çıkmış hali, uzun vadede bana pek inandırıcı gelmemişti.

1-008.jpg

İNTİHAR ORANI YÜKSEK

Zoraki her rejim gibi, muhteşem disiplinli sanayi, bugün pahalı olduğundan, yanı başındaki ‘atom karınca’ misali lakin keza zavallı ‘robot toplum’ denebilecek kadar makineleşmiş - aile hayatı ortadan kalkmak üzere olan Güney Kore ve ‘En iyisi denen HTC telefonu’ ile ucuzluk kadar, kaliteli ürünleri ile artık Dünyanın EN BÜYÜK ekonomisi Çin’e karşı rekabet gücünü kaybetmiş, bir zamanlar soylu – gururlu Samurai savaçcılarının ülkesi, saygın Japonya artık, son zamanlarda en çok ‘seyahat eden’ gittikleri yerlerde ‘insanca’ yaşamaya çalışan başka toplumları gördükten sonra, ülkesine dönen genç neslin, Japonya’daki güncel yaşamları – evrensel realitelerle büyük tezat içinde oluşundan mıdır, bilinmez fakat özellikle erken yaşta çok fazla sayıda ‘intihar’ oranı yüksek..

DOĞAN GÜNEŞİN ÜLKESİ

Tarihine bakıldığında: Nihon ya da Nippon, resmî adı Nihon-koku ya "güneş" ve "köken" anlamlı Japonya’ya "Doğan Güneşin Ülkesi" denir. Fuji dahil, bazıları aktif yanardağ olan ülkenin %97'sini oluşturan 130 milyonluk nüfusuyla 3.000 den fazla adadan oluşur. Başkent Tokyo Büyükşehir belediyesi 30 milyon yaşıyanı ile dünyanın en büyük metropol alanıdır.

2-006.jpg

M.Ö 8.000 yıl öncesinden başlayarak, Kuzey Asya’dan geldikleri sanılan ve Üst Yontmataş devrinde yaşamla başlayan Japon tarihçesi:

Öncomon veya Seramik Öncesi, Comon (M.Ö. 7500- 300) ve Yayoi (M.Ö. 300-M.S 300). Sonra kuzeyine Aynular gelip yerleşti ve Comon halklarıyla karıştı. M.S 3.yy ortalarına doğru Kore’den geçen, bizim gibi Orta Asya ‘Altay kökenli’ atlı savaşçı grupları Güney Japonya’yı işgal etti. Buzul çağlarında (M.Ö. 2–3 milyon ile M.Ö. 10 bin yılları), suyun kutupta donduğundan deniz seviyesi çok alçalmıştı, dolayısıyla Japonların ilk atalarının da böylece Asya’dan ve karadan gelmiş oldukları düşünülmektedir.

Comon: toprak kapları bezeme tekniğinde kullanılan ipin adıdır. Mezopotamya ve Mezoamerika gibi uygarlık odaklarında, çanak-çömlek buluntuları tarım devriminden sonra görülüyordu.

JAPONYA TARİHİNİN BAŞLANGICI

Yayoi (Çeltik) (M.Ö. 300- M.S. 300): 538 yılına doğru Budizm’in Kore’den adalara gelişi genelde Japonya tarihinin başlangıcı kabul edilir. Asuka dönemi boyunca koyu bir Budist olan Prens Şotoku’ nun 622 yılında ölümünden sonra, 628 ve 701 tarihleri arasında birçok yasa çıkarıldı. Bu yasalarla, Çin, Tang Hanedanını örnek alan yönetim sistemi benimsendi. Nara dönemi (710- 794) boyunca altı Budist saraya kendi görüşlerini benimsettiği - Japon kültürünün birçok temellerinin atıldığı - yüksek kültür devridir. İmparator Kammu, keşişlerin etkisinden kurtulmak için ilkin Nagaoka’da, on yıl sonra Heian-kyo’da bir başkent kurdu. Heian dönemi (794- 1185/1192), başkent olduktan kısa bir zaman sonra Japonya’nın en büyük şehri haline gelmiş, yeni Budist öğretiler ortaya çıkmış, büyük manastırlar kurulmuştur.

