• BIST 110.932
  • Altın 175,230
  • Dolar 4,0581
  • Euro 4,9812
  • Trabzon 12 °C

TORNADAN ÇIKMIŞ HABERLER

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yıllarca şu anonsla açtım haberleri:

İyi akşamlar haber merkezinin hazırladığı haberleri sunuyoruz önce özetler.

Her akşam bu spot cümle ile başlayan ne çok haber okumuşum.

Ölüm, düğün, cinayet, açılış, kongre, kurultay, seçim ve daha niceleri…

Hayat dediğimiz mesafede yaşananlar, gerçekten insanların kaderi ya da yaşamı mıdır?

Haberleri izlediğimizde aslında ortak kader yaşıyormuşuz gibi hissediyoruz.

Bu ortak kader noktalarına önceden müdahale edilmesi noktasında gerekli mercilerin sessiz kalışları ise bizleri şaşırtıyor.

Kaderimizi artık hükümetler ve devletler mi belirliyor?

Ben demiyorum her akşam ekrana çıkan ve haberleri bizlere sunmakla görevli haber spikerleri okudukları haberler ile söylüyor.

Yanılıyor muyum?

Bu dünyanın bir kaderi var.

Bunu hepimiz biliyoruz; İlahi gücün başlangıç ve son olarak bildirdiği bir kader.

Ama insanlık bir Siklus dönemi yaşıyor.

Belli aralıklarla aynı biçimde tekrarlanan olaylar yaşıyoruz.

Çocuklarımız doğmadan hayat planlarının gerçekleşmesi için yatırımlar ya da planlar yapıyoruz.

İyi okul planları.

Sağlık sigortaları.

Altın, dolar vs yatırımları gibi.

Dünyaya geldiğinde ise onu tehlikelerden korumak için mücadele veriyoruz.

E ne oldu hayallere?

Bir sineği bile yaratmaktan aciz olan insanlık var olan her şeyi yok ediyor.

Ben demiyorum haberler diyor.

Cehennem kusan haberler.

Ve bütün bu olayların yanında usulca devam eden bir hayatımız var.

Bizim dönemimizde “Haberin mutlaka doğru olması ve doğru kaynaktan alınması ilkesi” vardı.

Çalıştığım bir televizyondaki haber müdürünün beğenmediği bir haberi tekrar tekrar belki on defa yazdırdığı olurdu.

Ama bugün tek elden verilen haberler tüm kanallarda (birkaç tanesi hariç) hep aynı. Ayrıntısız, gerektiğinden az.

Görüntülemek zorunda kaldıkları sanki birkaç haber dışında hiçbir şey yokmuş gibi al baştan aynı görüntüleri izler gibi oluyoruz.

Bazen de ja vu oluyorum.

Sanki anı sürekli yaşar gibi oluyorum.

Tekrar tekrar.

Her şey herkes hep aynı…

Bizim haber müdürlerimizin prensipleri vardı.

Bugüne döndüğümde her türlü tartışmadan uzak belli bir prensibe hizmet eden müdürleri görüyor ve izliyorum.

Sipariş üzerine hazırlanan haberleri izliyoruz.

Bu durumda haberler yeterince bilgiyi ve gerçekleri yansıtıyor mudur acaba?

Hatta Rahmetli Hasan Pulur’un dediği gibi tornadan çıkmış haberler ve siyasi programlar var; Hep aynı laf.

Beğenmezsen başka kanala geç ama farklı kanal yok ki.

Her akşam izlediğimiz görüntüler bizim dünyaya yansımamız oluyor.

Ben izleyemiyorum. Sizleri bilemem.

Dünyayı ve Türkiye’yi yazılı basından takip etmeye çalışıyorum.

Çünkü her yerden oluk oluk kan akıyor.

Haberler, gazeteler, konu komşu hep kötü haber verip duruyor.

Dünyada yeteri kadar cesaret kırıcı sebep var zaten.

O zaman neden bir de buna ışık tutan TV programları ve haberler var ki?

Hele bir de her sabah insanları geren o saçma sapan programlar var ki insan şu soruyu sormaktan geri kalmıyor.

“Çoğunluğumuz mazoşist mi olduk ne?”

Ekranlar özellikle de haberler güzel bir şey söyleyin ne olur. Bir gece de jest yapın ki pozitif bir düşünce oluşsun… Çok zor değil inanın.

Bugünlük de bu kadar. Yarına iyi haberlerle buluşmak üzere…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.