• BIST 88.125
  • Altın 337,580
  • Dolar 6,4499
  • Euro 7,1137
  • Trabzon 9 °C

TRABZON'DA YAŞAMAK...

İSMAİL KANSIZ

Trabzon'da yaşamak;
Denizi olmasına rağmen,
Karadeniz’in mavilerinde serinlememek,
İyot kokusunu alamamak,

Deniz kenarından  plajından kumsalından yeterince yararlanamamak,
Dar sokaklarında dolaşırken temiz havayı içine çekememek,
Yıllardır süren ulaşım sorununu çözmek bir yana içinden çıkılmazlığını her geçen gün yaşamak,
trabzonda-(1).jpgYeşilin her tonunu taşıyan kentte yeşile hasret kalmak,
Derya kuzusu balıkların her çeşidini barındıran Karadeniz’in kıyısında balık yiyememek,
Başlamayan tren yolunu gözlemek,
Uluslararası ulaşımın Ordu Ünye gibi yerleşim yerlerinin çevresinden geçmesine rağmen kentin en yoğun merkezinden geçişini kabullenmek,
Güney çevre yolunu söylemden eyleme geçirememek,
Yıllardır süren Çömlekçi kentsel dönüşümün bitmesini beklemek,
Şehrin giriş noktasında bulunan Çömlekçi’nin terk edilmiş kent görüntüsünü kabullenmek,
Değirmendere’nin kirlenmesine göz yummak,
Sanayi sitesinin ömrünü doldurmuş olmasına rağmen bir çare aramamak,
Türkiye’nin hiç bir yerinde olmayan dolmuş sisteminin ıslah edilip modernizasyonun sağlanmasına halkın ve temsilcilerinin duyarlı olmamasını yaşamak,
Herkesin antrenör herkesin futbolcu olduğu kentte futbol dışında hiç bir spor branşında başarıyı görememek,
Tarih kültür ve turizm kenti olmasına rağmen tarihe kültüre turizme dair çalışmalara gerekli hassasiyeti göstermemek,
Kültür varlıklarını korumakla görevli kurumların çoğu zaman tarihin yok olmasına itirazlarının olmamasını şaşkınlıkla izlemek,
Doğaya çevreye saygı gösterip doğa koruma bilincinden uzaklaşmayı normalleştirmek,
Güzelim yaylalarımızı betona boğup sayfiye yerine çevirip  üretimden vazgeçtikten sonra marketten yağ süt peynir alarak yaylaya çıkmayı marifet sanmak,
Turizmdeki öncelikleri bilmeden işletmelerin hâlâ eski yöntemlerle çalışmasına razı olmak,
trabzonda-(2).jpgUzungöl , Akçaabat Ortamahalle, Araklı Konakönü gibi doğa harikası merkezlerimizde özgün yapıya aykırı imar ve yol çalışmalarına razı olmak,
Vadileri  temizleyip ya önüne binalar yapıp denizle bağlantısını kesmek ya da Tabakhane Vadisinde olduğu gibi vadiyi yeniden betonlaşmaya açmayı kabullenmek,
Şehrin en itibarlı caddesini minibüs garajı haline getirilirken bu karmaşa içinde kaybolup gitmek,
Kent estetiği hiçe sayılarak yapılan betonarme binalar içinde bunalıma girmek,
Sağlık kurumlarının dağınıklığından çekilen sıkıntıyı giderme adına çaba gösterilmemesini üzüntü ile izlemek,
İnsana dair hizmetlerdeki eksikleri hissederek yaşamaya razı olmak,
Dört binlik tarihi geçmişinden süzülüp gelen tarihi birikiminin oluşturduğu KENT KÜLTÜRÜ 'nden uzaklaşmak,
   FARABİ'DE  NERDE YANLIŞ YAPILIYOR?

Bölgemizin en etkili, en eski, en çok müracaat edilip çare anan bir sağlık kurumu KTÜ Tıp Fakültesi FARABİ HASTANESİ...
Hepimizin yolu bir şekilde bu hastaneye düşmüştür. 
Hepimiz doktor ve diğer sağlık personelinin canla başla eldeki imkanlar doğrultusunda hastalarına hizmet sunup şifa dağıtmaya çalıştığını biliyoruz.
Gelin görün ki bu çalışma azmi ve arzusu imkanların kısıtlı olması nedeniyle istenilen düzeye ulaşamamaktadır.
Kimse kafasını kuma gömmesin. Herkes biliyor Farabi'nin maddi sıkıntı çektiğini… 
Peki sağlık hizmeti veren bu kurum verdiği hizmetin karşılığını alabiliyor mu? İşte sorun burada düğümleniyor.
farabi-001.jpgMemursun işçisin Bağ-Kurlusun emeklisin. Sağlık hizmeti alıyorsun.
Belki de büyük ameliyat oluyorsun.
Bunun karşılığını hastane nerden alacak, Tabi ki SGK'dan.
Hangi tarife üzerinden hizmetin karşılığı talep edilecek?
Hangi yılda yaşıyorsak o yılın ücretleri üzerinden olması doğal değil mi?
Öyle olmuyor işte.
2008'lerde dondurulan hizmet karşılığı ücretler yıl olmuş 2020 hâlâ  geçerli.
Basiretli bir tüccar 2008 fiyatları ile 2020’deki hizmet karşılığında ticaret yapsa kaç yıl dayanır?
Hele malzemenin tamamına yakını döviz karşılığı ise.
Döviz 2008 de donmuş.
Fiyat 2008, malzeme 2020...

Bir de ödeme planlarını zorunlu olarak çok uzun süreye yaydıkları için alımlarda olduğundan fazla para ödemek zorunda kalan kurum giderek çıkmaza giriyor. 
Bakın: ilgililer, yetkililer, siyasiler FARABI HASTANESİ  bölgede "SON ÇARE " olarak başvurulan bir sağlık kurumu. Hizmet karşılığını ilgili kurumlardan güncellenmiş reel ücret üzerinden tahsil edemeyen bir kurum arzulanan hizmeti verebilir mi?
Bu kadar aciz ve çaresiz bırakmayalım bu nadide kurumu. 
Bünyesinden yüzlerce TIP insanı yetiştiren güzide eğitim kurumunun borcunun ne kadar olduğunu bilmiyorum ama iki, bilemedin üç yabancı futbolcunun transfer ücreti kadar olması muhtemel.
Hani derler hastaneler için "ALLAH buralara düşürmesin. Buralarsız da etmesin" ya, buralarsız olmamak için gereken hemen ACİL  kodu ile yapılmalı.
Bunca bilim insanın çalıştığı hekimlerin yetiştiği şifa dağıtan ve aynı zamanda istihdamda önemli katkısı olan  FARABİ  için yarın çok geç olabilir. 
Sadece TRABZON değil tüm  bölge hastanesine sahip çıkmalı.
FARABİ  yokluklarla anılmayı hak etmiyor...

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.