• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • Trabzon 7 °C

Trabzon üzerinden tepinmeyelim!

Trabzon üzerinden tepinmeyelim!
“Bu şehirden siyaset adına tartışma, kavga çıkarırsanız halka zarar verirsiniz. Biz bu şehre kadifelere sarılmış elmas gibi muamele yapmalıyız. Trabzon şehri üzerinden tepinmeyelim”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Kuzey Ekspres’in konuğu oldu. DP genel başkanlığı, ihracı, AK Parti’de siyasete devam etmesine, Trabzon’dan milletvekili adaylığından Trabzon’un geleceğine, FB kongre üyeliği eleştirilerinden Trabzonspor’a kadar birçok sorumuza net cevaplar verdi.

 

ÇOK ÖNEMLİ BİR ONUR

-Trabzon’dan kendi isteğinizle mi aday oldunuz?

“Öncelikle Trabzon hem medeniyet açısından hem de bulunduğu ekonomik ve sosyal konumu açısında sadece Karadeniz’in değil Türkiye’nin en önemli illerinden bir tanesidir. Tabi siyasi partiler bu tip değerlendirmeler yapar… Öncelikle kendi siyasal çizgilerini, beklentilerini ve kendi siyasal öngörülerini ortaya koyarak yaparlar. Ve Trabzon benim doğal olarak şehrim ve bu şehrin milletvekili adayı olmak ve bu şehirden mebus adayı olmak kendi içerisinde şehrine iyi duyguları olan bir insan olduğum için çok önemli bir onurdur. 2,5 yıldır genel başkan yardımcısı olarak partimize hizmet etmeye çalışmaktayız. Çok doğal olarak 7 Haziran seçimlerinde değerlendirildik.”

 

RAHAT BİR KAMPANYA

-Şu ana kadar ki seçim çalışmalarını değerlendirir misiniz, nasıl gidiyor?

“Adaylığımızdan beri Trabzon’da çalışıyoruz. Belediye teşkilatları olsun gerek kadın kolları, gençlik kolları olsun önemli bir çalışma dönemini birlikte geçiriyoruz. Burada her adımı çok başarılı olan ve uzun zamandır büyük zaferlere imza atan bir Ak Parti teşkilatı var. Yani dönem dönem bayrak değiştirse bile kendi çalışma prensiplerini karakter etmiş, bunun üzerinden halkla kurduğu teması ve irtibatı sürdüren, Trabzon kamuoyunu iyi bir şekilde analize eden, yine bunun üzerinden Trabzon’un arzularını, isteklerini iyi bilen ve buna göre siyaset geliştiren ve bu nedenle Ak Parti Trabzon ilişkisini en üst seviyede tutan bir teşkilat var. Geldiğimizden beri birlikte çok iyi bir organizasyonla çalışma bütünlüğü ortaya koymaya çalışıyoruz. Çok rahat bir kampanya yürütüyoruz.”

 

EMANETİN SORUMLULUĞU

-Trabzon halkının size, partinize bakışı nasıl?

“Geldiğimden beri Trabzon halkına çok müteşekkirim. Bir taraftan siyasetin; aslında bir fikir, bir felsefe, bir zihinsel mesai aynı zamanda da bununla eşleşmiş bir şekilde bir hizmet olduğunu anlayışı olduğuna inananlardanız. Trabzon’da da aynı ölçüde yansıtırız. Şu doğrudur ki bunun için Trabzon’la olan bu sıcak teması en üst şekilde sürdürmek gerekir. Burada bir milletvekili kendine emanet edilen demokrasinin en önemli üstün görevlerinden biri olan yani bu emanetin sorumluluğu çok önemlidir. Hepsiyle beraber bunun üstesinden gelmek. Vatandaşımız bu sorumluluğu bize verirse bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek bizim de en önemli vazifemizdir. Aynı zamanda bizi heyecanlandıran bizi sorumluluklarımızla sürekli bir arada tutan hemşerilerimizde ortaya koyduğu sıcak samimi içten yaklaşımlarda bu kampanyayı hızlandırıyoruz. Bizim de çok daha iyi çalışma konusundaki kararlılığımıza önemli bir takviyedir.”

 

AK PARTİ MİLLETİ İFADE EDİYOR

-Bundan 7 yıl önce Trabzon’da bir konuşma yapmış, o dönemin başbakanını ağır eleştirmiştiniz. Bir pişmanlık duyuyor musunuz?

