• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

THE PLANE ŞIRNAK HAS LANDED

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Sorunların içinde uygun adım ilerliyoruz. Ne sağa, ne de sola dönebiliyoruz. Ya bir mayına basıp patlıyor, ya da mayına basmadan şansa karşıya geçiyoruz.

Kumdan kaleler gibiyiz.

Her şey, hatta hepimiz yavaş yavaş çöküyoruz.

Hafta sonu Trabzon’dan gelen ablamı karşılamak için havaalanındaydık.  Havaalanında ablamı beklerken 6-7 kişilik genç grubun anlamlandıramadığım davranışlarla birbirlerine yumruk atması, heyecanları ve bağrışlarını izledim. Çok saçma, anlamsız, yersiz, boş geldi tüm bu davranışlar bana. Dakikalarca bu gençleri izledim. Ta ki Şırnak uçağı indiyi görene kadar. Evet o anlamsız hareketler içerisinde olan gençler Şırnak’tan gelen asker arkadaşlarını bekliyordu. Heyecanla, coşkuyla, mutlulukla…

Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, yüce milletimizin birlik ve beraberliğine kast edenlere karşı bizleri koruyan ve mücadele veren yaşları 20 ila 25 yaş arası fidanlar teker teker kapıdan çıkmaya başladı. Kimi yüzünden yaralı, kimi mahzun, kimi heyecanlı. Yüzleri esmerleşmiş belki soğuktan, belki de hasretten. Teşekkür etmek, ellerini öpmek istedim. 

Hayat onlar için tıpkı Sebahattin Ali’nin dediği gibi, “İki adım ilerisi bile görülmeyen. Sisli ve yalpalı bir denizdi”.

Onlar Şırnak’ta top, tüfek sesleri arasında ne hislerini ne de düşüncelerini yaşayabildi.

Onlar hiç anda yaşamayan geçmişte ve çarpışırken de geleceğin hayalini yaşayanlardır.

Onlar bugünde bitti. Yatıp yarın yeni bir güne başlayalım diyemeyenlerdir. Çünkü ölüm hep enselerindedir.

Ölümleri kendilerine şah damarından yakın Allah’tan değil, Allah’ın yarattığı kuldan gelmesi çok ama çok acı. Hatta kabullenmesi bile hiç kolay olmayandır.

Efkar bastı beni. Yüreğim acıdı. Şaşkınlıkla baktığım hatta hareketlerini abartılı bulup kızarak baktığım gençlere gözyaşları ile baktım. Şaşırdılar. Ne oldu şimdi der gibi. Bakışlarında biz arkadaşımızı tek parça ve sağlıkla görmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ağlama der gibi baktılar. Yine beni teselli eder gibi. O fidanlar yüreği tertemiz, gönlü pırıl pırıl atan Mehmetçiklerdir.

Bu yüreği kocaman fidanların çoğunun ailesi onları karşılamaya gelmemişti. Belli ki çoğunun bütçeleri evlatlarını karşılamaya yeterli değildi. Yoksa neden hasretle ve özlemle bekledikleri çocuklarını düğün havasında karşılamasınlar ki?

Ablamı karşıladık. Hüzünle.

Ne oldu dedi?

Olayı anlattık. O da uçaktaki şehit annesinden bahsetti. Yüreği dağlı annenin eşine dönüp, “Ben oğlumu PKK’dan nasıl koruyamadım” sözleri beni üzüntü, tasa, kaygı ve hüsrana boğdu. Üzerinden iki gün geçti ama ben hala kendimde  değilim…

Türkiye sürekli yasta.  Nusaybin’den, Dağlıca’dan, Şırnak’tan, Sur’dan… Sürekli şehit haberleri geliyor.

İnsanın kendisine bile sormaya cesaret edemediği sorularla ve sorunlarla dolu gerçek bir hikayenin içindeyiz. Büyük bir kargaşanın ve her tarafı kuşatılmış kentin içerisinde tutsak olmuş bireyler gibiyiz.

Kürsüye çıkıp konuşanların anlattığı Türkiye ile yaşayanların Türkiye’si aynı değil. Öyle bir Türkiye anlatılıyor ki, ya biz bu ülkede yaşamıyoruz, ya da onlar başka bir ülke anlatıyor.

Ortalık karmakarışık. Ama suçlanan hep halk. Oysa her gün bir olay, bir kaos, bir çıkmaz. Bunları kim yapıyor?

Ülke, insanlar, halk, çoluk-çocuk, genç-yaşlı, kadın-erkek herkes gergin ve tedirgin.

Üstüm başım toz içinde

Önüm arkam pus içinde

Sakallarım pas içinde

Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz/ kime küstüğümü, neden sustuğumu, neden kaçtığımı nerden bileceksiniz, der Ahmet Kaya dizelerinde. Bugünlerde dibe vurmuş bir halkın sessiz çırpınışları var artık tüm yaşadıklarımızda.

Son sözlerim askerlik yapmadığı için pişkince halkın yüzüne baka baka “Zorunlu askerlik cinayettir “diyebilen arkası güçlü varlığa. Eğer askerlik zorunlu olsaydı sen asker olurdun. Askerlik mazluma, garibana zorunlu, senin gibilere maalesef sadece pişkinlik.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.