• BIST 94.682
  • Altın 222,823
  • Dolar 5,6803
  • Euro 6,5153
  • Trabzon 17 °C

TEMELİMİZ TARIM, TARIMIMIZ DEĞERLİ OLMALI

Bahar KURBAY

Değerli okurlarımız;

Eminiz; Ferrero ismini bir çoğunuz duymuşsunuzdur.

Anlatılacak bir çok yolu vardır ancak memleketten yola çıkarak anlatalım.  1984 yılında Trabzon’da kurulan Türk fındık ihracat devi olarak bilinen  Oltan Gıda’yı satın alan İtalya şirketi. Çikolata ürünlerini üretmek amacıyla 1946 yıllarında kurulmuş ve başarı merdivenlerini tırmanarak bugünlere gelmiş.

Türkiye’de bir takım çalışmalar yapan söz konusu firma geçtiğimiz yazı ‘Değerli Tarım’ projesi ile dolu dolu geçirmiş. Ordu, Trabzon gibi Karadeniz’in illerinde örnek bahçeler yaparak üreticiye “Kaliteli fındık için bu yolları izlemeniz, şu cihazları kullanmanız gerekiyor” gibi çözüm önerileri sunmuşlar... İzlenen her aşama fotoğraf-video çekimleriyle kayıt altına alınmış.

Ferrero yetkilileri amaçlarını, gelecek hedeflerini ve şimdiye kadar yaptıklarını anlatmak,  biraz da kamuoyunda oluşan bazı olumsuz düşünceleri kırmak adına olsa gerek İstanbul'da bir organizasyona imza attılar.  

İstanbul’daki toplantıda konuşulanları sizlere aktarmıştık. O haberi sunarken başlangıçta; "özellikle ricamız bilgiye odaklanmanız, ön yargısız okumanız" ifadeleriyle giriş yapmıştık. Nitekim gelen yorumlardan bu anlamdaki algının oluşmuş olduğunu anladık...

                *    *    *

Şimdi; Ferrero'nun anlattıklarının ardından bireysel gözlemlerimizi aktarmaya sıra geldi.

Ferrero Sosyal İşler Koordinatörü Melike Kıratlı, yaptıkları işlerden bahsederken kadın mühendislerin, kadın üreticiler tarafından sempati kazandığını dile getirmiş, 4 ayda Sakarya, Düzce, Ordu, Giresun, Trabzon’da 5 bin 300 kadına ulaştıklarını, gelecekteki kısa vadeleri hedeflerinin bu sayının 3 bine yükselmesi olduğunu ifade etmişti.

Bir İtalyan firmasının toplumun analarından, geleceği şekillendiren hatunlarımızın kanına girmeleri (!), onların gönüllerinde taht kurma isteğini taktirler karşılamak gerekli...

Hafızamıza kazınan bir başka detay Ferrreo'cuların proje kapsamında fındık bahçelerinde çocuklara boyama yaptırmış olmaları.  Amaç küçük beyinlere fındık bahçelerini benimsetmek, anlatılanlar gibi hijyenden uzak bir ortam olmadığını göstermek, özelde fındık genelde doğayı kavramını onlara sevdirmek.
Bu olayın çocuklar üzerinde sadece bir hatıra olarak kalacağı düşüncesindeyiz... Kastedilen şey! “Uşuğum oku okulda benim gibi fındık bahçelerinde sürünme, meslek sahibi ol” diyerek çocuklarını yönlendiren anne-babaların, şehir kültürünü benimseten sisteme karşı iki eylemin çokta sonuç vereceğini sanmıyoruz. Eğer aksi olursa ne ala!..

Yine anladık ki sadece toprak sahipleri değil, firmalar da köylü, işçi, amele, üretici artık adını ne koyarsanız koyun bulamamaktan şikayetçi.  

Öyle ki toplantıda bulunan herkesin dilinde; “Köylü artık şehirde yaşıyor. Üretici kalmadı. Tarım ile uğraşan insan bulunamıyor. İnsanları tarıma yönlendirmek lazım...” gibi söylemler ön plana çıktı.

Şaşalı, doğalgazlı evlere alışmış olan erleri, hatunları, çocukları artık köye döndürmek çok zor olsa da bu anlamda teşvikler olduğunu gördük. Üniversitelerden mezun olan sayısız ziraat mühendisini işsiz bırakanlara da buradan bir selam gönderelim (!).. "Diplomalarını da alsınlar fındık toplamaya çıksınlar" düşüncesi aklımızdan geçmedi desek yalan olur... Zira; elimizi sallasak diplomalı işsize çarpıyor.

Sağolsunlar!


                *    *    *

Neyse bu da ayrı bir mesele...!

Tekrar Ferrero toplantısına dönersek dikkatimizi çeken bir diğer detay; Ferrero Tarım Direktörü Ersin Arısoy’un konuşması sırasında kullandığı “Küçük olsun bizim olsun mantığı halkımızın mizacı olmuş. Oysa ekip anlayışı benimsenmeli. Ekipsiz iyi iş olmaz” söylemlerine alkışlarımızla katılıyoruz!..

Lakin yine dillendirilen; "bahçesini yeterince bakamayan, satsın" gibi bir düşünceyi şiddetle reddediyoruz...

Aman aman dedelerimizin mantığından dışarıya çıkmayın hanımlar,  efendiler!...

Toprağınızı satacaksanız akraba, eş, dost, en uzak ihtimalle komşuya verin. Yabancılara toprak satma anlayışını yanlış buluyoruz. Türkiye Cumhuriyeti toprakları kolay kazanılmadı. Cebinize üç beş kuruş fazla girecek diye ellere yerinizi vermeyin.

Bakınız efendim, dibimizdeki Batum’da bile bir yabancıya bırak toprak, ev verirken bile kırk dereden su getiriyorlar. Siz bu kadar teslimiyetçi olmayınız!

Toprak konusunda katı kurallarınız olsun ancak ekip ruhu ve gelişim konusunda kapılarınızı sonsuz derecede açmayı da ihmal etmeyin....
Gelişen ülkelerle yarışmak için üreten kişiler olmalıyız. Tarım, ülkemiz acısında sadece bugün değil geçmişten gelen bir öneme sahiptir. Kurucumuz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk boşuna mı söylemiş;  Milli ekonominin temeli tarımdır.” diye...

Kalın sağlıcakla!..

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.