• BIST 93.225
  • Altın 358,886
  • Dolar 6,7629
  • Euro 7,3503
  • Trabzon 10 °C

TIBBİ FETVA

Havva  LAKUTOĞLU

Doktor olmak zor iş.

  Çok emek harcayıp, gece gündüz çalışıp yüzde birlik dilimde alınan yüksek puanla kazanılan Tıp Fakültesi, okulu bitirdikten sonra da sürekli ders çalışmayı gerektiriyor. E kolay değil konu insan sağlığı, yaşamı ve devamı.

Benim yeğenim Hacettepe Tıp Fakültesini bitirdi. Mecburi hizmet için geldiği İstanbul’da uykusuz günleri ve geceleri bizlere vah vah dedirtir oldu. Öyle ki bir ihtimal Tıp okuyabilirim diye düşünen oğlumun tüm hevesini bile aldı götürdü. 

Bu kadar kutsal bir mesleğin, anlamayanlar tarafından ayaklar altına alınıp çiğnenmesi ve hakarete uğramasını ben şahsen kınıyorum. Siz kaç hayat kurtardınız sahi! Elbet içlerinde istisna olarak hazımsız, ukala, ilgisiz, saygısız, sevgisiz, hastayı kobay gibi gören doktorlar vardır. Ama bu her doktora haksızlık yapılması için bir gerekçe değildir. Ya hastaların yaptıkları.  Her dalda olduğu gibi doktorun da iyi ve kötüsü vardır.

Bu hafta sonu Diyanet İşlerine bağlı İslam Araştırmaları Merkezinin başında olan Raşit Küçük’ün başkanlığını yaptığı İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfının(İSAR) ”Tıbbi konularda Fetva Verme Metodolojisi ve Zorlukları” konulu başlıklı bir sempozyum düzenlendi İstanbul’da.

Evet! Evet! Doğru okudunuz sanırım tıp fakültesi öğrencilerine artık fıkıh dersleri de verilecek. Yoksa başka nasıl tıbbi konuda fetva verebilir ki bir doktor? Bu kadar İmam-hatip neden açıldı sanıyorsunuz? İslam ülkelerinden neden doktor transfer ediyoruz sanıyorsunuz?

Sayın Davudoğlu Başbakan olduğu dönemde eşinin İslami usullere göre doğum fetvası  da sanırım bugünlerin temelini oluşturdu.

Oysa din hayatın anlamlandırılmasıdır. Ama birileri bu maneviyattan nasiplenmek isteyince ortalığı toz duman ediveriyor işte!

İlahiyatçı Ali Bardakoğlu, “Tıp hayatımızın bir başka gerçeği. Fıkhın tıpla ne ilişkisi olabilir gibi bir soru yanlış bir sorudur” açıklaması çok ilginçti.

Tıp bilimdir.

Tıp İslam tıbbı değildir.

Amaç nedir? Tıbbı yavaşlatmak, tembelleştirip, dünyadan uzaklaştırıp uyumsuzlaştırmak mıdır?

Anlamıyorum nedir bu oyalamalar? Sürekli bir takım konularda insan insanı oyalıyor. Bu yapılanlar bilinçli mi, bilinçsiz mi bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa bu sadece geçmişin hıncı olsa gerek. Siz hangi bilginizle döndürüyorsunuz dünyanızı?

Böyle sizlerin keyfine olmaz bu işler.

Konu yaşamsa gerisi teferruattır.

Bizler gözlerimizi, kulaklarımızı, ağzımızı kapayıp üç maymunu oynadıkça onlar bir şeyleri gasp etmeye devam ediyor.

Bir erkek doktor, kadın bir hastayı fıkıh söz konusu olduğunda nasıl muayene edecek. Ya da tam tersi  bir kadın bir erkek hastaya nasıl teşhis koyacak.

Millet aya gidiyor. Biz Arabistan’a.

Sanırım bilimin sonunu getirmek için yapılan bir sempozyumdu bu komedi.

Yıl  2019 bir hafta sonra 2020 yılının ilk gününü yaşayacağız. Nelerle uğraşıyoruz.

Bir şey bilmeden ahkam kesmek ne acı.

Bakın İbn Haldun Üniversitesi Rektörü konuşmasının bir bölümünde ne dedi?..

“Doktorluk yapmak sadece tıbbi bilgi ile yapılacak bir şey değil. Diyelim ki etik bir karar vereceğiz. Biz buna fetva diyoruz. Tıbbi bilgi ile fıkıh bilgisini bir araya getirmek gerekir. Eğer fıkhı ile tıbbi kesin ise fetva burada verilebilir.”

Ben anlamadım siz ne diyorsunuz? Ne konuşuyorsunuz? Grip hastası bir insana Doktor tıbbi bilgisi ile değil de İslam hukukuna göre mi  NUROFEN verecek.

Kanamalı bir hasta için kanı durdurmak yerine fıkıh ile tıbbın kesişmesini ve fetva sürecini mi bekleyecek hasta?

İnsanlık kanıyor. Tıp kanıyor. Eğitim kanıyor. Kadın her gün öldürülüp kanatılıyor. Bu saçmalıklara sustukça an ve zaman kaybından hepimiz ölüme mahkum ediliyoruz adeta.

Bu insanlar yakında kimin yanında, nasıl öldüğüne dair fetva verip insanı bu durumda cennet ve cehenneme gidecekler diye sınıflandırıp yine ayrıştırır.

Ameliyatlarda İslami usullerle mi olacak? Siz sanırım insanları büyük baş hayvanlarla karıştırmaya başladınız.

Oysa ki ortalığı bulandırmaya ne hacet. Seninde üstüne toprak atılacak, fetva vermeyeninde... Seninkinde yeşil ot olur mu bilmem? Çiçek olur mu onu da bilmem. Ağacı hiç bilmem. Ama siz fetvanızla bir arı kondurursunuz toprağınıza. Çalışkandı. Bir arı gibi, dedirtip sonra da zorla rahmet istersiniz.

 

 

 

  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.