3-004.jpg

Savaşan, Ainuların birçok grupları ülkenin kuzeyindeki Hokkaido adasına geçmişle. Böylece, Heian devrinde Hondo adasının tamamen işgal edilmiş ve küçük Japon devleti genişlemiştir. 858’de Fujivara ailesi iktidarı ele geçirdi ve 12 asrın ortalarına kadar elinde tutan aile ileride Japonya’nın “klasik dönemi” sayılacak barış ve kültürel gelişme dönemini başlattı. İki kısma ayrılan devrin ilk kısmı, Fujivara elinde bulunan feodal grubun diktatörlüğüdür. 10. Yüzyılda, Tairalarla Minamotolar, Fujialarla uzun mücadele, 1185’te Dan- no Ura’da Taira donanmasının yok edilmesiyle sona erdi.

KAMİKAZE ‘TANRILARIN RÜZGARI’

Heian devri askeri faaliyetlerin her şeyden üstün olmasıdır. Kutsal sayılan Kılıç bu devrin sembolüdür. Heian döneminde “kana” denen iki fonetik alfabe geliştirilmiş ve Çince üslup yerine saf Japon stili geniş bir biçimde kullanıma girmiştir. Şogunlar - Askeri diktatörler dönemi (1192), Minamoto no Yorimoto imparatorun yanında ikinci bir hükümet kurup uzak eyaletlere valiler gönderip vergi toplama işlerini düzenleyerek pratik ve etkili bir yönetim kurdu. Ölümünden sonra yönetim dul karısının ailesi Hoco’lara geçünce, yeni bir kültür ve ruh oluşturuldu. Samura – savaşçılar, eski katı Buddhacı tarikat yerine sade din biçimlerine döndüler ve Tokyo yakınlarındaki Kamakura tepelerine Zen tapınakları inşa ettiler. 1226, 1274’te ve 1281’de Asya’dan gelen Kubilay Hanın büyük Moğol ordusu Japonya’yı istila etti, ancak etkin bir savunma ve kamikaze (tanrıların rüzgarı) gönüllü intiharcılar sayesinde geri püskürtüldüler.

4-005.jpg

ŞOGUNLARIN DÖNEMİ

Zamanla Hocolara duyulan nefret arttı ve 1333’te Aşikaga Takauci imparator II. Daigo ile birleşerek bu iktidara son verdi. Ancak Aşikaga 1336’da imparator II. Daigo’yu Kyoto’dan sürerek, yerine bir kukla imparator geçirdi. İki yıl sonrada kendini şogun ilan etti. 1333’ten 1338’e kadar süren kısa imparatorluk yönetimi ardından Kyoto, Muromachi’de Ashikaga ailesi tarafından yeni bir askeri hükümet kuruldu. Muromachi Dönemi 1338’den 1573’e kadar, iki yüzyıldan uzun sürdü. Aşikaga tahta oturttuğu imparatorun 1338’de kendisini şogun olarak tanımasını sağladı. Meşru imparator Yamato Dağlarına sığındı ve böylece ‘iki saray’ dönemi başladı.

DEĞERLER SIFIRLANIYOR

Japon kültürünün artık nerdeyse kaybolmuş en önemli unsuru, giyenin adeta büyülenmişcesine seremonik ve kibar davranışlar sergilediği, evli bayanların elbise kolları evlenmemiş kızlara göre daha kısa, 20 yaşına basan genç kızların aile içinde seremoniyle giydiği 'kimono' tıpkı 'İslamiyet gibi asla tarihimizde yeri olmayan, lakin - kültür ve kimliğimizin unutturulması adına - Resmi Hristiyan Ortodoks, RAHİBE kıyafeti tesettürü bize yapıştıran diniDAR kesim' gibi, Japonya’da yine batı dayatması yenilikler yüzünden maalesef değerlerini hızla sıfırlıyor.

5-004.jpg

Seremonilerinde hep dingin bir ruha sahip olup doğayla beraber yaşamaya çalışırlar. Kadō (İkebana) çiçek süsleme sanatı olan Japonya’da geleneksel kültüründe yoğun kadın-erkek ayrımı vardır. Erkekler oldukça erkeksi – sert bir dille konuşurken kadınların bu dile ait kelimeleri ünlemleri kullanması pek doğru bulunmaz. Düğün törenleri genelde Şinto dinine göre yapılır. Cenazelerde ise Budist törenler uygulanır. Şinto ülkenin yerli dinidir. Her yerde "kami" denilen ruhların yaşadığına inanılır. Bu inanç Şinto dininin temelini oluşturur. Budizm ise Şinto'dan farklı olarak 6. yüzyılda, Çin ve Kore yoluyla Hindistan'dan gelmiştir. İlk kez 16. yüzyılda Portekizli denizciler aracılığıyla gelen Hıristiyanlık ise nüfusun ancak çok küçük bir kısmınca benimsenmiştir.

