• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

TEOGRASİ ÇOCUKLARI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yine Teog, yine kâbus

Yine heyecan, yine endişe

Yine yarış, yine sınav…

Ve yine çocukların gözlerinde kaygı,

Küçücük çocukların omuzlarına yıllardır yüklenen bu ağır sınav sendromu,  bir vebaldir.

Dünyaya geliş sebebimizi nasıl açıklarız? Dünyaya kattıklarımız ne kadar çok ve anlamlı ise, dünyada ki zenginliğimizin değeri de, ilave ettiklerimizle daha da anlam kazanır şeklinde olabilir mi? Bence insanlığımızın ayarıdır dünyaya kattıklarımız… Peki bu açıklamadan sonra TEOG ne anlam ifade eder?

Sınav adı altında yaptığınız bu kâbus çocuklarımıza stres, heyecan ve korku yaratıyor. Bu sayede de odaklanma sorunu yaşayan binlerce çocuk çıkıyor karşımıza.

Çocukların endişelerinde ki, iç faktör de dış faktör de sizsiniz. Çocuklarımıza odaklanma sorunu yaratan da maalesef sizsiniz. Yani yetkililer.

Motivasyonlarını bozan da sizsiniz.

Çocuklarımızı daha küçücük yaşlarda kendilerini kanıtlamaları için sınav denilen teste tabi tutuyorsunuz.

Hiç onlara sordunuz mu? Ne hissediyorsunuz?

Çocuklar gerçekten bu sınavı önemsiyor mu? Yoksa dayatma olduğu için kendilerini zorunlu mu hissediyor?

Devlet büyüklerinin onlara şunu yapmalısın, bunu yapmalısın, şöyle olmalısın diye diretmeleri onlara ne kazandırıyor?

Bu yaşlarda düşünmesi gereken meseleler arasında, idealler ya da endişeler mi olmalı?

Hiç anlaşılmak istediklerini düşündünüz mü?

Bir gökdelenin tepesine çıkmak için çocuklarımıza asansör bozuk diyorsunuz ve yine onları yürüyerek gökdelenin tepesine çıkmaya zorluyorsunuz. Niye bu işkence?

Onlar çocuk; Hatta bazıları ergen,

Daha kendilerinde ki değişiklikleri anlayamazken, siz onlara öyle bir yük yüklüyorsunuz ki allak-bullak oluyorlar.

Var olan ve yok olan çocuklar yaratıyorsunuz.

Sizin gibi beyinler çocuklarına sen bilmezsin sus derken şimdi de “haydi bil ve kazan” diyor.

Bu ne yaban çelişkidir.

Çocukların oyunlarını aldınız.

Yaşlarını aldınız.

Mutluluklarını aldınız.

Oyuncaklarını aldınız.

Çocuklarımızın kendi yaşamlarında, kendileri olarak var olabilmelerini çaldınız.

Çocuklarımıza sarmaşık gibi dolandınız, bırakmıyorsunuz.

Bildiğim tek şey çocuklarımıza yaşattığınız bir zulümdür. Ama bu zulümle beraber, sadece çocuklar değil ülkemde aslında bir sınavdan geçiyor. Nasıl mı?

Halkının ve en önemlisi geleceğin ümidi çocukların ümitlerini ellerinden alarak…

Bir ülkede devamlı yanlışlar yapılıyorsa, kendi doğrularımızla yaşamamız imkânsız hale geliyor.

“Elimizden bir şey gelmiyor, geçmişte böyleydi, şimdi de geçmişin politikalarıyla devam ediyoruz “ gibi dayatmalara papuç bırakmayalım lütfen. Yazık fidanlarımıza.

Bu kadar olumsuzlukta söyler misiniz hatta bu TEOG denilen karabasanda nasıl olumlu yan bulup çıkaracağız? Polyanna’da olmadığımıza göre…

Sizler daha hiçbir sınavın üstesinden gelemezken. Her sınavınız şaibe kokarken, sorularınız yanlış ve eksik iken, siz bizim çocuklarımıza nasıl puan vereceksiniz? Sizler mi çocuklarımızın bilgi derecesini ölçeceksiniz? Yazık.

Size bir şey söyleyeyim mi sınav bir deneyimdir. Ama sizin yaptığınız sınavlar ise deneyimsizliktir.

Geçen hafta Perşembe günü Dünya çocuk hakları günüydü. Çocukların çocuk olmaya hakkı var dedik. Çünkü bu ülkede hala işçi çocuklar, çocuk gelinler ve dilendirilen çocuklar var.

 Bu durumda da çocuklara verilen değer maalesef ortada.

Eğitimde gittikçe gerilere giderken, bir şeylerin düzelmesini beklemek çok garip olsa gerek.

Eğitimde bu tarz yanlışlıklar olduğu sürece, ülkemizin daha iyiye gideceğini beklemek bir hayal olsa gerek.

Benim çocukluğumda okula arkadaşlarımızla gider, okuldan birlikte çıkarak, oynayarak eve dönerdik. Okula giderken servise binmezdik.

Bazen çantalarımızı kaldırımda bir kenara bırakır, hatta fırlatır oyuna dalardık. Annemizin kızacağını bile bile.

Sokaklarımız evimiz kadar güvenliydi.

O zamanlar çocuklar yarışa tabii tutulmazdı. Sınav yapılıp çocuklar kategorilere ayrılmazdı.

Bugün bu yaşadığımız kültür kimin kültürü?

Bugün ve yarın, şans, başarı tüm çocuklarımızdan yana olsun. Allah tüm çocuklara hayırlısını nasip etsin. Çocuklar umarım bir gün dilediğiniz bir dünyada, dilediğiniz her şeyi yaparsınız… Ama bildiğim tek şey, çocukluğunuzun geri gelmeyeceğidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.