• BIST 109.244
  • Altın 156,111
  • Dolar 3,8598
  • Euro 4,5505
  • Trabzon 15 °C

Trabzon'dan neden eskisi gibi futbolcu çıkmıyor?

Trabzon'dan neden eskisi gibi futbolcu çıkmıyor?
Oltaya Vuranlar

Bugün Nihat Genç’in ‘Dik dur eğilme Çankaya seninle’ başlıklı yazısının bir bölümünü köşeme aldım. İşte yazının o bölümü;

‘Cemaat ve benzeri dini disiplin yapılarında gençler niçin başarılı olamaz niçin estetik sanat spor bilimsel başarı kazanamaz, çok kafa yordum.

Trabzon’da neden eskisi gibi büyük futbolcular çıkmıyor sorusuna hep kendimce cevap aradım.

Trabzon’un meşhur ‘eski sahası’nda antrenman yapan takımları izliyorum, antrenman için çok takım olduğu için kural getirmişler sahayı dörde bölmüşler ve üstüne, bir kural da zaman sınırlaması getirmişler, diyelim iki saat oynayıp sahayı yeni gelenlere boşaltacaklar.

Sonra antrenman yapacak takım geldi, antrenör genç topçuları bir kuyruğa soktu, bu birkaç dakikalarını aldı, sonra önlerine plastik engelleri yerleştirdi, bu da birkaç dakika aldı, sonra, çocuklara bir şeyler anlattı, bu da birkaç dakikalarını aldı, velhasıl sahaya çıkan çocuğun topa ayağı değmesi bir on dakikasını aldı.

Sonra çocuk ayağındaki topla ilerleyip engelleri geçti ve şutunu attı, hoca, çocuğu ikaz etti ve doğrusunu gösterdi, bu da bir dakikasını aldı ve çocuğun arkasında bekleyen diğer çocuk, arkada oflaya puflaya sabırsızca bekliyor, on dakika geçti, ona hala sıra gelmedi.

Gözümü çocuğa diktim, bir daha ne zaman sıra gelecek, topa ikinci kez ayağı değdiğinde antrenmanın ilk yirmi dakikası geçmişti bile.

Bu şudur, oyun içinde o kadar uyulması gereken kural var ki, sınırlı mekan, sınırlı zaman, kuyruğa geçme, sıranı bekleme, ikazları dinleme. Oyun nerdeyse ‘kural’ bolluğu yüzünden oynanamaz hale geliyor.

Bir oyunda bu kadar çok kural olamaz, oyun, oyun olmaktan çıkar.

Cemaat ve dini yapılar içinde çocuklar ‘kural’ ‘emir’ ‘ikaz’ ‘tembih’ ‘günah’ bolluğundan kımıldayamaz hale gelir.

Daha da şaşırtıcı olanı, antrenman sonrası çocuklarla konuştum, bir kasıntı, bir böbürlenme kendini beğenmişlik sormayın, oysa ben altı yıl üst üste şampiyon olmuş ünlü topçuları o yıllardan da bugün de tanırım, bu kadar ‘kasıntılık’ hiç yoktu.

Sebebi şu olabilir, bir insan ‘oyun’a ne kadar az giriyor ne kadar az oynuyorsa, kendini o kadar çok önemseyip egosunu o kadar fazla büyütüyor. Yazılarımdan hatırlarsınız, bu yandaş İslamcı yazarlara çokça sormuşumdur, yahu ne ürettiniz ki bu kadar bol keseden böbürleniyorsunuz? Aslında üretememelerinin sebebi, ‘kural’, ‘yasak’, ‘tembih’ bolluğu.

Kendi kişisel çabalarını sergileyecek bir oyun kuracak hayat ‘boşluğu’ bulamıyorlar ama o uzun sıkıcı boş zamanları pekala ‘biz neymişiz’ böbürlenmesiyle doldurabiliyorlar, oyun dediğiniz dalıp gitmek zihninizi dinlendirmektir, birazcık dalın gidin yahu, insan evladı egosunun nöbetini bu kadar tetikte beklerse hali nice olur, canavar olur.

xxx

Bir ülkeyi öyle ya da böyle istihbaratı ajanları dinlemeleriyle tarumar edip kırıp geçirmiş bir ideolojik cemaat ‘gücünü’ anlamaya çalışıyoruz.

Mesela bir insan bir çiçek’e çok fazla duygu yükler. Hatta evindeki bir vazoya, hatta hatıra eşyalarına duygu yükler. Sadece eşyalar mı, arkadaşlarına ailesine sevgilisine pek çok şeye duygu yükler, yetmez, memleketine, bayrağına duygu yükler, yetmez, memleketin kebabına kaysısına pidesine duygu yükler.

Ancak bir cemaat ve dini yapı içindeki çocuk, bütün duygularını tek bir ‘kutsal’ kişiye, şeyhine yükler. Cemaatinin varlığına yükler.

Hatta şeyhinden başkasına duygu yüklemek haşa Allah’a şirk koşmak gibi, bir eşyayı sevip okşamak saklamak haşa putperestlik gibi, bir arkadaşı fazlasıyla önemsemek, haşa ‘sapıtmak’ gibi.

Sevgi duyguları tek bir şey’e odaklanır, Ve bu tek bir odak’tan dünyayı ele geçirmek gibi büyük bir ‘enerji’ elde etmeye çalışırlar.

Bu kardeşlerime söyleyeceğim şu, dünya İslam İmparatorluğuyla dünyayı ele geçirmek yerine, bence dünyayı az, az, küçük, küçük ele geçirin, evin balkonunda birkaç saksı içinde ‘ortanca’ ekip sulamak büyütmenin çok büyük bir iş olduğunu hiçbir zaman anlayamadan ölüp gideceksiniz.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.