• BIST 81.558
  • Altın 145,450
  • Dolar 3,7556
  • Euro 3,9812
  • Trabzon 11 °C

“Tıp Fakülteleri teneke”

Eray Altındaş

On iki seneden fazla Türkiye’yi AKP kadroları ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor…

AKP’liler veya Başbakan meydanlardan televizyonlardan 50 yılda yapılanlardan daha fazlasını yaptıklarını söylüyorlar… Bu projelerin seri başları olarak sağlık, duble yollar ve eğitim öne çıkartılıyor…

Bu yapılanların yanı sıra Başbakan, “Biz gelmeden önce 70 adet üniversite vardı. Bizimle beraber bu sayı 170 oldu” diyerek kurulan üniversiteler ile Türkiye’de liseyi bitiren her gencin yüksek öğrenim görmesini sağladıklarını ifade ediyor…

Doğruyu söylemek gerekirse bu söylemleri duyanların hoşuna gidiyor. Çünkü 70 nerede 170 nerede?

Fakat her ile üniversite yapmakla işlerin yoluna girdiğini, bitirenlerin mutlu olduğunu söyleyen ne bir AKP’li ne de Başbakan’dan duyan oldu…

Sizin anlayacağınız Kazın ayağı meydanlardan anlatıldığı gibi olamadığını iktidarda çok iyi biliyor.

170 üniversitenin yanı sıra ülkede hizmet veren 84 adet tıp fakültesinin çoğunun nitelikten yoksun “teneke fakülte” oldukları ortaya atıldı!

Bunu ben söylemiyorum… İşin içinde olan ve yıllardır tıp ilmiyle uğraşan isimlerinin önünde Prof. titri olanlar dile getiriyor…

Belki aklınıza nerede söylendi sorusu gelebilir? Hemen onu da dercedeyim…

Erzurum’da geçtiğimiz ay içersinde Polat Renaissance Otel’de beşincisi yapılan ve üç gün süren Uluslararası Doğum kongresinde…

Türk Jinekoloji Derneği eski başkanı Prof.Dr. Hasan Serdaroğlu,Ülkemize 84 Tıp Fakültesi var. Çoğu niteliksiz teneke. Sayın büyüklerim “her yere üniversite getirdik” diyorlar. Üniversite taş bina değildir. Kaliteli öğretim üyeleriyle bu binaları dolduramazsanız, rastgele teneke binalar olur. Türkiye’ye diplomalı doktor kazandırmak iş değil ihanettir…” açıklamalarında bulundu.

*** 

Sevgili okuyucular, sadece tıp fakültelerinin “teneke” olmadığını bu gün elinde üniversite diplomasıyla kapı, kapı dolaşıp iş arayan gençlerin çaresizliğinden çok rahat anlayabiliyoruz.  Bir çoğu bitirdikleri bölümün “teneke” olduğunu, iş için gittikleri yerlerden, “sana verecek iş yok..!”  cevabını alınca anlıyorlar ama iş işten geçmiş oluyor.

Ve bir çoğu da dört yıl eğitim öğrenim görüp branşlaştıkları  mesleklerinin dışında ne iş bulursa yapmaya hazırlar..

Tabi bunu söylerken bazı şanslı gençlerimiz yok değil…

Mesela Amerika’da burslu okuyan bazı gençler okullarını bitirince hemen gemi sahibi olup denizlerde yüzdüre biliyorlar! 

Yapılan bir araştırmada üniversitelerin mühendislik fakültelerinden, Bilgisayar, inşaat, mimarlık ve fizik bölümlerinden mezun olan gençlerin Türkiye’de iş bulmalarını oldukça zor olduğu dercediliyor… Yani bin bir zorlukla üniversiteye gir sonra bitir elinde bir diploma, ama iş yok…

Her şehre veya her mahalleye üniversite yapılsa ne yazar?

Teneke” olduktan sonra!

 

“Bir aspirin bile almadım”

Hükümet, “Sağlıkta reform yaptık, istediğin doktora,  istediğin hastaneye gidip muayene olabiliyorsun…” diyor.

Doğru eskisi gibi bir hastaneyle sınırlı değiliz…

O kadar çok özel hastane ve Tıp Fakültesi var ki…

Ancak paran varsa her hastane seni memnuniyetle kabul ediyor...

Sonuç olarak hastaneler, hastalara müşteri gözü ile bakıyor…

Ne kadar çok hasta o kadar çok para!:

Bu gerçeklerin dışında size bugün bir dostumdan duydukların paylaşmak istiyorum. 27 sene çalışıp emekli olmuş 55 yaşında…

Kendi değimiyle bu yaşına kadarda hastaneye gitmemiş ve Devletten bir kutu aspirin dahi almamış.

Dostumun yolu ilk kez hastaneye düşmüş. Muayene olup eline tutuşturulan ilaçları eczaneden almış… Daha sonra emekli maaşını eline aldığında kesintiyi görmüş… Doğruca SGK’nın yolunu tutmuş…

Maaşındaki azlığın nedenini SGK’daki görevliye sorumuş… Memurun söylediklerini dinledikten sonra on dakika kendine gelemediğini ifade eden dostum…

“Neye üzülüyorum biliyor musun? Emekli olmak için yollarda, izlerde, karda, yağmurda direksiyon salladım. Başım ağrıdı cebimden ağrıkesici aldım. Bir kez olsun karnımda sancım var, midem bulanıyor diyerek hastaneye gitmedim. 27 yıl aksatmadan emekli olmak için prim ödedim. Niye az niye çok demedim tıkır, tıkır parayı yatırdım… Bu gün devlete senelerce ödediklerimin karışlığını almak için kapısına gittim. Hastaneden sonra bana yine fatura çıkardılar… Üç kuruşluk aylığımdan para kestiler. Sosyal devlet bu mu..?

***

Doğrusunu isterseniz, bu anlatılanlardan sonra ne söylenir ne de yazılır bilemedim… Aklıma sonradan sağlıkta devrim yaptık diyenleri kulakları çınlasın ve burası Türkiye, insan sağlığı paradan sonra gelir geldi… Sizce yanlış mı?

 

Ben yüzme bilmiyorum

İsterseniz biraz gülelim…

Ruh ve sinir hastanesinde yatan birkaç hasta toplanıp Başhekimin odasına gitmişler

-Hocam biz atık hasta değiliz iyileştik

Başhekim

-Tamam siz şimdi yataklarınıza dönün son bir muayeneden sonra karar vereceğim

Hastalar mutlu bir şekilde Başhekimi beklemeye başlamışlar…

Başhekim yanında hasta bakıcılarla birlikte içi su dolu bir küvetle odaya girmiş…

-Hadi bakalım kim iyi yüzerse onu taburcu edeceğim demiş…

Hastalar hepsi küvetin içine atmış…

İçlerinden bir tanesi kenardan seyrediyormuş..

Başhekim

-Sen niye yüzmüyorsun

diye sorunca Hasta:

-Hocam ben yüzme bilmiyorum demiş…

Herkese sağlıklı güzel günler diliyorum…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
  • Metin Kara’yı topa tutacak!
  • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
  • DSİ 22. Bölge’de neler oluyor?
  • Asım Aykan Trabzon’a ne verdi!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.