1600 yılların sonuna dek, kanunen ‘dünyaya kapalı’ Japonya’da çoğu şey, İngiltere benzeri - tipik bir ‘adalı’ mentalitesine göre değişiktir. Özellikle bizdeki klasik minyatür üslubu gibi ‘her şeyin’ aynı ölçekteki ‘perspektif’ tarzı yerine, dünyaya açılışı – Britanya adaları 1215 te temeli atılan ‘Magna Carta’ İLK insan hakları beyannamesi özerine inşa edilmiş – maalesef hala bizdeki bazı ÇAĞDIŞI UCUBE kafaların, Osmanlı hayranlığı yerine ‘Liberté, Égalité, Fraternité - Hürriyet, Eşitlik, Kardeşlik’ prensipleri üzerine kurulu 1789 ihtilali ile ünlü Fransa, Japon sanatçılar için değişik sitil çalışmaları adına çok önemlidir.

Her gelişimde, ilerisi için maalesef biraz daha karamsar olduğum ‘hızlı’ kalkınan ülkeler gibi, belli standartları koruma – tepede aynı seviyede kalma adına, geçerli tüm sorunlar - çok fazla nüfusun sıkıştığı küçücük adalar topluluğu Japonya için daha da zor gibi gözüküyor.

JAPONYA’YA GİDECEKLERE TAVSİYELER

Dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip ve gerçekten çok PAHALI Japonya’ya, normal bir turist olarak gidecekseniz, en az 1 hafta kalmalısınız. benimde Hz. Google’dan bulduğum, Tokyo için ‘biraz sıkı lakin, 2 günlük – birbirine yakın yerlere tur’ için tavsiyeler:

Tsukiji balık pazarı, HamaRikyu bahçeleri, Tokyo kulesi, Shinjuku Gyoen ve Meiji Jingu tapınağı, en hareketli ‘ Shibuya’ bölgesi , Sensoji mabedi , Asakusa tapınağı. Tokyo National, Nature – Scienc, National Museum of Western Art Müzeleri, Ueno Park, Akihabara – 634 m ile Japonya’nın en yüksek televizyon – gözetleme kulesi, toplam 312 işyeri ve restaurantları ile meşhur Tokyo Solamachi - Sky Town Edo Tarih Müzesi, Bridgestone Museum of Art 1 hour, kraliyet sarayı ve Doğu bahçesi, Modern Art müzesi ve 1869 İmparator Meiji tarafından ‘Japonya için ölen’ 2.5 milyon – her birinin ismi yazılı -insan için açılan Yasukuni Mabedi, benim tercihlerim oldu. Keza Tokyo gibi, günü birliğine ziyaret edilebilir, ülkenin dünyaya açılan tek liman kapısı Yokohama ve Shogan tapınakları ile ünlü Kamakura, Karamati ve Hokkaido - Sapporo bölgesi biraz fazla uzak bile olsa, Kyoto gibi illaki gidilmesi gerek yerler.

Maalesef Güney Kore gibi, evrensel teknoloji savaşında lider olurken, çoğu ‘öz’ değerlerini yitirmiş, kibar – başkalarına karşı saygın, lakin çok içine kapanık robotlar toplumu diyebileceğim, meyvenin ‘tane ile’ satıldığı (4 TANE çilek $ 8), karaoke ülkesine elveda ….

 

                                           

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mayalar diyarı PERU!25 Ekim 2015 Pazar 09:57
  • Mayalar diyarı PERU!25 Ekim 2015 Pazar 09:00
  • Tezatlar ülkesi Bolivya24 Ekim 2015 Cumartesi 10:20
  • Güney Amerika’nın en uzun ülkesi: Şili18 Ekim 2015 Pazar 14:49
  • Güney Amerika’nın en uzun ülkesi: Şili18 Ekim 2015 Pazar 08:04
  • Sürprizlerle dolu Uruguay03 Ekim 2015 Cumartesi 09:31
  • Rüyalar şehri Buenos Aires13 Eylül 2015 Pazar 07:35
  • Tangocuların diyarı ARJANTİN12 Eylül 2015 Cumartesi 07:35
  • Latin Amerika’nın EN BÜYÜĞÜ08 Eylül 2015 Salı 14:16
  • Tezatlar ülkesi BREZİLYA08 Eylül 2015 Salı 14:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.