“Ben yaklaşık 2.5 yıldır Ak Partideyim. Söylediğim sözlerin 2.5 yıldır Ak Partide neyin üzerinde oturduğu belli. Beni katrilyonda bir takip eden birisi siyasal çizgimin, siyasal beklentimin neyin üzerine oturduğumu anlar. Biz Türkiye siyasetine şöyle bakarız. Birincisi çok partili bir siyasi hayat ortaya çıktı. Ve burada Türkiye’de iki cephe oluştu. Bu milletin kendine ait değerleri var. Anadolu’da Müslümanlar var, Aleviler var Kürtler var. Bütün bunların kendilerini rahat bir şekilde ifade ettikleri, kendi değerleri sebebiyle birileri tarafından ötekileştirmedikleri, tehdit kabul edilmedikleri bunu da ülkenin yönetimine yansıtmak istedikleri bir siyaset tarzı var. Bir de devletin var olan gücüyle beraber ortaya koymuş olduğu mühendisliğiyle birlikte; yani size böyle bir yaşam tarzı biçtim böyle olması gelir, diye meşru gibi gördüğü sahiplere dayandıran ve bunu esas kabul eden, bunun için kendine çeşitli isimler arayan bazen batıcılık, bazen ulusalcılık, bazen irtica, bazen bölünme gibi çıpalar geliştirildi. Ve bu çıpalar üzerinden hak etmeye çalışılan bir siyaset tarzı var. Şimdi bu siyaset tarzında çok partiler oldu. Terakkiperver, Serbest fırka, Demokrat parti, Anavatan partisi, Erbakan’ın yönettiği hareketler. Bu siyasi partilerin tamamı, benim biraz önce size bahsettiğim birincil odaklı millet odaklı siyaset yapmayı kendine görev edinen bir anlayış ortaya koydu ve bu siyasi partilerin önemli bir bölümü milletten itibar gördü. Türkiye’nin bugünkü hale gelmesinde çok özür diliyorum da; 85 milyon dolar 1923’deki toplam ithalat ve ihracat toplamı. Bugün Türkiye’nin 400 milyar doları aşan bir dış ticaret hacmi var. Biraz önce söylediğim gibi dinamik yapıyla gerçekleştirdi. Bu işin bayraktarlığını yaptı. Ak Parti bu işin bayraktarlığını yaptı.”

 

İDDİALARI TAŞIYABİLECEK PARTİ!

-Peki, neden Demokrat Parti’de siyaset…

“12 Eylül referandumu münasebetiyle ben Trabzon’a geldim. Rahmetli Menderes’in çizgisinde darbeyi oluşturanların karşısında Türkiye’de anayasa değişikliği için o günkü iddiamızı ortaya koyduk. Bunu aleni yaptık. Ben Demokrat Parti’den ihraç edildim. Sonra uzun süre siyasette bulunmadım. Fakat şunu ifade etmeliyim ki Ak Parti, Demokrat partinin ve biraz önce bahsettiğim çizginin ta kendisini, milletin değerlerini ifade eden bir hareket ortaya koyuyor. Ben niye Demokrat Partideydim, ben orada yetiştim. Ben Ak Partinin kurulduğu tarihte de İstanbul il başkanıydım. Ama şunu görmek lazım. Türkiye’de uzunca bir zaman devam eden bir alanın sahipliğini, bayraktarlığını yapıyor ise şimdi siyaset biraz da matematiktir. Cumhuriyet Halk Partisi var mı, var. Peki Cumhuriyet Halk Partisi’nin karşısındaki fikirleri savunan kim Ak Parti. Ve Ak Parti burada önemli bir siyasal hareket. Bu ülkenin iddiasını taşıyan insanız. Bir tek kişi, biz kimiz ki. Siyaset bizim gibi insanlara bu ülkenin vatandaşlarının iddiasını taşıma hakkı verir. İnsanların bulundukları toplumda o ülkenin değerlerine göre onu hayata geçirmek yolu siyasettir. Ve bunu Ak Parti temsil ediyor. Şunu çok net ifa de etmek isterim. Peki neden Demokrat Parti’de genel başkanlığı aday oldum. Aynı iddialarla oldum, başka bir şey değil. O iddiaları taşıyabilmek için. Şuna benzer bu… Çocukluğunuzda yeşil panjurlu güzel ev vardır. Zaman geçer bir bakarsın birileri tarafından harabe edilmek istenmektedir. Siz de oradaki geçmişten kalan bakiyeyle birlikte acaba bunu düzeltebilir miyiz dersiniz. Bugün Ak Parti hangi iddiayı taşıyorsa, biz de o saf ve temiz iddiaları taşıyoruz. Şimdi görüyoruz ki Ak Parti bu iddiaları sahiplenmiş.”

suleyman-soyluuu-(2).jpg

NİYE KILIÇDAROĞLU DSP’DEN CHP’YE!

