• BIST 110.932
  • Altın 175,230
  • Dolar 4,0581
  • Euro 4,9812
  • Trabzon 12 °C

TERÖRÜN BELÇİKA’SI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

“İptidailiğinizle bir de iftihar mı ediyorsunuz? Kolaylıkla adam vurabiliyorsunuz, nerede kaldı sizin Müslümanlığınız”

Nefes Nefese Romanı-Ayşe Kulin

 

Gelişmiş toplumların yani kapitalist toplumların yapısında kendi bütünlüğünü korumak için aşırı derece de üretim yapmak ve üretmek isteği vardır.

Bu nedenle de bizim gibi toplumların insan olma onurunu hiçe sayarlar.

Bunu bu senenin başında Türkiye’yi ziyarete gelen ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden gözümüze sokarak çok iyi bir biçimde hissettirmişti.

Medyada, siyasette hep usule aykırı davrandı.

Şımarıklık, kapris ve her türlü alay geçilecek tavrı sergileyen Biden, belli ki ezip geçmek ve güç gösterisinde bulunmak için gelmişti. Bu görüntüler çok geride değil bu yılın başları yani 3 ay kadar önceydi. Hatırladınız mı?

Batı sahi sen kimsin?

Özgürlük diyorsun ama uyumsuzsun.

Kendin ve yandaşların dışında herkese tepeden bakıyorsun.

Eğlenmeyi o kadar seviyorsun ki diğerlerine hep sınır koyuyorsun.

Seçkin görünmeye çalışıyorsun fakat kimsenin seninle ilgili fikir beyan etmesine izin vermiyorsun tıpkı bir zorba gibi.

Sürekli tek dil, tek din, tek millet diyerek hikâye yazıyorsun ama hepsi senin tek güç olman üzerine yazdığın senaryo.

Sürekli büyüyerek ilerlemeyi düşünüyorsun fakat önündeki tüm engelleri tekmeliyorsun. Ağlatıyorsun. Öldürüyorsun. Ezip geçiyorsun.

Olumsuz bulduğunuz her şeyi tek tek yok ediyorsunuz.

Arkamızdan şımarık gülmeleriniz yetmedi mi artık?

Koca koca adamlar ülkemle ilgili senaryolar çiziyor, haritalar çıkarıyor. Sonra da bizlere Ültimatomlar uyguluyor.

Dünyanın her yerinde bombalar patlıyor. Masum binlerce insan öldü. En son Pakistan’ı yasa boğdunuz. Belki de oyun için alt dudağını büzüp lunaparka gitmek istedi onlarca çocuk. Düşlerin, hayallerin kahramanını yaratan çocuk ütopik dünyasında, gerçek karanlıkların efendisinin emriyle hayata elveda dedi. Onlarca çocuğun renkli Lunaparkı kaybolmuş yaşamları oldu; Belki de elini tutan annesiyle. Kim bilir kaç kere ertelenmişti bu eğlencen. Keşke yine ertelenseydi; Hayat çok şaşırtıcı ve acımasız. Oyuncak dükkânından alamadığı oyuncaklarının karşılığıydı belki de Lunapark. Dinsiz yüzlerin kapkaranlık efendileri insanların umutlarını, sevgilerini, düşlerini, aşklarını hayatlarını çalıyor; Çocukların da renklerini. Şimdi Lunaparkın gürültülü sessizliğini yaşıyor tüm dünya. Karanlık efendiler de kan emmenin dayanılmaz mutluluğu ile yeni kan peşindeler.

İblisler, ateşin dumansız üç renginden yaratılmış. Bu yüzden de kovulmuş ve taşlanmış şeytanlardır. Ve var olan canilerin, kötülerin şerrinden Allah'a sığınırım

Turgut Uyar, “Belki yağmura gerek kalmazdı. İnsanlar bu kadar kirli olmasaydı” der

İnsanlık artık çok kirli; Hep ben diyor ve gücünü herkese sergiliyor.

Brüksel’de geçen hafta üst üste canlı bombalar patladı.

Çok üzüldük. Ölen masum halktı.

Fakat benim teröristim değil deyip bananecilik yapıp karşılığında işler bu şekilde sonuçlanınca o zaman bu terörist kimin diye sormadan edemiyor insanoğlu.

Hatırlar mısınız? 1996 yılında Fehriye Erdal adlı bir şahıs önce Özdemir Sabancı, sonra da toplantı halinde olan Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe’yi öldürmüştü.

Belçika’ya kaçan Fehriye orada sahte pasaportla yaşarken apartmanında yangın çıkınca yakalanmıştı. Ülkemin iş adamını öldürdüğünü bilen Belçika ise, sadece sahte pasaporttan bir yıl ev hapsi cezası verdi. 2007 yılında Türkiye’de işlediği suçlardan yargılanmasına izin verildi. Fakat her nasılsa tutuklu kaldığı evden kaçmayı başaran Erdal daha sonra beraat etti. Ama geçenlerde bir TV kanalının ortaya çıkardığı görüntülerle Fehriye, Brüksel’de partilere katılıyor hiç de bir kaçak görüntüsü sergilemiyor gibiydi.

Belçika sürekli konuştu ve “bize düşmanlık yapmadı” dedi.

Yani senin düşmanın benim dostumdur mantığını güderek batı bize hep böyle cezalar veriyor.

Batı bizim kötülüğümüzü isteyen herkesle dost oldu.

Bize zarar vermek isteyenlerin ekmeğine bal sürdü, yağ sürdü.

Kendimizi güvende hissetmek neredeyse batı ile ilişkilerimize endeksli oldu.

Önlemlerimizi batı planlar oldu.

Bilgi toplamak, gelişmeleri izlemek, bilgileri analiz etmek, devleti ve milleti gözetmek, iç ve dış tehditlere karşı istihbarat bile artık kimin izniyle onu bile bilemez olduk.

İlber Ortaylı Hoca, “Yanlış anlaşılmasın, Batı dünyası terörden rahatsız değil, terörün batıya bulaşmasından rahatsız.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.