• BIST 100.021
  • Altın 280,553
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

TRABZON DEYİNCE

GÜVEN BAYKAN

Trabzon deyince aklıma bir salkım kareymiş gelir
Bahçeler dolusu zindan yeşili
İçin için kandil kandil ballanır
Kandiller içinde bir kandil yanar
Bir kız deli gibi koşmaya başlar
Yanaklarında Amoftaların alı
Dudaklarında  kareymişlerin moru
Göğsünde… Elinin körü
***
Elimizin körü deyip başlayalım yazımıza.
Bu toprakların çocuğu Bedri Rahmi Eyüboğlu ne güzel, nasıl da nahif anlatmış şehrimizi. 
Şiirin tamamını okuyunca gözünden yaş geliyor, yüreği burkuluyor insanın. Metre karesine en çok sanatçı düşen şehir ki O’dur. Bu kadar mı uzak kalınır sanattan edebiyattan? Yanlış olan nedir? Şehri yüz üstü bırakıp kaçmak mı?
Ne ara bu kadar duyarsız olduk, ne ara bu kadar acımasız olduk memleketimize karşı?
Karayemişleri kesip koca koca beton ağaçlar diktik hiç acımadan. Beton ormanlarda boğuluyoruz haberimiz yok, daha sinirli, daha tahammülsüz olduk. Aslında alışıyoruz bu yalnızlığımıza. Bu yalnızlık nerelere götürüyor bizi ve biz dört duvar arasında kayboluyoruz.  
Korumalı, bekçili, yüksek duvarlı, sahte çimli, yalandan yuvalarda yaşıyoruz.  
Yağmur bile eskisi gibi uğramıyor, eskisi gibi sevmiyor bizi, elinde olsa uğramadan geçecek şehre. Denizi bile özlüyoruz deniz şehrinde. Mesela hiç turunç ağacı görüyor musunuz ya da zeytin ağaçları çevrenizde? Kış aylarının turuncu gelini Trabzon hurmasını çocuklarınız tanıyor mu? Biz bile göremez olduk, onlar nasıl tanısın değil mi? 
Sokak aralarında dolaşırken o güzel çay kokusunu alıyor musunuz? Pencerelerden asılan sakız kadar beyaz, çiçek kokulu  çamaşırlar var mı etrafınızda? 
Daha akıllı telefonlar bile icat edilmeden camdan cama balkondan balkona adlı ilk whatsApp gruplarını kuran beyaz saçlı teyzeleri görebiliyor musunuz? İlk twitter haberleşme sistemini kurup 140 karakterle sınırlı olmayan  tüm sokakta olanları mahalle sakinlerine duyuran bu arada kapının önünü de süpüren güzel ablalarımıza rastlıyor muyuz?
Bir de mahalle bakkallarımız var onları unutmayalım.
Sipariş için ne telefon ne internet… Onun için alışverişin en kolay yolu pencereden sarkıtılan sepettir.
Evde yokken gelen kargonu, başkasına vermesi için bırakacağın anahtarını emanet edebileceğin en güvenilir adrestir. Civardaki bütün adresleri bilir, yol tarifi sorana, kaybolana rehber olmayı vazife haline getirir.
Yok etmenin derin acısı kalmazsa yüreğimizde, yok etmeye devam ederiz. Medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın elinde oyuncak oluruz. 
Düşünüyorum da;
Keşke bu şehre hiç elimiz dokunmasaymış! 
Boztepe
bir yudum Trabzon 
bir seyirlik çay

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.