“Şu soru sorulabilir... Kılıçdaroğlu DSP’deyken niye CHP’ye geldi. Bahçeli niçin Türkeş tarafından MHP’den uzaklaştırıldı. Şu soru sorulabilir MHP ve CHP’nin kadrosu dahil olmak üzere bu Türkiye’deki siyaset, ana akım siyasetidir. Eğer kendi iddiasını taşıyan bir anlam bulmuşsanız sizin temel göreviniz ülke adına da siyaset adına da bunu yerine getirmektedir. Ak Parti bunu yapıyor. Kurulduğu günden itibaren bunu yapabildiğini göstermektedir. Peki siz neden daha önceden başka taraftaydınız diyeceksiniz. Çok net ben 2002’de il başkanıydım. Ve ben 2002-2007 arası siyaset yapmadım. Yani bulunduğum o çizgiyi yönetimin içerisinde tuttum. Bu yapılması gereken Demokrat partinin aynen Numan hocamızın yani Has Partinin yaptığı gibi yanlış olan dışarıda kalmaktır.”

 

TRABZON 21. YÜZYILA İYİ BAŞLADI

-Trabzon’un daha yaşanılacak bir şehir olması için neler yapılmalıdır?

“Burası dünyanın neresine giderseniz gidin insanını, doğasını, havasını, iklimini, ürettiklerini başka bir yerde bulamayacağınız kadar ender bir yerdir. O yüzden insanlar yaşlı da olsa genç de olsa topraklarına geri geliyorlar. Bu insanın yaratılışıyla alakalı bir şeydir. Buranın cazibesini daha yüksek bir şekilde bu fıtratla bir araya getirmektedir. Burada zaten bir cazibe merkezi var. Onun için Yavuz burada, Fatih burada, Kanuni burada. Yani tarih böyle bir şeydir, rehberdir. Trabzon’da yaklaşık 766 bin nüfus var ve Trabzon 13 yıldır çok önemli bir yatırımlar alan bir şehir. Bu yatırımların 13 yılda Trabzon’u bambaşka bir çehreyle karşı karşıya bıraktığını ve gelecekle ilgili umudunu arttırdığının tespitini yapmaktayız. 13,4 katrilyonluk bir yatırım 21. yüzyıla iyi bir başlangıç demek. Trabzon 21. yüzyıla iyi başladı. Ulaşımıyla, eğitimiyle, sağlığıyla, adaletiyle bütün alanlarındaki hizmetiyle. Trabzon bunu iyi karşıladı. Karadeniz bölgesi Ak Partiyi en çok destekleten bölgedir. Peki Trabzon sadece kendine ait bir şehir midir. Trabzon batı ve doğuyu kapsayan bir bütünlüğe hakimdir. Etrafındaki bütün illeriyle birlikte gelişme kaderi vardır. Bunu ortaya koymalıdır. Ve 13 yılda bu ortaya konuldu. Trabzon sadece bu bölgenin değil coğrafyanın da en önemli merkezlerindendir. Bu tarihsel bir gerçek ve biz tarihsel anayollardan hareket etmeliyiz. Tarihlerin şehirlere biçtiği ara roller vardır ve bu ara roller aslında geleceği de belirler. Şimdi bir taraftan İran bir taraftan Ortadoğu bir taftan Kafkaslar, Sarp üzerinden ulaşılabilecek her yer. Şimdi buna göre bir konumlandırma yapmak lazım.”

 

KANUNİ DÖNÜŞÜM PROJESİDİR

“İnsanlar neden güney çevre yolu istiyor. Çünkü coğrafi olarak sıkışmış bu şehri güneye açmak istiyorlar. Kanuni tünelini sadece bir ulaşım aksı olarak değerlendirirsek yanlış yaparız. Tamamen bir dönüşüm projesidir. Şehrin ileriye atılımını tamamlayacak bir projedir. Bunu güney çevre yoluyla bir şekilde tamamladığınız zaman şehrin bütün yolları açılacak. Bu şehrin standartlarını yükseltmeniz lazım. Sağlıkla, eğitimle, güvenlikle, doğalgazla, şehir içi ulaşımla, şehir dışı ulaşımla yükselteceksiniz. Yine bu şehre yönelik olarak çok net bir şey ortaya çıkıyor. Bu şehir kendi içerisine kapanan bir şehir değil ki… Avrupa’da Amerika’da dünyanın her yerinde bu şehrin misyonerleri var. Bu şehre ekonomik olarak güç getiren kişiler var. Bu şehrin böyle bir avantajı var. Bu şehrin tarihi bir arka planı var. Bir yerden üretilmiş bir şehir değil. Burası bir sınav şehri. Osmanlı bütün adımlarını planlayarak atardı. Niçin kendisini yönetecek bütün şehzadelerini buraya yollasın. Başlı başına adım atmak böyle bir anlayış.”

