• BIST 106.846
  • Altın 271,486
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • Trabzon 13 °C

Trabzon için umudum AKP’li Cumhurbaşkanı

Eray Altındaş

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup…

Öncelikle tekrar AKP’ye döndüğünüz için yükünüzün daha da ağırlaştığını biliyorum. Bir yanda devlet işleri diğer yandan da yeniden üyesi olduğunuz partiye çekidüzen vermek, dizayn etmek kolay değil…

Zor günler sizi bekliyor, kolaylıklar diliyorum…

***

Sayın Cumhurbaşkanım…

Bu gün bu adada, her yıl düzenli olarak basının karşısına çıkan Trabzon’un Büyükşehir Belediye Başkanı O. Fevzi Gümrükçüoğlu ve Ortahisar Belediye Başkanı A.Metin Genç’ten bahsedeceğim…

Eğilip bükülmeden söylemek gerekirse partinizden seçilen iki belediye başkanından geçen yıllar içinde Trabzon adına sadece “-cekli,  -caklı” sözler duyduk…

Sayın Cumhurbaşkanım…

Öncelikle bilmenizi isterim ki, 2009 yılındaki yerel seçimlerde aday olarak gösterdiğiniz ve o gün meydan parkında kendisini “Atom karıncaya” benzettiğiniz Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu sekiz sene önce söz verdiği 61 Projeyi hala bitirmedi…

2009 yılında dağıtılan, sizinde fotoğrafınızın yanında “İşimiz hizmet, gücümüz millet” sözünün derç edildiği kitapçıkta vaat edilip yapılanlar “kulak mesafesi” kadar!

Şehrin çehresine değiştirecek olan Güney Çevri Yoluna bir türlü kazma vurulmadı… Trabzon’un trafik sıkıntısı azalacağına artmaya başladı. Bazı saatlerde Trabzon trafiği İstanbul’dan farksız… Bu arada ucube gibi duran otogarı sorarsanız aynen yerinde duruyor…

Sayın Cumhurbaşkanım…

Trabzon Büyükşehir oldu, Ortahisar Mahallesi de ilçe yapıldı…

AKP’den Ahmet Metin Genç, Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu fakat büyük umutlarla gelen Başkan Genç hayal kırıklığına neden oldu…

Trabzon’un çözüm bekleyen onlarca projeleri varken, işi gücü bıraktık akvaryumla yatıp kalkıyoruz…

Anlayacağınız dün Ortahisar Mahalleyken neyse, bugün de ilçe olarak büyük bir değişim yok…

Sayın Cumhurbaşkanım…

Size ve yeniden üyesi olduğunuz AKP’ye her seçimde Bursa, Kayseri ve Konya’dan sonra sandıktan en fazla oy Trabzon çıkıyor… Ama Trabzon bu üç şehrin aksine tam bir “yatırım fukarası!”

Bundan sonra umudum sizsiniz…

Sekiz sene önce partiniz tarafından söz verilen vaatlerin bu kadim şehirde hayat bulmasını bekliyorum.

Saygılarımla…

Çan beş defa çalınca

Hazreti Ömer (r.a) 1400 yıl önce ifade etmiş, “Adalet mülkün temelidir…” 

Mülk ne oluyor? Tabi ki Devlet…

Anlayacağınız devletin temelinde adalet yatar. Adalet olmayan devletler ayakta duramaz. Enkaz haline gelir, toplumlar yok olur…

Türkiye’de adalet kavurmacıların elinde “alev ateş” yanıyor…

İşte size adaletin “kavrulduğunu” ve “öldüğünü” anlatan kıssadan hisse…

Hani, bir hikâye vardır.
Ölümlerin “çan çalarak” ilan edildiği bir ülke varmış.
Çan bir defa çalındığında, “halktan biri” ölmüştür.
“İki” defa çalındığında, halk içinden tanınmış, “eşraftan biri” ölmüştür.
“Üç” defa çalındığında, “saray çevresinden, yani “bürokrasiden biri” ölmüştür.
“Dört” defa üst üste çalındığında ise “kral” ölmüştür.
Günün birinde yine bir çan sesi duyulur. İnsanlar, biri öldü sanırlar.
Peşinden hemen ikincisi... “Oo, ölen eşraftan biriymiş, kim acaba?” der halk...
Peşinden üçüncü vuruş... İnsanlar iyice meraklanmış, “saraydan kim öldü” diye...
Dördüncü çan sesi geldiğinde ise insanlar “kral öldü” heyecanıyla kilisenin etrafında toplanmaya başlamışlar.
Ama o da ne! Çan beşinci defa çalmış.
Art arda beş çan sesinin ne olduğuna meraklanan kalabalık, çan sesinin geldiği yere koşmuş.
Bakmışlar adamın biri...
“Ne oldu? Kim öldü? Nedir bu beş çan sesi?” diye soranlara:
“Adalet öldü!” demiş çanı çalan adam…
“Bu ülkede adalet öldü.”

Yorum sizlerin…
İyi ki Putin var

Rahmetli Barış Manço’nun besteleyip söylediği “Domates, biber, patlıcan” üçlüsünden bu günlerde domatesin yanına yaklaşmak her ev kadınının harcı değil…

Şayet fiyatlar düşmez ise bu sene evlerde menemenlik hayal.

Geçen hafta Kalkınma Mahallesinde kurulan semt pazarına gidip domates hakkında yazılıp çizilenler “doğru mu?” diye ufak bir fiyat araştırması yaptım.  Abartmıyorum  pazarın en pahalı ürünü domates!

5 TL’den başlıyor 8 TL’ye-10 TL’ye kadar satılıyor…

Ama gene de ucuz yiyoruz diyebilirim…

Şayet bu gün domatesin fiyatı 15-20 liraya dayanmadıysa bunu “Türkiye’den domates almayacağız” diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e borçluyuz…

Ne diyelim iyi ki Putin var…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.