• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Trabzon 15 °C

TERSYÜZ ETMEK!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Batıda insanlar tasarımlarıyla dünyada insanların hayatını kolaylaştırmak için mücadele ederken, bizde ise ben yaptım ve oldu mantığı ile işler yürüyor…

Partilerin logoları ve isimleri size onlarla ilgili ne ölçüde bilgi veriyor?

Kendi ihtiyaçlarından yola çıkarak yaptıkları tasarımlar hiç de doğru sonuçlar doğurmuyor.

Partilerin logo ve isimleri gerçekçilikten çok uzak.

Nietzsche “üretmenin tek yolu, başka bir şeyi yok etmektir” der.

Bakınız, Adaleti yok ettiler, kalkınmanın anlamını bile bilmiyoruz; Kalkınma eğer ekonomik bakımdan düzenlemeler yapılarak gelişmiş ülkelere yetişme çabası ise yani dünya standartlarını yakalamak ise bugün açlık sınırında yaşayan bizlere neyin kalkınmasından bahseder bu insanlar. Ya halk ibaresi halkı tanımayan ve halka inmeyen bir partinin ismi olan ve halkı Anadolu halkı olarak görmeyen bir zihniyet neyin bütününden bahseder... Birde Milliyetçilik var. Evrensel olgular üzerinden, Gürcü, Çerkez, Laz, Kürt… Diye etnik kökenlere ayrıldık. Milliyetçilik bugünlerde eskimiş bir ideolojiden öteye gidemiyor. Evrensel olan bu gerçek anayasayı değiştirerek, devlet okulları üzerinde oyun oynayarak değişmez. Buna da sahip çıkacak olanlar partisinde milliyetçilik söylemlerini öne çıkaranlar ve bunun üzerinden prim yapanlardır. Oysa milliyetçilik neredeyse yasaklanan olmuştur.

Hayal gücü hayal edebildiğin sürece çizebilmek, yazabilmek ve düşünebilmektir; Partilerin hayal gücü ise okudukları ve algıladıklarından çok uzaklarda.

İlham kaynağı olarak seçtikleri isim ve cisimler inanın içlerine dolan ve esinledikleri esas düşüncelerinden o kadar uzaklarda ki…

Bu durumda sahte isim ve logoların arkasına sığınmak; Çok acı.

Aşure misali buldukları her şeyi, her güzel slogan, isim ve rengi karıştırıyorlar ama ortaya aşurenin muhteşem tadı gibi bir şey çıkmıyor. Dışı başka içi bambaşka bir şey yani tüzük çıkıyor.

Bu aslında dernek ve vakıflar içinde geçerli bir gerçektir.

Onlarında çoğu kuruluş aşamasından sapıp başka uğraşlar buluyor kendilerine.

Denize nazır bilmem ne yalısında vakfın paralarını saymakla bitiremeyenler sözde Türk gençliği için projeler üretiyor; Oysa gençlik sadece vakıf isimlerinde bir kelimeden ibaret.

Dürüst olarak düşününce insan sormadan geçemiyor siz neyin hayalini kurdunuz da böyle işin içinden çıkılmaz bir hal aldınız?

Sizler kimsiniz?

Olmayan şeyleri yazıyorlar. Bizlerde Türk insanı olarak, okumayı sevmediğimiz için, yazdıkları maalesef yanlarına kar kalıyor.

“Doğru değil” dediğimizde ise, karşımıza “bütün dünyada böyle” diyen siyasetçilerimiz çıkıyor.   

Siyasi şecere soy kütüğü gibidir. Bu çizelge partilerin hayat ağacıdır.

Millettin takdirini ve teveccühünü almak için yapılan tüm bu işler, işi karşıya geçince milletti yerden yere vurandır.

Hayallerimizin gerçekleşmesini beklemek, içi başka dışı başka söyleyen siyasilerle ancak hayallerde kalır.

Siyasilerin birçoğu tıpkı halk gibi bugünlerde, amaç olmaktan çıkıp araç olarak kullanılan olmuştur. Kitleler sadece bir şeyler yapmak, bir yerlere gelebilmek ve vaatlerle araç olarak gördükleri siyasileri ya iktidar yapıyor ya muhalefet ya da hiç görmüyor.

Sonuçta hiçbir parti sıra dışı ya da çok özel olmayı başaramamıştır.

Partilerin tüzük, logo ve isimleri adeta bugünlerde liderlerinin adını taşıyan bir markaymış gibi bireysel ve hep eleştirdikleri tek adam mantığı ile ilerliyor.

Hayatta karşımıza çıkan hiçbir engele merhem olamayan hata yaraya tuz basan bu insanlar maalesef hiç de güven vermiyor.

Partiler kurulurken yarattıkları tüzüğün üzerinde ki imzalar üzülerek söylüyorum ki evrim geçirdi.

Parti liderleri ülkenin sorunlarına çare olmaktan çok kahraman olmaya hevesli. Oysa ben kahramanlara hiç inanmam. Hiç kahramanım da olmadı. Bana hep ütopik gelir kahramanlar. Gerçekle alakası olmayan bir insanın ulusu için yüce değerler sarf etmesi, fedakarlık yapması, bir tehlike karşısında kendisini feda etmesi çok da olası olmayan bir şeydir bizim ülkemizde.

Köktenci tavırlarla her şeyi tersyüz etmek kahramanlık değildir.

Bizim kahramanlarımız Anadolu toprağı üzerinde canla başla savaşarak bu ülkeyi meydana getirip adını da T.C yapanlardır. Yani şehitlerimizdir.

Bizi dünyaya taşıması gereken bu isimler maalesef dünyayla tüm irtibatımızı kestiler…

Demokrasi, barış, huzur, adalet ve refah hepimizin hakkıdır. As olan da halkın bütünlüğü ve beraberliğidir. Ama tüm bu aradıklarımız artık çok uzaklarda ve sadece partilerin isimlerinde kaldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.