 

GÜLLERİ ÖLDÜRMEYELİM

“Trabzon insanların 21. asırda çok üzerinde durdukları turizmin ev sahipliliği yaptığı şehir. Şu an biz yatak kapasitesi olarak 2 bini geçmiş durumdayız. Körfezden gelen turizm akımına kadar dağ yayla göl buranın arazisini buranın coğrafyasını iyi yönetebilecek ve bütün dünyanın o şehrin baskınından uzaklaşarak kendisini yeşilin mavinin rahatlığına bırakarak ulaşımın çok kolay olduğu insanların sıcak olduğu bir şehir ortaya çıkıyor. Aslında rekabeti seven  bir şehir. İç rekabeti, dış rekabeti. Yine bununla beraber spor konusunda da etkindir. Siz buradan yüzme şampiyonları çıkarmalısınız. Atıcılar şampiyonları çıkarmalısınız. Kültür tarih dediğimiz böyle bir şey. Bu Trabzon’da ekonominin büyümesini sağlar. Bütün geleneğine, örfüne, adetine nasıl sahip çıkabileceğini ortaya çıkarır. Bu şehirden siyaset adına tartışma kavga çıkarırsanız halka zarar verirsiniz. Biz bu şehre kadifelere sarılmış elmas gibi muamele yapmalıyız. Biz siyaseti bunun için yapıyoruz zaten. Genel politikalarda fikir söyleme hakkına sahipsiniz bu doğru bir şey. Ama kişilik tartışması üzerinden, söylenen sözler üzerinden söylenen, sözlerin arasından cımbızla alınacak sözler üzerinden, pozisyonlar üzerinden siyaset tartışması yaparsanız bu şuna benzer; gül bahçesinin üzerinde top oynuyorsunuz öldürürsünüz gülleri. Bunu yapmamalıyız. Trabzon şehri üzerinden tepinmeyelim”

 

GELDİĞİM YERE HAN KURMAM

-Trabzon’da Ak Parti içinde size karşı bir soğukluk hissettiniz mi?

“Öyle bir şey kesinlikle hiç olmadı. Benim şöyle bir özelliğim var…Ben geldiğim yere han kurmam. Siyaset han kurmaya müsaade etmez. Siyasi partiler de insanlar gibidir. Karakterleri vardır refleksleri vardır acıları vardır. Bu aşı yabancı bir aşı değil. Kendisini dışarı attırabilecek bir aşı değil. Yani bu iklimle buluşursanız orda bir katma değer verirsiniz. Ak Parti çok güçlü bir siyasi parti. 81 ilde 970 kongre yaptık biz. Seçim öncesi bir siyasi partide genel başkan değişimi olacak… Recep Tayyip Erdoğan bir dünya lideri. Siyaset denilen unsurun en ince ayrıntısını, sadece bir periyotta gören biri değil. 5-6 periyotta görebilen bir yapıya sahip. Ondan sonra genel başkan değişikliği olacak, ondan sonra çok tesadüftür ki partiye kısa bir süre önce gelmiş biri başkan olacak. Ve burada uyumsuzluk olmadan. Şimdi Ak Parti ileriye bakan bir yapıya sahiptir. Burada Ak parti Süleyman Soylu’yu, Şeref Malkoç’u, Haydar Revi’yi ayrı varlıklar olarak görmez.”

 

ONE MİNUTE SADECE BİR SÖZ DEĞİL

-Süleyman Demirel’in dün dündür bugün bugün sözü için ne söylersiniz?

“Halk değişime açıktır. Yarınlarına bakar, geçmişine sağlam basar ama orada kalmaz. Siz günün kendi ilkeleriniz ve prensipleriniz doğrultusunda ama ilkesiz prensipsiz heybe rüzgâr gibi ilerlerseniz halk bununla ilgilenmez. Buna ayak basarken halkın nasıl şekillendiğine bakmak durumundasınız. 1986-87 benim demokrasiyle kafamın şekillenmeye başladığı yıllar. Demirel o gün bir mücadele ortaya koyuyordu. Bunu da millete dayandırmaktan başka çareleri yoktu. Siyaset ve millet ilişkisinde Türkiye tasavvufu ortaya koymaya çalıştılar bende bundan istifade ettim. 28 Şubat sürecinde bizim tarihi bir karar vermemiz lazımdı. Bugünden tarihi de yargılamak bazen kolaycılık olabiliyor. O gün yapılması gereken yapılmadığı için başka bir partiye ihtiyaç duyuldu. Şimdi ‘one minute’ sadece bir ‘one minute’ değil ki. Bu milletin uzun zamandan beri kafasını böyle yukarıdan aşağıya bastıranlara karşı biz varız kardeşim deme şeklidir. Biz bu coğrafyada varız diyen bir anlayış.”

 

BEN TRABZONSPORLUYUM

-Fenerbahçe kongre üyeliğinize ilişkin eleştirilere ne diyorsunuz?

“Heybesinde bugüne kadar ürettiği değerler olmayan muhalefet… Türkiye’nin en büyük sıkıntılarından bir tanesi. Biz iyi bir muhalefet istiyoruz. İstiyoruz yani. Bizi sıkıştıracak, ülkenin temel meselelerinden üzerinden siz şunu eksik yaptınız. Ben Trabzon a geldiğimden beri hem de bunlar bu ülkede görev yapmış insanlar yani Trabzon şehri açısından muhalefet talihsizliği ile karşı karşıyayız. İlkokul çocukları seviyesinde siyaset yapılmaz. Üreten bir muhalefet. Bana istasyonlar kuran. Çıksın desin. Şunu şunu yanlış yaptınız. Günlük polemikler üzerinden bizim her soruya söylenecek her cevabımız var. Hele benim var ben bu işin üstadıyım. Bu işi iyi yaptığımı bilirim. Ben buraya hizmet etmeye geldim. Burada siyaseti belli bir noktaya taşınmak zorundayız. Burada devlet terbiyesi görmüş, siyasetin üst noktalarında bulunmuş insanlar bu tip hafiflikler ortaya koymazlar. Ben Trabzonsporluyum. Sen beni ne günden beri tanıyorsun da benim hakkımda konuşuyorsun. Ben çocukluğumdan beri Trabzonsporluyum. Benim özümde olan şeyi seninle neden tartışayım. Sana bir şeyi ispat etmekle mükellef miyim. Türkiye’nin birçok kulübünde benim üyeliğim var. Bu işler böyledir. Ben İstanbul’da da Trabzonsporluydum. Trabzon’un mağlup olduğu günler okula gitsem mi, gitmesem mi diye bir tereddüt yaşadınız mı siz. Trabzon’da böyle bir olay yok ki burada herkes Trabzonsporlu. Ama bunun siyaset malzemesi yapılması kadar yanlış bir şey yoktur.”

 

TS’YE HERKES KATKI VERMELİ

-Konu açılmışken Trabzonspor hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Spor kulüplerinin kendi içlerinde iniş çıkışları vardır. Bu şehrin bütün damarları ortaya koyan, kültürünü, karakterini anlatan bir tavı istiyoruz hep. Trabzon’un hep beklediği bu. Bu yönetimde aynı iddialarla çok güzel iddialarla geldi. Savrulmalar kolay düzeltilmez. Trabzon’un şehri tarafından taraftarı tarafından bizim görevimiz buna yardımcı olmak. Biz Trabzon’u bir spor merkezi haline getirmeliyiz. Burada bir cevher var. Buna hep beraber katkı verelim. Bu bizim şehrimizin kendi iç meselesi. Açık rekabet olan yerlerde duygudaşlar kendi hislerini alenileştirmezler. Başka takımlarla mücadele ediyorsun. Kendi içinde söylemek lazım. Bugün de bir yolculuk var buna da destek olmalıyız. Hepimizin katkı göstermesi lazım.”

 

ELEŞTİRİLERE AÇIĞIM

-Son olarak ne söylemek istersiniz?

“Şunu da söyleyeyim burada siz farklı eleştiriler de ortaya koyuyorsunuz. Sonuna kadar koyabilirsiniz, hiçbirine karışmam ben. Beni 4 yıl içinde daha iyi tanıyacaksınız inşallah seçilsek de seçilmesek de Trabzon’a hakkını veririm, bu bir mensubiyettir. Ancak seçildiğimiz takdirde, sadece o eleştirilerden kendimiz istifade ederiz. Bazen siyasetçiler streslidir, insanlığın doğuşundan var olan bir şey. Benim kişisel haklarıma girilmediği sürece her şey konuşulabilir.”

 

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    YERİN KULAĞI
    • Badmintoncu müdür!
    • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
    • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.